banner214

Gerek oğlu ve gerekse kadim dostları aynı tümceyi yinelediler; “Aydın Boysan, kederle anılmak istemezdi.   Bir vasiyeti idi bu!”

Renkli bir kişilikti Aydın Boysan.

En iyi içen, adabı ile içen ve samimi ve dost...

Mademki, kederle anılmak istemiyordu, biz de bir Aydın Boysan fıkrası ile analım üstadı.

***

Zengin bir iş adamının kızı, kendisiyle evlenmek isteyen erkek arkadaşını anne ve babasıyla tanıştırmak için evlerine yemeğe çağırmış.

Yemekten sonra zengin iş adamı damat adayıyla baş başa konuşmak isteyerek ve onu çalışma odasına götürüp evlendikten sonra ailesini geçindirmek için ne iş yapmayı düşündüğünü sormuş.

Damat adayı duraksamadan yanıt vermiş:

- Aslında benim elimden her iş gelir efendim, evlendikten sonra bir yerde kesinlikle bir iş bulurum. Sonra da nasıl olsa, Tanrı yardım eder...

Damat adayının bu yanıtını kuşkuyla karşılayan zengin iş adamı, bu kez daha somut bir soru sorarak damadı tetkike devam etmiş;

- Peki, içinde kızımı oturtabileceğin bir eve nasıl sahip olmayı düşünüyorsun?

Damat adayı yine duraksamadan cevap vermiş:

- Ben aslında çok çalışkanım. Gece-gündüz demez çalışır, para biriktiririm. Sonra da nasıl olsa Tanrı yardım eder; bizde bir ev sahibi oluruz.

Kız babasının neşesi iyice kaçmış ki,  bu kez sesini yükselterek sormuş sorusunu;

- Peki, oğlum ileride çocuklarınız olunca onlara nasıl bakacaksınız?

Damat adayı o soruyu da yanıtlamış hemen:

- Biraz önce söyledim ya; gece-gündüz çalışır kazandığım tüm parayı biriktiririm. Sonra nasıl olsa Tanrı yardım eder ve çocuklarımızı büyütürüz.

Damat adayı gittikten sonra kızı koşarak babasının yanına gelmiş ve sormuş;

- Damadını beğendiğini gözlerinden anlıyorum babacığım, lütfen söyler misin; onun en çok neyini beğendin?

Babası kızının yüzüne dik dik bakmış:

- Onun en çok hoşuma giden yanı benim hakkımdaki görüşü, demiş ve eklemiş; çünkü beni Tanrı sanıyor!

***

Aydın Boysan Usta’yı bir de şu kendi sözleri ile hatırlatmak istiyorum;

“Hızır gelip de bir kez daha ömrümün bir bölümünü yaşamak şansını verirse, ben ilk yıllarımı seçerim.

Patlak ayakkabılarım, yarı aç midem, üşüten giysilerimle Cumhuriyet’in ilk yıllarını.   Çünkü saygın bir ülkenin onurlu vatandaşları idik!”

***

Aydın Boysan, hem sohbetlerinde ve hem de kitaplarında mizahı çok ama güzel ve yerinde kullanırdı.   Bu konuyu da şöyle yorumlamıştır; “Mizah biz akıllı insanların çıldırmasını önler!”

Kendisini rahmet ve saygı ile anıyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255

restbet