Okumakta neden bu kadar geç kaldığımı düşündüren bir kitap oldu.

Bilime inat hala dünyanın düz olduğuna inanların, bu ısrarının altında yatan inanışları düşündüren bir eserdi.

İnsanlarla teknolojinin birleşeceğine inanmayanlara da etrafına bakmasını öneriyordu…

Cep telefonuna gömülmüş yüzler, sanal gerçekliği yaşatan gözlükler, bluetooth cihazı ile kurulan bağlantılar, akıllı hoparlörler, …

Ortak yaşamın ‘ilkel’ başlangıcından bahsediyordu.

Biyoloji ile teknolojinin birleşiminden türemiş ortak tür…

İnsan beynine doğrudan yerleştirilen çipler ile seçilmiş tür olduğu düşünülen ‘homo sapiens’ten daha gelişmiş bir tür yaratılıyordu.

Kolestrol yiyen nonobotlar,

Sentetik uzuvlar,

Genetik yapıya şekil veren yazılımlar…

İnsanların başka bir şeye doğru evrimini anlatıyordu.

Bedenlerimizin dışında olan akıllı telefonların, işitme cihazlarının, okuma gözlüklerinin, düzenli kullanılan ilaçların bedenimize aktarımından bahsediyordu.

Hayal gibi gelen düşünceler…

Ama bir zamanlar kablosuz telefonlarında hayal olduğu söyleniyordu.

Şimdi yeni bir başlangıçtan bahsediliyor…

Sibernetik,

Sentetik zeka,

Kriyoniks,

Moleküler mühendislik,

Sanal gerçeklik, … gibi geleceğe yön veren kavramlardan.

Bir de teknoloji ile gelen aydınlıktan.

Hem zenginin hem de fakirin internete ulaşımının kolaylaşması ile yaşanacak gelir farkı uçurumunun son bulması…

Çevreci teknoloji ile temiz hava ve suya ulaşımın artması…

Açlığın son bularak gıdaya kolay ulaşımın sağlanması…

Genomik tıp sayesinde kanser hastalığının son bulması…

İnternet sayesinde dünyanın her yerinden eğitim imkanlarının sağlanması…

Fosil enerji kaynaklarına ihtiyacın azalması ile ülkeler arasında yaşanan savaşların son bulması…

Ve insanların manevi duygularına sesleniyordu:

‘İnsanlar evrenin doğasına ve fizik konumlarına saygı duymaya ikna edilebilirse, o zaman kendi eski hikayelerinin doğruluğunu savunmak için savaşmak yerine ‘ortak yaratılışa’ inanmaları konusunda ikna edebilirdi. ‘Tüm dinler birdir’ ve ‘Tanrı birdir’.

İnsanları ayırmak yerine evrensel bir inanç sisteminden bahsediyordu.

‘Din ahlakı sadece kendine mal etmemeli…

İyi bir insan olduğu için iyi bir insanım.’

Ve şöyle bir dua ile devam ediyordu:

‘Felsefemiz teknolojimize yetişsin,

Şefkatimiz gücümüze yetişsin,

Değişimin motoru korku değil sevgi olsun’

Dan Brown’un ‘Başlangıç’ adlı kitabından…

Zihniniz yeni bir yolculuğa çıkacak…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner291