banner214

Abraham Twerski’nin güzel bir metaforu vardır. Şöyle der;

‘’Bir adam, balık yiyen genç bir adama bu balığı neden yiyorsun diye soruyor.
Genç adam, çünkü balığı seviyorum diye cevap veriyor.  
Adam, demek balığı seviyorsun bu yüzden balığı öldürdün ve pişirdin, bana balığı sevdiğini söyleme sen kendini seviyorsun. Çünkü balık o kadar lezzetli ki sen balığı sudan çıkardın ve öldürdün diyor ve devam ediyor Abraham Twerski bu metaforu yorumlamaya;
İşte günümüzde sevgi dediğimiz şeyin çoğu balık sevgisi… Genç çiftler birbirlerine aşık olurlar bunun anlamı nedir? Bu aslında şu demektir aralarından biri diğerinin fiziksel, duygusal ihtiyaçlarını karşılayabileceğini düşündü yani durum hem erkek hem de kız için aynıydı. Bu sevgi değildir kişinin kendini tatmin için bir araçtır. Çoğu sevgi balık sevgisidir. Dışa dönük bir sevgi, ben ne elde edeceğim ne vereceğim değildir. Asıl önemli nokta sana bir şey verdiğimde sendeki bana yatırım yapıyorum. Kendini sevmek doğuştan beri var olduğuna göre herkes kendini sever. Şimdi benim bir parçam sende olduğuna göre benim sevdiğim bir şey sendedir. Gerçek sevgi almak değil vermektir’’

Abraham Twerski’nin sevgi konusundaki bu güzel yorumundan sonra günümüzdeki insan ilişkilerini düşününce haklı olduğunu üzülerek anladım. Sadece duygusal ikili ilişkilerde değil, aile, arkadaşlık, iş arkadaşlıkları, ortaklık vb. gibi ilişkilerde de aynı balık sevgisi metaforu söz konusu. Peki tüm bu menfaat, kar, fayda, çıkar çerçevesinde değerlendirilen, kurnaz adımların bu çerçeveler baz alınarak atıldığı bir dönemde gerçek insan olarak kalmak mümkün müdür?

Bir şeyden ya da bir insandan sadece fayda sağlamak için mi ilişki kurmalıyız? Sosyal ilişkimizi, tıpkı ticari ilişkiler gibi bir düzlemde değerlendirmenin en büyük zararı bize değil mi?

Bu konudan söz ederken aklıma en insani erdemlerden biri olan yardım konusu geliyor fakat o konuyu derinlemesine irdelediğimde birisine yardım yaptığımızda bu yardımı kendimiz için mi yoksa yardıma muhtaç o insan için mi yaptığımızı sorgulamamız gerekiyor diye düşünüyorum. Kazanılacak sevap adına, egomuzu beslemek adına ya da herhangi bir mükafat adına yapılan yardımın gerçek bir yardım olduğunu düşünmüyorum. Asıl yardım, kişiyi yardıma olan muhtaçlıktan kurtarmaktır Ve bu kurtarmayı kendimizi iyi hissetmek için değil, gerçekten o kişiyi kurtarma niyetiyle yapmalıyız.

Evimize aldığımız bir evcil hayvanı bile sevip okşamak onunla güzel vakit geçirmek için alıyoruz. Yani aslında kendimiz için yaptığımız bir eylemi hayvanseverlik adı altında değerlendirip mutlu oluyoruz.

İyi bir arkadaşımızı değerlendirirken, onunla çok eğlendiğimizi düşünüyoruz. Yine kendimizle ilgili bir değerlendirme.

Oysa herhangi bir şeyi olduğu gibi, bize bir faydası olmasa bile sevebilmeliyiz. İnsanın potansiyelinde bu öz sevgi vardır ve bu sevgi kişinin ilacıdır bana göre.

Bize önce sevmek lazım. Kendi içimizden gelen, karşılık beklemeyen, saf, temiz, yaratıldığı kutsal haliyle içimize yerleştirilen sevmekten bahsediyorum.

Buddha, eğer bir öfkeye öfkeyle karşılık verirseniz orada öfke bitmez der. Bu, kendimizle ve olaylara nasıl baktığımızla ilgili. Evet istenmeyen olaylar yaşayabiliriz fakat önemli olan o olaylara nasıl baktığımız ve nasıl yorumladığımızdır.

Elbette birbirini gerçekten saf ve beklentisiz sevgiyle seven, ilişkilerini bu erdemli bakış açısıyla kuran birçok insan vardır. Sözüm meclisten dışarı!

Bence insan kendi özünü hissetmek istiyorsa şu soruyu kendisine sormalıdır. Bana faydası olmayan bir şeyi sevebilir miyim? Herhangi bir şeyi, fayda, menfaat, çıkar vb. gibi değerlendirmeden de sevebilir, ona kendimi iyi hissetmek için değil gerçekten onun iyiliği için yardım edebilir miyim?

Sevgiyle kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255

restbet