banner214

Öğrenim hayatınız süresince;

Arkadaşlarınız tarafından sürekli ‘dışlandığınız’ oldu mu?

‘Ayrımcılığa’ maruz kaldınız mı?

Sizden güçsüz bir arkadaşınızla sürekli olarak ‘alay’ ettiniz mi?

Size ‘lakap’ takan oldu mu?

Sürekli aynı kişiler tarafından ‘iftiraya’ uğradınız mı?

Sözlü ya da fiziksel olarak ‘cinsel tacize’ maruz kaldınız mı?

Sürekli olarak ‘saçınızı çeken’ bir öğrenci var mıydı?

Bu soruların birine ya da birden çoğuna ‘evet’ cevabı veriyorsanız muhtemelen akran zorbalığına maruz kalmışsınızdır. Akran zorbalığı, aynı yaş grubundaki çocukların tek veya grup halinde kendilerinden güçsüz bir çocuğa düzenli olarak fiziksel, sözel, sosyal, cinsel veya siber saldırı uygulaması olarak tanımlanmaktadır. Genellikle el kol şakası ya da sözlü şaka olarak başlayan istenmeyen davranışların, süreklilik arz etmeye başlaması ile akran zorbalığı olayları da görülmeye başlanır.

Akran zorbalığı göründüğü kadar basit bir sorun değildir. Çocukların mutsuzluğuna, akademik olarak başarısızlığına, okuldan soğumasına neden olan zorbalık olayları sonraki dönemlerde okul terkine kadar yaşanabilecek bir süreci de başlatabilir. Yani mağdur öğrencinin gelecek planlamaları hiç de umduğu gibi ilerlemeyebilir.

Çocuğunuzun sınıfında ‘çalışkan’ bir öğrenci olması zorbalığa uğramayacağı anlamına gelmez. Zorba öğrenciler her türlü ‘farklılığı’ hedef alarak zorbalık yapabilirler. Son yıllarda yaşanan yoğun göç nedeniyle okulların demografik yapısında meydana gelen değişimler neticesinde dil, din, ırk gibi farklılıkları hedef alan zorbalık olaylarının sayısında da artış gözlenmektedir.

Peki, çocuklarımızın akran zorbalığına maruz kaldığını nasıl anlayabiliriz?

Akran zorbalığına uğrayan çocukların genellikle bu durumu ailelerinden gizlediği görülmektedir. Ancak çocuklar davranışları ile hissettirebilirler. Genellikle çocuklar içe kapanma, özgüven kaybı, okula gitmeme isteği, sürekli karın ağrısı gibi tepkiler verirler. Bu durumların ebeveynler ya da öğretmenler tarafından çabuk fark edilmesi oldukça önemlidir. Ebeveynler duruma doğrudan müdahale etmek yerine çocuklarına zorbalıkla baş etme yollarını öğreterek soruna kalıcı çözüm bulabilirler.

Zorba öğrenciler bu davranışı neden sergilerler?

Unutmayalım ki çocuklarımız birer aynadır. Ne görürlerse onu yansıtırlar. Bu nedenle çocuklarımızın sosyal çevresinden kazandıkları davranışlar zorba davranışlar sergilemede oldukça önemlidir. Örneğin, ev ortamında şiddet yaşayan veya şiddete şahit olan bir çocuğun, okulda kendinden daha güçsüz bir çocuğa zorbalık uygulaması oldukça olasıdır.  Ayrıca aşırı korumacı veya ilgisiz ailelerin çocuklarında da zorba davranışlar oldukça sık görülmektedir.

Zorbalığı önlemek için neler yapabiliriz?

Akran zorbalığını önleyebilmek için okullara ve ailelere düşen görevler vardır.

Okulların, bu konuda net ilkeleri olmalıdır. Okul içinde öğretmenlerin gözlem yapması sağlanmalıdır. Zorbalık yaşanan alanlar belirlenerek önlemler alınmalıdır. Okullarda öğrencilere ve velilere yönelik bilgilendirme çalışmaları yapılmalıdır.

Öğretmenlerimizin sınıflarında öğrencilerine akran zorbalığı konusunda bilgi vermesi sağlanmalıdır. Öğrencilerin her konuda öğretmenlerinden yardım isteyebileceği ve öğretmenlerine güvenebileceği bir sınıf ortamı yaratılmalıdır. Akran zorbalığına seyirci kalan öğrencilere, haksızlık karşısında tepki göstermesi gerektiği öğretilmelidir. Günlük yaşantımızda uygulayacağımız küçük şeyler de akran zorbalığını önlemede önemli farklar yaratabilir. Öğrencileri her gün selamlamak, öğrencilerle konuşmak ve onlara isimleriyle hitap etmek gibi basit ve samimi hareketler, öğrencilerin okulla daha güçlü bir bağ kurmalarını sağlayacaktır.”

Çocuklarımızı zorbalıktan korumanın yolu, onlara zorbalıkla baş edebilecek davranış modellerini öğretmektir. Daha geniş kapsamda düşündüğümüzde ise zorba davranışların ortaya çıkmadan söndürülmesini sağlanmalıdır. Bunu sağlayan eğitim sistemlerinde çocuklara ana sınıfından itibaren değerler eğitimi verildiği görülmektedir.  Böylece değer kazanan öğrencilerin hayatları boyunca daha çok problemle baş edebilmesi sağlanmıştır. Yani öğrenciler balık tutmayı öğrenmişlerdir.

Ebeveynler olarak çocuklarımızla etkili iletişim kurabilmek akran zorbalığını önleme konusunda oldukça önemlidir. Çocuklarımızla her gün konuşmak ve onları dinlemek birçok sorunu ortaya çıkmadan bitirecektir. Ebeveynlerin örnek davranış sergilemeleri de oldukça önemlidir. Çocuklar aileden gördüklerini model alırlar. Davranışlarını da bu yönde geliştirirler. Çocuklarına empati kurma alışkanlığı kazandıran ailelerin çocuklarında olumsuz davranışlara daha az rastlandığı görülmektedir.

Sonuç olarak çocuklarımızla iletişim bağını güçlü tutarak ve onlara rol model olarak onların yaşantılarına doğrudan etki edebiliriz. Bugün atacağımız küçük adımlarla gelecekte yaşanabilecek sorunların önüne geçebiliriz.

Unutulmamalıdır ki; ‘Eğitimde feda edilecek tek bir fert bile yoktur.’(Atatürk)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233