14 Nisan 1924 Pazartesi günü toplanan Büyük Millet Meclisinin ana gündem maddelerinin başında yıllardır tartışılıp duran, Osmanlı’ dan genç Türkiye cumhuriyeti’ ne de çözülememiş haliye devredilen Mersin Limanı inşaatı ve üstlenmeye talip Fransız Gronblad şirketiyle imzalanan imtiyaz sözleşmesinin görüşülmesi ve bir karara varılmasıdır.

Meclis genel kuruluna sevk edilen tasarı şöyle tanımlanacaktır:

“Nafıa Vekâleti ile Fransız tebaasından K. Gronblad ve şürekâsı beyninde münakit Mersin liman ve rıhtımlar ve teferruatı imtiyaz mukavelename ve şartnameleri hakkında (1/237) numaralı kanun lâyihası ve Nafia ve Muvazenei Maliye Encümenleri mazbataları.”

 Oturum açılışında Meclisi yöneten Başkan vekili: “Bu lâyihanın müzakeresine devam edeceğiz.” Der ve İcra Vekilleri Heyeti Reisi (Bakanlar Kurulu başkanı ve sonraki adlandırma ile Başbakan) Ali Fethi imzasıyla 17 Eylül 1923 günü Meclise sevk edilen tasarıyı okutur:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Riyaseti Celilesine 2773 17 . 9 . 1339 6/2888 Türkiye Büyük Millet Meclisi Nafıa Vekâletiyle Fransız tebaasından K. Gronblat ve şürekası beyninde münakit Mersin'de liman ve rıhtımlar ve müteferriatı inşa ve işletilmesine dair imtiyaz mukavele ve şartnamesinin kabul ve tasdiki hakkında Vekaletçe tanzim ve İcra Vekilleri Heyetinin 16 . 9 . 1339 (tarihli içtimaında Meclisi Âliye arzı takarrür eden kanun lâyihası ile şartname ve mukavelename sureti müsaddakaları ve evrakı müteferriası ifayı müsaade buyurulmak üzere rapten takdim kılınmıştır efendim.

İcra Vekilleri Heyeti Reisi Ali Fethi Numara 2773”

Ardından daha önceki bölümlerimde yayınladığım limanın yapılması ve imtiyaz verilmesi hakkındaki kanun tasarısı, Gronblad ile imzalanan mukavele ve ekindeki şartname okunur.

Müzakerelere geçilmeden ilginç bir gelişme yaşanır ve Meclise sevk edilen layiha hakkında Nafıa Encümeni (Meclis Bayındırlık komisyonu) raporu bomba gibi düşer gündeme…

Gerçekten çarpıcı ayrıntılar içeren ve Osmanlı’dan Cumhuriyete uzanan çizgide Mersin’ in jeostratejik önemine dikkat çeken Encümen raporunu özetlemeye çalışayım:

“Büyük Millet Meclisi Riyaseti Celilesinden 17 . 9 . 1339 tarih ve (1/237) numara ile Encümenimize muhavvel (havale edilen) Mersin Limanı imtiyazı mukavelename ve şartnamesi (BMM başkanlığınca 17 Eylül 1923 günü Encümene havale edilen imtiyaz sözleşmesi ve şartname) Nafıa Vekili Feyzi Beyefendinin  (Diyarbakır’ı BMM’ inde mebus olarak temsil eden Pirinçzade Feyzi bey, sonradan Pirinççioğlu soyadını alacaktır)  huzuruyla Encümenimizce tetkik olundu.

Elyevm (bugün)  Suriye Fransızların işgalinde bulunmasından Adana mıntıkasında da Fransız müessesatı maliyesi (Fransa maliyesine bağlı müessese, kurum) mevcut olmasından ve Ankara itilâfnamesinin akdinden evvel (Fransızlarla Ankara’ da imzalanan ve Fransa güçlerinin Çukurova’dan çekilmesini ön gören 20 Ekim 1921 tarihli Ankara anlaşması) Adana da Fransız işgalinde bulunmasından dolayı bu mıntıkada Fransız sermayesinin tekasüfü (yoğunluk) istikbalde siyasî mahzurları daî olabileceği mülâhazasıyla Mersin limanı imtiyazının bir Fransız şirketine verilmesi muvafık olamayacağı mütalaası varit olmuştur.

