Sevgili dostlar , hepinize tekrardan merhaba . Evliliğim sebebiyle vermiş olduğumuz iki haftalık aranın ardından yeniden beraberiz. Güzel dilekleriniz ve tebrik mesajlarınız için ailem adına teşekkür ediyorum . Artık geri döndüğümüze göre , hareket vaktidir.

Çok koyu bir Türk milliyetçisi olan bu kardeşiniz ; size bu satırları yazarken o kadar utanıyor ki . Ama doğruları da yanlışları da birilerinin söylemesi gerekiyor . Kendi içimizde eleştiri yapmaz isek ; yapamaz isek , vay halimize…

Ben işim gereği dünyanın birçok noktasında bulundum . Bu kez balayımız için Yunan Adalarındaydık. Yunanistan ; tarihin her noktasında Türkiye’nin rakibi olmuştur. Aklınıza gelebilecek her anlamda her noktada rakibimiz olan ve ekonomisi bitmiş olarak nitelendirdiğimiz Yunanistan’ın turizme bakışına gelin , hep beraber bakalım…

Kuşadası , Yunan adalarına tur yapan gemi şirketlerinin yanaştığı limanlardan bir tanesi . Zaten bizim gemimiz de buradan kalkıyor. Gemiye binmeden önce eşimle bir çarşıyı gezelim istedik. Esnafımız dükkanlarının önünden geçen kişileri ezberledikleri birkaç yabancı kelime , hatta zorlarsanız cümleler ile dükkanına çekmeye çalışıyor . Yani manzara , klasik bir Türk çarşısı manzarası. O sırada gözlerim raflara takılıyor . Türkiye’ye özgü ürünleri arıyorum . Türk kahvemizi , lokumumuzu , buzdolabı süslerimizi arıyorum . Esnafımız dükkanlarını sahte saatler , sahte çantalar ile doldurmuşlar . Tek tük de olsa bahsettiğim Türkiye temalı ürünleri rafların tozlu kısımlarında görüyorum. Ülkemizi sessizce dünyanın çeşitli köşelerinde temsil edecek bu bahsettiğim ürünlerimiz ; rafların genellikle en alt kısmında ve tozlu durumda . Belli ki çok uzun süredir ne tozları alınıyor , ne de birisi eline alıp inceliyor bu ürünleri.

Eşim dükkanlardan bir tanesinin önünde durarak hayati hatayı yapıyor . Esnaf hemen ezberlediği kelimeleri eşime arka arkaya sıralıyor. Esnaf dükkanına yanaşmamız için eşime bir kelime daha edecek iken , eşim Türk’üz diyor . Esnaf kardeşimiz fiyatlarda bizi üzmeyeceğini söyleyerek dükkanına davet ediyor.

Akşamüstü Yunan adalarından birisi olan Patmos’dayız. Ada 3.000 nüfusu ve 36km2 büyüklüğü ile çok küçük .  Gemi yanaşıyor ve 1.500’ün üzerinde turist adaya ayak basıyor . Adayı dolaşmamız sadece 10 dakikamızı alıyor . Geri kalan vaktimizi adanın çarşısında değerlendirmeye karar verip yürüyoruz. Esnaf dükkanlarının içinden turistlere bakıyor . Sonra hayatlarına devam ediyor . Kapının önüne çıkıp sizi içeriye çekmeye bile çalışmıyor . Gözlerim rafları tarıyor . Aklınıza gelebilecek her türlü ürünün üzerinde Yunanistan bayrağı , renkleri ve temaları var . Aklıma Kuşadası geliyor, üzülüyorum. Adanın her noktasında her ürün hemen hemen aynı fiyata satılıyor . Hal böyle olunca satıcı ile pazarlığa bile girişemiyorsunuz . Benden almazsan yan dükkândan da aynı fiyata alabilirsin diyorlar. Özellikle fiyat konusunda çok rahatlar. Nasıl rahat olmasınlar ki ? Yan dükkânda yarı fiyatına aynı ürünü bulamayacağınızı biliyorlar.

Günün sonunda 3.000 nüfuslu adadan 1.500’ün üzerinde turist ayrılıyor . Gemiye binerken her birinin elinde Yunan bayraklı buzdolabı süsleri , ürünleri var . Bu ürünler yarın dünyanın çeşitli noktalarında Yunanistan’ın reklamını sessizce yapacaklar. 

Adaları geziyoruz , yukarıda yazdıklarım değişmiyor .

Bir tarafta turisti insan gibi karşılayan , kazıklamayan Yunan esnafı ; diğer tarafta bizimkiler…

Bir tarafta ülkelerinin tematik ürünleriyle geçimini sağlayan Yunan esnafı , diğer tarafta sahte çantalar ile geçimini sağlayan bizimkileri…

Bir tarafta 1.500 kişinin 9 adadan aldığı binlerce Yunan temalı ürünler dünyanın her noktasında Yunanistan’ın reklamını yaparken ; diğer yanda bizim esnafın sattığı sahte t-shirtler.

Umarım ben yanılıyorumdur ve Kuşadası esnafı sadece basit bir kötü örnektir. Umarım yanılıyorumdur…

Dostlar ; ben bir ülkenin turizme bakışını anlamak için esnafına bakarım .

Geçen hafta baktım , ne yazık ki durumumuz içler acısı...

Peki Yunan esnafı bu duruma nasıl geldi ? Onu da pazartesi günü konuşuruz…

Unutmadan ekleyelim ve bu haftayı kapatalım.

21 Eylül 2019 Cumartesi günü İçel Sanat Kulübünün davetlisi olarak , Mersin’i Mersin’in duayenleri ve bir de benim gibi çömezi ile masaya yatıracağız . Saat 14:00’deki bu toplantıya hepinizi bekliyorum.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.