banner318
banner319

Anıtkabir’de rehber olarak vatani görevini yerine getirmiş biri olarak az da olsa oradaki ziyaretçi işleyişi hakkında bilgi sahibi olduğumu söylemeye hakkım olduğunu düşünüyorum. Anıtkabir konusunda duyarlı olmak, her Türk gencinin görevidir.

Anıtkabir’e her yıl sayısız ziyaretçi gelir. Özellikle özel günlerde ziyaretçi sayısı rutin günlerdeki sayının çok üzerine çıkar. Gelen ziyaretçiler şayet dernek, kurum ya da herhangi bir grup adına geliyorsa ve resmî tören talep etmişlerse mozoleye çelenk koyma işlemi icra edilir. En önde çelengi taşıyan iki er, bir gerilerinde bölük komutanı onun da gerisinde kulübün, kurumun ya da hangi grupsa onun temsilcisi yer alır. Temsilcinin gerisinde ise kalabalık grup ağır adımlarla çelengi takip ederler.

Diğer bir ziyaret türü bildiğimiz ziyarettir. İster tek ister kalabalık halinde Anıtkabir’i ziyaret edenler, ya da sadece mozoleye çıkıp dua okuyanlar, müzeyi dolaşanlar, müzedeki envanteri saatlerce inceleyenler, müzenin sonundaki kulede alışveriş yapanlar, (kitap, saat, poster, büst) rehber talep edenler olarak ayrılabilir. Evlenip ilk ziyaretini Anıtkabir’e yapan gelin damatta oradadır, çocuğunu karne hediyesi olarak oraya götüren anne babada.

Anıtkabir’de askeri kadro muhafız ve merasim bölüğü altında toplanmıştır. Bu bölükte onur kıtası askerleri ve rehber askerler bulunur. Anıtkabirde sivil devlet memurlarıda vardır.

Şemsiye konusuna gelirsek,

Anıtkabir’de engelli ya da yaşlı bireyler için birçok kolaylık sağlanmıştır. Merdivenler için asansörler tasarlanmış bu asansörler tekerlekli sandalyeyi taşıyacak boyutlarda dizayn edilmiştir. Mozoleye bile müzenin içinden asansörle çıkılabilir. Yaşlı ya da yürüme kusuru olanlara genellikle rehber askerler ya da sivil memurlar refakat eder. Sandalyelerini onlar sürer, asansöre onlar bindirir, kısacası istedikleri ne varsa onlara yardımcı olunur. Şemsiyede tutulur, eli tutmuyorsa su bile içirilir.  Anıtkabir’de böyle bir nezaket duygusu hakimdir ve orada görev yapan herkes bunu layıkıyla yerine getirmek için çalışırlar.

Anıtkabir’de görev almanın en güzel taraflarından biri yaptığınız ne varsa ulvi bir amaç için yaptığınızı bilmenizdir. Kar da küreyebilirsiniz, masa başında da çalışabilirsiniz, rehberlik de yapabilirsiniz, üst düzey konuklara eşlik edebilirsiniz, yerde gördüğünüz bir çöpü almakta sizin görevinizdir. (Ki bu konuda ziyaretçilerde çok hassastır)

Bana kalırsa, şemsiye olayının bu kadar sıkıntılı olmasının sebebi, şemsiyeyi tutanın rütbeli bir subay olması ve şemsiye tutulan kişinin toplumun bir kesiminde yarattığı algıdır. Birinci bölüme katılıyorum. Sivil bir memurun ya da bir erin hatta bir çavuşun yapması gereken işi, rütbeli bir subayın yapması pek yakışıklı değildi. Fakat ziyaretçinin kim olduğu, toplumdaki algısının ne olduğu, sevilen biri mi, sevilmeyen biri mi olduğu, ünlü mü, ünsüz mü olduğu, tercihlerinin ne olduğu, geçmiş söylemlerinin toplumda ne gibi etkileri olduğu çok önemli olmamalı diye düşünüyorum. O kişi artık bir Anıtkabir ziyaretçisidir, Atasının huzuruna çıkmıştır ve Anıtkabir’de görevli olan sivil, resmi tüm görevlilerin sorumluluğu altındadır.

Ziyaretçiye kimin refakat edeceği konusunda küçük bir tercih hatası oldu denebilir. Görevden almalar olmasaydı bu olayın bu kadar konuşulacağını sanmıyorum.

Ama şu bir gerçek ki, Anıtkabir’de her ziyaretçi Ata’nın ziyaretçisidir ve ona göre saygı görür.

Görüşmek üzere.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner306

banner291

banner262

banner313