Bu baptaki mütalâat (düşünce ve kanaati içeren görüş) sırasında düveli itilâfiye (İngiltere, Fransa, Rusya’dan oluşan ve savaşın başlamasıyla İtalya’nın da katıldığı itilaf devletleri olarak adlandırılan ittifak) arasında menatıkı nüfuz (nüfuz alanları)hakkında hafi itilâf (gizli anlaşma) mevcut olduğuna dair olan matbuat haberleri de hatırlatılarak mezkûr liman imtiyazının Fransız şirketine verilmesindeki mahzura Encümenin, sureti mahsusa da nazarı dikkati celp olunduğundan (dikkat çektiğinden) bu bapta Mersin Mebuslarının fikirleri de alınarak, evvelâ bu cihet ariz ve amik tetkik edildi.  (tüm boyutlarıyla ve derinlemesine incelendi)

Mıntıkai nüfuz (nüfuz alanı),  Sevr Muahedenamesi (anlaşması) ile müessesti. Lozan muahedenamesi ile memleketimiz bu müstakbel tehlikeden tahlis edilmiş (gelecekteki olası tehlikeden kurtarılmış), iktisadî kuyudatı ref olunmuştur (ekonomik bağımlılık yok edilmiş, geçersiz kılınmış). Binaenaleyh hükümetimiz müteyakkız (uyanık) ve kuvvetli bulundukça varidi hatır olan (akla gelebilecek) bu kabil tehlikeleri her zaman bertaraf edebilir. Bu bapta sermayenin milliyeti olmaması, seyyal olması da nazarı dikkate alınmalıdır. Bir sermayenin bir müddet sonra mahiyetini, milliyetini tebdil edebileceğine dair birçok misaller mevcuttur. Bundan başka imtiyazı verilen bu gibi müessesatı hükümet muayyen bir müddet zarfında mubayaaya salâhiyettardır (imtiyaz verilen bu tür hükümet kurumları, yapılar bir süre sonra satmaya yetkilidirler) .

Hassaten (özellikle) Mersin Limanı imtiyaz mukavelenamesinin on dördüncü maddesine nazaran sahibi imtiyaz hisse senedatının asgarî olarak nısfını Türk sermayesine (kurulacak şirketin sermayesinin en az yarısının Türklere ait olması maddesi) tefrik (ayırma) ve tahsis etmekte olduğu gibi,

Şirketin meclis idaresinde Türk hissedarları azasının adedi mecmu azanın nısfının bir fazlasına baliğ olacaktır. (Yönetim kurulunda Türk ortakların sayısı üye toplamının yarısından bir fazla olması bir başka ifadeyle yönetimde çoğunluğun Türklere ait olması)

 Yumurtalık Limanının Çester imtiyazına* dâhil olması Mersin - Yenice şimendiferlerinin halen Alman ve İsviçreliler elinde bulunması ve Nafıa Vekili Feyzi Beyefendinin şifahî (sözlü) beyanatına nazaran Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin tathiri ameliyatına da (nehirleri temizleme çalışmaları) bir İngiliz grubunun talip olmak istemesi Adana mıntıkasında müessesatı nafıa imtiyazatının yalnız Fransızlara münhasır (sınırlı) olmadığını ispat eder.

Mukavelenamenin Heyeti Vekilede hini müzakeresinde Hariciye Vekilimizin muvafakat etmesi ve bu imtiyaza ait teklifi kanuniyi vaz'ı imza eylemiş olması da serdolunan mahzurun şayanı ehemmiyet olmadığını gösterir (Fransız Gronblad ile imzalanan mukavele Bakanlar Kurulunda görüşülürken Dış İşleri Bakanının onay vermesi ve imtiyazı içeren mukaveleyi imzalamış olması nedeniyle karşı çıkanları öne sürdüğü argümanların önemli olmadığına vurgu yapılıyor).

