Sevgili dostlar merhaba.  Bir önceki yazımda size Yunan Esnafı ve Turizme bakışını biraz da olsa anlatmaya çalışmıştım. Yazının en sonunda ise Yunan esnafının sadece Yunanistan temalı ürünleri satarak geçimini sağladığını belirtmiştim. Esnafı bu denli turist düşkünü yapan sebepleri ise bu yazımda dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım.

Bir kere klasik Türk mantığı olan “döviz geliyor ondan “cümlesini aklınızdan çıkarın. Yunanistan bir AB ülkesi ve geçerli para birimi EURO. Yani? Bizim döviz olarak nitelendirdiğimiz şey, onlar için geçerli değil.

Çaresizlik, çareler doğurur derler ya.  İşte Yunanistan’ın turizm hikâyesi de öyle bir hikâye. Ülke 2008 yılında bizi teğet geçen (!) kriz sonrası ağır yaralanmıştı. Kemer sıkma politikalarına karşı halk meydanlara inmiş, ülke cadı kazanına dönmüş hatta hükümetler bile değişmişti.

Uygun yatırım ortamını bir türlü sağlayamayan ve yatırımcı için uzak durulması gereken bir ülke konumuna düşen Yunanistan, alışılagelmişin dışında; çok başka bir şey yaptı ve elindekileri çok güzel pazarladı. Nasıl mı? Hadi bir bakalım.

Geçen 5 yılın yükselen gücü sosyal medyayı en iyi Yunanistan kullandı. Bunun aksini iddia eden var mı? İçme suyunun olmadığı, ana karadan 200 km uzakta bulunan volkanik bir ada olan Santorini fotoğraflarını görmeyenimiz var mı? Şahsen gittiğim bu küçük adada güneşin batışını izlemek ve fotoğraf çekmek için insanlar birbirlerini eziyorlar.

Ekonomi tarafında bacasız sanayi diye tabir edilen turizm, bir ülkeye verilebilecek en büyük hediyedir. 2018 bitiminde Yunanistan’ın GSYİH içerisinde turizmin değeri yüzde 20-21 noktasında. Olayın ciddiyetini anlamanız açısından belirteyim; harcanan her 5 Euro’dan birisi turizm kökenli.

İşsizliğin yüzde 20’lerin üzerine çıktığı Yunanistan, bana sorarsanız giderek iyileşme sinyalleri veriyor. İyileşmenin kaynağı ise AB ve IMF’den aldıkları yardım paketleri. Bahsi geçen yardım paketlerinin ödeme planı ise 2057 yılında son bulacak.

2015 ve 2019 yıllarından iki haber hatırlatayım. Yunanistan IMF’ye olan 1,7 milyar dolarlık borcunu ödeyemeyen ülke (2015), bugün IMF’den aldığı 9,6 milyar dolarlık borcun 3,7 milyar dolarını erkenden ödemek istiyor (2019). IMF geçen yıl yaptığı açıklamada Yunan ekonomisinin Euro bölgesinde en hızlı büyüyen ekonomi olduğunu aktarmıştı.

Yunan halkı ülkelerinde sağlayamadıkları güven ortamını ve dolayısıyla çekemedikleri yatırımcıyı, daha doğrusu parayı turizm ile sağladılar. Yunan esnafı, gelen turistin son şansları olduğunu bildiği için terbiyeli ve nazik davranmaya başladı. Zira 3.000 nüfuslu adaya bir günde 2 tane gemi yanaşınca, esnaf önce ne satacağını bilemedi. Günler ilerleyip de adaya gemiler yanaşmaya devam edince, turistin Yunanistan’ı görmeye geldiğini kavradılar.

Hemen Yunan temalı ürünleri koydular tezgahlarına. Zaten her gün gemi geliyor, kime neyi ne fiyattan satarsam kardır mantığından uzaklaştılar. Turistin fotoğraf çekmek için geldiği o bölgelerin ürünlerini koydular tezgahlarına. Hal ve hareketlerine çeki düzen verdiler. Turistin ne demek olduğunu, ekonomik krizi yaşaya yaşaya anladılar.

Yazının başında çaresizlik, çareler doğurur dedim ya. İşte Yunan esnafı da kendi çaresini, kendisine çeki düzen vererek, turisti, turistik alanlarını koruyarak buldu. 1 Euro karşılığında sattıkları o buzdolabı süslerinin, dünyanın çeşitli noktalarında aslında kendilerinin reklamını yaptığını bilerek, bir sene sonra daha fazla kişiye satmak için turiste, turist gibi davrandı.

Allah kimseyi para ile açlık ile sınamasın derler ya. Yunan halkı ve Yunan esnafı sınandı. Çözümü ise yine kendileri buldu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.