Dünyadaki gelişmeleri tartmak için zaman zaman geçmişte tuttuğum notlara göz atıyorum. İşte yılar öncesinden bir kesit:  
“Bugün pazar. Yine her günkü yerde oturuyorum. Az önce gazetelere baktım,  hep savaş ve ölüm haberleri. Güzellikten yana tek şey göremiyoruz. Gazete manşetleri de, radyo haberleri de öyle. Spikerin ilk tümcesi kötü haberler vererek başlıyor;
-Bilmem neredeki patlamada şu kadar kişi öldü...
Bu bitmez tükenmez kavga nedir, niyedir?
Oysa ozan, “Herkese yeter dünya /  herkese yeter ekmek…” dememiş mi?
Sabah spor yaparken kimimiz terlikle, kiminiz yalınayak koşuyoruz; oysa beton soğuk mu soğuk. 
Önümde koşan arkadaşın kıçı yamalı pantolonu dikkatimi çekti, oysa tığ gibi delikanlı. Biz burada ayağımıza giyecek pabuç, kıçımıza takacak pantolon bulamazken; mazlum insanların yok edilmesi için, yine bizim gibi insanlar milyarlarca lirayı silahlanmaya, daha güçlü bombalar üretmeye harcıyor.
O silah ve bombalara harcanan paralar dünyadaki tüm açları doyurur, çıplakları giydirir.
Bütün bunları düşünmeme neden olan radyoda, adını bilmediğim bir sanatçı, “ Kimi bahar kimi kıştır / daldan dala konan kuştur” diyerek şarkı söylüyor.
Ne enteresan dünyada yaşıyoruz, bir yanda ölüm haberleri, diğer yanda şen şakrak göbek havları…” 
(14 Ağustos 1983 Gündoğmuş) 
Aradan yaklaşık 36 yıl geçmiş. Zaman ve mekân değişse de dünyada yaşanalar pek değişmiyor.
Boşalan mahpushaneleri yine toplumun alt tabakasından insanlar doldurdu.
Dünyadaki yaşanan savaşların yol açtığı can kırımlarına gelince, o günleri de arar olduk.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılmasıyla dünyanın tek hâkimi konumuna gelen ABD, çıkarları doğrultusunda zaman zaman kendisinin de desteklediği insanlığın başına bela kesilen terörü önleme bahanesiyle karada, havada ve denizde en azgın terörü estiriyor.
Bağımsız devletleri, “Ya benden yanasın ya da karşı tarafta” dayatmasıyla tehdit edip, Irak örneğinde olduğu gibi gerekirse yönetimleri alaşağı edip bastığı her yeri kan gölüne çeviriyor.
Birleşmiş Milletler Örgütü’imiş, insan haklarıymış vız gelip tırıs gidiyor. 
Her şey emperyalistlerin çıkarlarına amade!
Gerçi dünyayı cehenneme çeviren emperyalist güçlerin öyle fazla çaba harcamasına da gerek kalmıyor zaten. Çünkü dünyanın dört bir yanındaki tüm ülkelerde azımsanmayacak sayıda yığınlarla işbirlikçi var. Çevrenize şöyle bir göz atmanız yeterde artar bile; Amerikalılara özenenleri mi ararsınız, Amerikan bayraklı giysilerle boy gösterenleri mi sorarsınız size kalmış…
Tüm dünyaya hükmetmeyi hedefleyen bu azgın gücün önü kesilmezse insanlığın yaşadığı felaketlerden daha büyükleri ile karşılaşması kaçınılmazdır.
Zorba gücüne güvenerek dünyayı deney laboratuarına çevirip mazlum uluslara da kobay muamelesi yapan ABD ve destekçilerine dur demenin yolu ise başkaldırıdan geçer.
Kendini yaşadığı çağa karşı sorumlu hisseden her insan, ABD’nin başını çektiği emperyalist devletlerin mazlumlara yaptıklarına ve yapacaklarına karşı durmalıdır.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.