banner214

Dünyada kadının elinin değmediği ,emeğinin geçmediği , çilesinin , gözyaşının olmadığı ,hiçbir şeyi yoktan üretemezsiniz. Üretimde kadınlar her  zaman asli unsur olmuşlardır.

Üretimin en önemli unsuru olan toprağı bile tanımlarken  ,“toprak ana” metaforu kullanılır. Kadının analık meziyeti ,aslında üretimin orijinini oluşturur. Öyle ki ,başta Anadolu olmak üzere dünyanın bir çok yerinde kadın tanrıçalar ,binlerce yıllık dünya tarihinin en önemli toplumsal inanç merkeziydiler. Bereketi , güzelliği ,zarafeti ve gücü temsil eden tanrıçalar. Kibele , Afrodit ,Artemis ,Hera , Metis ,Demeter ,Athena ve Gaia . Hepsi bereket , bolluk , güzellik , aşk , sanat tanrıçalarıdır. Örneğin Gaia ,evreni yarattığı var sayılır.

Medeniyetler oluşurken en büyük yük hep kadınların sırtında şekillenmiştir. Ama ne yazık ki ,tarihin bir çok döneminde ve hatta günümüzde ,erkek egemen topluluklar genelde kadını hep ikinci planda görmüşlerdir. Onlardan vazgeçememişlerdir ama onları yok saymışlardır. Bir mal ,meta sayıp alıp satmışlardır. Cariye ,köle yapmışlardır. Onların doğurduğu erkek çocukları kutsamış , kız çocukları eksiklik görmüşlerdir.

Oysa hangi zaman diliminde olursa olsun , kadınlar her türlü zorluğu en önde göğüslemişlerdir. Savaşlarda evlatlarını kaybetmişler , tecavüze uğramışlar , köleleştirilmişler. Buna rağmen kadınlar ,kilim dokur gibi ilmik ilmik medeniyet işlemişler. Yıkılan tüm medeniyetler hep kadınlar sayesinde tekrar ayağa kalmıştır. Özgür kadınları olan uluslar , büyük ve köklü  medeniyetler yaratmışlardır. Özgür kadınlar bilim ,sanat alanlarında kendilerini geliştirdikleri oranda ,güçlü medeniyetler kurarlar.

Ne yazık ki , bugün bile dünyanın birçok yerinde kadınların bilimle ve sanatla uğraşmaları , üretim ve çalışma alanlarında bulunmaları , özellikle muhafazakar toplumlar tarafından engellenmektedir. Okuyan , çalışan ve üreten kadınlar ,günahkar ,namussuz ,kötü kadın olarak tanımlanarak çok ciddi baskı altına alınmaktadırlar. Cezalandırılmaktadırlar. Ne yazık ki onları koruyan kanunlar yeterli olmamaktadır.

Ülkemizde ve dünyada ,erkekler fiziksel avantajları ile toplumsal yaşantıda kadınları çok ciddi baskı altına almışlardır. Kadınlara karşı hızla artan şiddet olaylarının temelinde , eğitimsiz ,muhafazakar ,saplantılı ,takıntılı , sahip olma egosunu son haddine kadar yaşayan erkeklerdir. Asıl sıkıntılı olan ise, onların bu tavırlarını destekleyen ciddi sistemsel olgulardır. Kadınlara şiddeti , cinsel saldırıları meşrulaştıran dizi , sinema filmleri , sabahları  kadınları sadece kıyafet ve yemek konusunda kavga eden varlıklar gibi gösteren kadın  programları  .   

Ne yazık ki ,8 Mart Emekçi Kadınlar Günü arifesinde işlenen onca vahşi şiddet ve cinayetler ,sistemde çok ciddi eksikliklerin olduğunu göstermektedir. Bunlar gün geçtikçe de artmaktadır. Bu duruma dur demek sadece kadınların üstüne vazife değil ,tüm insanlığın vazifesidir.    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Leyla Çetinkaya 2 ay önce

banner198

banner209

banner211