banner214

Babamın görevi nedeni ile çocukluğum hep soğuk yerlerde geçti. Kars, Erzurum, Çankırı Ilgaz, Afyon Sincanlı(Sinanpaşa). Gerçekten çok soğuk yerlerdi. Eksi kırk dereceleri görürdü insanlar. Soğuktan hem bedenler hem de ruhlar acı çekerdi çoğu. Şimdi yaşadığımız coğrafya gibi. Sanki hiç cemre düşmeyecek, bahar hiç gelmeyecek, yaz mevsimini zaten bilmeyecekti toprak. Arada cemre düşerdi yere bahar gelirdi, ama yaz erken biterdi. Ve tekrar sekiz ay kış başlardı azametiyle.

Şimdide sanki hep kış mevsimini yaşıyoruz. Hiç cemreler düşmüyor yere göğe, bahar gelmiyor insanların gönlüne. Yaz mevsiminin sıcağını daha tanımayan bir yeni nesil var. Hep kış mevsiminde yaşadılar. Kışın soğuğundan daha soğuk,  insana daha fazla acı veren ise anaların son yarım asırda aralıksız devam ağıtlarıdır. Bitmeyen savaşlar, bölgesel kaoslar, bedenleri satılan insanlar, parasal hırslar, toprakları işgal altındayken başka ülke halklarını kurtarmak için savaşan paralı katiller. Ve anaların yürekleri donduran bitmeyen ağıtları, dinmeyen gözyaşları.

Yine de anlamıyor insanları yöneten egemenler; bunca doğal afet, salgın hastalık bundandır. Anaların gözyaşları dünyayı sele boğmuş, yüreklerine düşen ateş dünyanın ormanlarını yakmış kavurmuş, çektikleri acı heyelan olmuş, çığ olmuş önüne geleni silmiş süpürmüş, içlerindeki kin salgına dönmüş Mars’a giden modern dünya biçare. Egemenler, savaşlardan nemalanan güç sahipleri hala anlamamışlar anaların ağıtlarının gücünü. Kükremiş volkanlar, ateş püskürmeye başlamış, anlamamışlar. Ve kuraklığa dönmüş iklim dünyada, su kalmamış toprakta, aynı anaların ağlamaktan kuruyan göz pınarları gibi.  Anlamamışlar. Denizler ölmeye anaların yüreğinde buz gibi poyraz esmeye devam ediyor.

Yine de bir umut kalplerinde, elbet düşecek cemreler havaya, suya, toprağa. Ilık ılık bahar rüzgârları esecek insanlığın bedenine, saracak bir zırh gibi hırpalanmış benlikleri. Ağır ağır yağan yağmurlar çatlayan toprağa can verecek, filizlenecek yerden milyonlarca güzellik. Güzel kokular saracak doğayı, rengârenk çiçekler anaların başlarına serpilecek, buz gibi pınarların suları içlerindeki ateşi söndürecek. Ve güzel günler mutlak gelecek.   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Müslüm Yüksekyuva 1 ay önce

Bugünlerde Orhan PAMUK okuyorum.Onun gibi cümleler,insanın içini serinletiyor.Ama yüreği yanan anaların feryadı içimizi yakıyor.Herşeye karşın,güzel günlerin geleceği inancı bizleri bıçak gibi biliyor.
Tebrikler,güzel bir yazı....

banner227

banner233

banner255