banner417

               50 000 yıllık insanlık tarihinde İKİ CİNS insan oldu: Kadın ve erkek

                Kurucu önderimiz, düşmanlarının bile saygı duyduğu, 20. Yüzyılın dehası, varlık nedenimiz Lozan tapumuzu almamızı sağlayan, kısa ömründe, savaş cepheleri dahil 5000’e yakın kitap okuyan, yüzyıl sonrasını görerek Türkiye Cumhuriyeti’ni gençliğe emanet eden… Mustafa Kemal Atatürk;

                “Toplum iki cinsten oluşur; Kadın ve erkek…” dedi.

                İnsanın üremesi, çoğalması İKİ CİNSİN birlikteliği ile oluştu, oluşuyor ve oluşacak.

                Biyolojik olarak farklı genetik özelliklere sahip bu iki cins şimdilerde emperyalizmin yoz kültürünün saldırısı altında ne yazık ki…

                Aslında “Ne yazık ki” demenin anlamı ve önemi yok. Çünkü kapitalizmin en yüksek aşaması ve daha önce de yazdığım gibi bize göre “Tek dişi kalmış canavar” olan emperyalizm; toplumları ve ülkeleri böldüğü gibi, bunu kendisine hak saydığı gibi, dünyanın tek egemeni olduğu iddiasıyla saldırganlıklarına devam ettiği gibi,

                Din-Mezhep

                Irk-soy-sop

                Dil

                Gelenek-Görenek

                Fiziki konum vb alanlarda böldüğü gibi şimdi de CİNSİYET üzerinden bölücülük yapmaya başladı… Ya da başladığı bölücülük bizlere kadar yeni yeni geldi…

                Biyolojik olarak-genetik anlamda müdahale edilmesi gereken bir durum için elbette müdahale edilmelidir ve gereği yapılmalıdır. Kız ya erkek olarak dünyaya geldikleri halde kendilerini erkek ya da kız olarak hisseden, gelişimi sırasında bu durumu gözlemleyen hem his ve hem de biyolojik olarak farklılıkları görülenlerin aileleri elbette gereğini yapmalıdırlar. Ömür boyu ciddi anlamda HASTALIK olan durumla yaşamaları mümkün olamayacağına göre bireyi sağlığına kavuşturmak da öncelikle ailenin görevidir…

                Ancak;

                Kadın ve erkek dışında üçüncü bir cinsiyet yaratmak ya da cinsiyetsizlik oluşturmak peşinde olan yıkıcılar ve yaratıcı-yıkıcılar büyük bir iştahla sahnedeler.

                Ayrıntıyı görmeyenler ya da görmek istemeyenler LGBTİ karşıtı mücadeleyi “Nefret suçu” bile yapabilmektedirler.

                İki yaşından itibaren, konuşmayı bile tam olarak öğrenememiş çocuklar üzerinden (Amerika’da 10 yaşında podyuma çıkarılan, iki yaşında “Ben kendimi kız gibi hissediyorum” diyen çocuğa dört yaşından itibaren uygulanan hormonsal tedaviyi hiç mi hiç unutmayalım…) başlamak üzere, kısaca çocuklar üzerinden başlayan cinsiyet tartışmaları;

                İnsanÎ midir?

                Ahlakî midir?

                Bilimsel midir?

                İnsanlığın geleceği ile ilgili olarak neyi amaçlamaktadır?

                Tekrar edelim;

                BİYOLOJİK olan ve aslında hastalık olarak tanımlanan genetiği düzeltmek gereklidir ve görevdir,

                Özellikle çocuklar kullanılarak sahnelenen CİNSİYETSİZLEŞTİRME çabalarının yoz kültürün bir parçası olduğunu görmek ve mücadele etmek gerekliliği görevimizdir.

                “Şeytan ayrıntılardadır,” denir ya doğruymuş!

                Ayrıntılar aynı zamanda doğrulara ulaşmamızı da sağlarlar…

                Öyle değil mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner418

banner430

banner432