banner214

Resûlullah (sav) bir gün: “Ölüp de pişmanlık duymayacak hiçbir kimse yoktur.” buyurmuşlardı. Kendisine: “O pişmanlık nedir yâ Resûlâllah?” diye sorulduğunda Efendimiz: “(Ölen), muhsin (ihsan sahibi, hayır ehli, sâlih) bir kişi ise, bu hâlini daha fazla artıramamış olduğuna; şayet kötü bir kişi ise, kötülükten vazgeçerek hâlini ıslah etmediğine pişman olacaktır” cevabını vermişlerdir. (Tirmizî, Zühd, 59/2403)Bu dünya imtihan dünyasıdır. Bu dünyada yaptığımız veya yapmadığımız, söylediğimiz veya söylememiz gerektiği halde söylemediğimiz her ne varsa hepsi ahirette karşımıza çıkacaktır. Çünkü bu dünyadaki her anımız kayıt altına alınmaktadır. Ayetlerde: “Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır/iyilik işlerse onun mükafatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir.” (Zilzâl, 6-8), Zira, “Hiçbir kimse yoktur ki, üzerinde koruyucu bulunmasın.” (Tarık, 4), “Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır; onlar, yapmakta olduklarınızı bilir.” (İnfitar, 11-12) buyurulmaktadır.

Kiramen katibin melekleri her halimizi kaydetmektedir. Bu kayıtlar ahirette bize verilecek “Kitabını oku! Bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter.” (İsra, 14) denilecek.  Ancak insan bu dünyada Rabbinin rızasına uygun bir hayat yaşamadı ise ahirette karşılaşacağı hakikat karşısında gerçekleşecek olan sahnelerden biri de “pişmanlık” sahnesidir. Ancak iş işten geçmiş olacaktır. Bu durum ayetlerde şöyle anlatılmaktadır. “Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: "Keşke kitabım bana verilmeseydi. Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim. Keşke ölüm her şeyi bitirseydi." (Hakka, 24-26),  “O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve inkârcı kişi: «Keşke toprak olsaydım!» diyecektir” (Nebe, 40), “Onların ateşin karşısında durdurulup «Ah, keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak!» dediklerini bir görsen!..” (Enam, 27), “Yüzleri ateşte evrilip çevrildiği gün: Eyvah bize! Keşke Allah'a itaat etseydik, Peygambere de itaat etseydik! derler.” (Ahzab, 66), “(İşte o zaman insan:) «Keşke bu hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim!» der.” (Fecr, 24), “Yahut azabı gördüğünde: Keşke benim için bir kez (dönmeye) imkân bulunsa da iyilerden olsam! diyeceği günden sakının.” (Zümer, 58).

Ölüm vakti gelip çattığında kâfirler, Allah’tan ek süre isteyerek iyi ameller yapmak üzere ecellerinin ertelenmesi isteyecekler ancak iş işten geçmiş olacaktır. “Nihayet onlardan birine ölüm gelip çatınca, “Rabbim! Beni geri gönder de, geride bıraktığım dünyada iyi işler yapayım” der. Hayır! Onun söylediği bu söz boş laftan ibarettir. Önlerinde, yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah (kabir hayatı) vardır.” (Müminûn, 99-100).

O gün bu dünyada yaptıklarını inkar etmeye kalksa da organları, kendi vücudu onun aleyhine şahitlik edecektir. O gün onların ağızlarını mühürleriz; yaptıklarını bize elleri anlatır, ayakları da şahitlik eder.” (Yasin, 65),

Yapmış olduklarına, dilleri, elleri ve ayaklarının, aleyhlerinde şahitlik edeceği gün onlar için çok büyük bir azap vardır.” (Nur, 24),

Nihayet oraya geldiklerinde vaktiyle yaptıklarından dolayı kulakları, gözleri ve derileri onların aleyhine şahitlik eder. Derilerine, “Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?” diye sorarlar. “Her şeyi konuşturan Allah bizi de konuşturdu” derler. İlk önce sizi O yarattı, şimdi de yine O’na dönüyorsunuz. Vaktiyle siz, ne kulaklarınızın ne gözlerinizin ne de derilerinizin aleyhinizde şahitlik etmesinden sakınıyordunuz; üstelik yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini sanıyordunuz. İşte rabbiniz hakkında taşıdığınız bu kanaatiniz sizi mahvetti, sonunda kaybedenlerden oldunuz.” Fussilet, 20-23).

Herhangi birinize ölüm gelip de, "Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!" demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.” (Münafıkun, 10).

 “Ve onlar orada, “Rabbimiz! Bizi çıkar da yapmış olduklarımızdan tamamen başka, iyi işler yapalım” diye feryat ederler. Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Üstelik size uyarıcı da gelmişti. Şimdi tadın bakalım! Zalimlerin hiçbir yardımcısı da yoktur!” (Fatır, 37).

Cumanız ve Ömrünüz Bereketli Olsun...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233