Mersin Limanı cenubî (Güney) Anadolu’nun mühim bir kapısıdır. Liman haddi zatında pek açık ve cenup (güney) rüzgârlarına çok maruzdur. Bu sebeple de inşası pek güçtür. Almanlar Konya' dan itibaren Bağdat hattının inşasına başladıkları zaman bu hat için Mersin'de bir liman yapmayı düşünmüşlerse de inşaatın pek güç olduğu anlaşılınca Toprakkale - İskenderun hattını yaparak İskenderun Limanını tercih etmişlerdir.**

 Mühendis K. Gronblad Adana mıntıkası Fransız'ların tahtı işgalinde iken hükümetlerinden azamî teshilâta (kolaylığa) mazhar olarak Mersin Limanının inşası için bir çok malzeme getirmiş ve bazı inşaata başlamıştır. İşte bu tesirlerdir ki, hükümetimiz için pek müsait olan ve başka şirketlerin kabul etmeyeceği şeraitle (koşullarla) mühendis K. Gronblad ve namlarına hareket ettiği (Leon Müjo Veyanvil) ve (Rober Gabro Müjo) Mersin Limanının imtiyazına talip olmuşlardır. Hükümetçe de daha müsait şerait dermeyan edecek (daha uygun koşullar ortaya koyan) başka şirket zuhuruna (ortaya çıkma) ihtimal verilmediği ve bir senedir imtiyazın itası teahhür eylediği (ertelendiği) halde başka talip zuhur etmemiş olduğu cihetle Mersin Limanı imtiyazının Mühendis K. Gronblad ve Şürekâsına verilmesi Encümenimizce münasip görülmüştür.

Hükümetin vaziyeti maliyesi bizzat bu limanın inşasına müsait bulunmamasından fena havalarda birçok eşya denize düşerek tüccarların mutazarrır olmasına binaen Mersin'de bir liman inşası zarurî olmasından dolayı zuhur etmiş olan talibin reddi menafii iktisadiyemize de mugayir görülmüştür.

(Son paragraf ülkenin içinde bulunduğu durumu, Mersin’ e liman inşasının önemi yanında o günkü devlet kaynaklarının yetersizliği üzerinden yerinde ve yeterince özetlemekte:

“Hükümet mali durum nedeniyle limanı inşa edemediği gibi kötü hava koşullarında pek çok eşya denize düşerek, tüccarı zarara uğratmaktadır. Bu nedenle liman inşaatının gerekliliği karşısında ortaya çıkan taliplinin geri çevrilmesinin ekonomik çıkarlarımıza da aykırı olduğu görülmüştür…”

Projeyi bu kadar açık ifadelerle savunan Bayındırlık Bakanlığı görüşüne rağmen imtiyazla ilgili kanun tasarısının nasıl olup ta kabul edilmediği sorularının yanıtı o günkü Meclis görüşme tutanaklarında yer almakta…

Tutanakları irdelemeye devam edeceğim…

*10 Nisan 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Ottoman-American Development Company arasında imzalanan ve şirkete demiryolu ve maden işletmeciliğinde imtiyaz tanıyan anlaşma

ABD’ ye Yakın Doğu'da maden çıkarma olanağı sunan ve Chester Projesi adını emekli amiral Colby Mitchell Chester'den alan anlaşma, Ottoman-American Development Company'nin sözleşme şartlarını yerine getirememesinden dolayı 18 Aralık 1923'te Türkiye tarafından feshedilmiş, bir başka ifadeyle hayata geçmeden 8 ay sonunda ortadan kalkmıştır.

**1912 yılında Chemins du Fer Impérial Ottomans de Bagdad / Osmanlı Bağdat Demiryolu (CIOB) Şirketi tarafından inşa edilen hat

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner291