banner214

       

Bayramlar, milli ve dini duyguların pekiştiği, birlik, beraberlik ve kardeşlik hissiyatının doruğa çıktığı sevinç ve neşe günleridir. Rasulullah (sav) Medine'ye hicret ettiği zaman Medinelilerin eğlenip neşelendiği iki bayramları vardı. Hz. Peygamber; “Bu günler nedir?” diye sordu. Medineliler;

“Biz cahiliye döneminden beri bu günlerde eğleniriz” dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz;

“Allah, size, o iki gün yerine daha hayırlı iki bayram vermiştir. Bunlar Ramazan ve Kurban Bayramlarıdır.” buyurdu. (Ebu Davut, Salat, 25, I, 675) Böylece Allah Rasulü, Medinelilere özgü olan, cahiliye izleri taşıyan bayramların yerine bütün Müslümanların sevinip eğleneceği İslâm'ın iki bayramının bizzat Allah tarafından verildiğini haber vermiştir.

Ramazan ve Kurban Bayramlarının her ikisi de ibadetle başlar. Bayram namazları ile Bayram günlerine start verilir. İbadetle başlar ama bayram günleri mahza ibadet günleri veya sırf oyun-eğlence günleri değildir. Bayram denince zevk ü safa günleri akla gelmemelidir. Bayram günleri, her ne kadar pandemi sebebiyle ziyaret ve ikramlar yapılamıyorsa da telefon ve mesajlarla sosyal ilişkilerin pekiştiği, insani ilişkilerin yoğunlaştığı sevgi ve muhabbetin toplumun her katmanında hissedildiği günlerdir.

Hz. Âişe annemiz anlatıyor; “Yanımda ensârdan iki küçük kız Buâs günü ensârın kendilerini övme ve düşmanlarını yerme amacıyla sarf ettikleri sözlerden oluşan şarkılar terennüm ediyorlardı. Bu iki küçük kız şarkıcı da değillerdi. Tam bu esnada Ebû Bekir içeri girdi. Ebû Bekir; ‘Peygamber’in evinde şeytan işi çalgılar ha!’ dedi. Bu olay bayram günü yaşanmıştı. Orada bulunan Rasûlullah bunun üzerine,; ‘Ebû Bekir! Her toplumun bir bayramı vardır; bu da bizim bayramımızdır’ buyurdular. (Buhari, Iydeyn, 3; Müslim, Salâtu’l-Îdeyn, 16)

Ramazan Bayramı, bir ay boyunca Allah rızası için yeme ve içmeyi terk ederek oruç tutanlar için adeta ilahi bir “iftar ziyafeti”dir. Bu sebeple senenin her gününde caiz olduğu halde, Ramazan Bayramının birinci günü ile Kurban Bayramının dört gününde oruç tutmak tahrimen mekruhtur. Yani harama yakın günahtır. Allah Rasulü (sav), hadis-i şeriflerinde; “Arefe, Kurban ve Teşrik günleri biz Müslümanların bayramıdır. Bu günler yeme-içme günleridir” buyurmuştur. (Tirmizi, Savm, 59, III, 143)

Bayram paylaşmaktır, paylaşmak ise güzeldir. Bayramlar, sevinç, neşe ve sevgiyi paylaşma günleridir. Zengin-fakir ayırımı yapmaksızın kardeşliğin yaşandığı günlerdir. Bayram günleri büyüklerin arandığı, hal hatır sorulduğu ve hediyeleşmenin gerçekleştiği günler olmalıdır. Zira Peygamber Efendimiz; “Bir genç bir ihtiyara yaşlı olmasından dolayı ikramda bulunursa; Allah, yaşlandığı zaman kendisine ikramda bulunacak bir kimseyi kendisine hazırlar.” (Tirmizî, Birr ve Sıla, 75), “Hediyeleşiniz. Çünkü hediye gönülden kini söküp atar.” (Tirmizi, Vela ve Hibe, 6), “Hediyeleşiniz ki birbirinize sevginiz artsın ve aranızdaki düşmanlık gitsin” ( Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 4) buyurmuştur.

Sekülerizmin tetiklemesiyle, insani ve vicdani duyguların körelmeye, karşılıklı sevgi-saygının yüz tutmaya başladığı, insanların egosantrik (bencil), çıkarcı bir hayatla karşı karşıya kaldıkları bir dönemde, Müslümanların silkinip özüne ve kültürüne dönebilmeleri için çok önemli zaman dilimleridir bayramlar. Hadiste; “Ramazan ve Kurban Bayramı geceleri, sevabını ümit ederek ibadetle geçiren kimsenin kalbi, kalplerin öldüğü gün ölmez” buyurulur.

Peygamber efendimize bir sahabi gelerek kalbinin katılaştığını hissettiğinden şikayet etti. Peygamberimiz ona; “Kalbinin yumuşamasını istiyorsan, yoksulları doyur ve yetimlerin başını okşa” buyurdu. (Ahmet b. Hanbel, Müsned, II, 263)

Bayram günleri fakir, yetim ve öksüzlere yapılan ihsanlarla sevgi ve saygı bağlarının kuvvetlendiği paylaşım günleridir. Paylaşmak ise, güzeldir. Ayette; “İyilik ve takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir.” (Mâide, 5/2) buyurularak hayırlı işlerde yardımlaşmamız emredilmiştir.

Ramazan manevi bir takva mektebi, Bayram ise Ramazan mektebinin şehadetnamesi, diplomasıdır. Allah Rasulünün mübarek hadislerine kulak verelim: “İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez.” (Buhari, Tevhid, 2),
“Küçüğümüze acımayan ve büyüğümüzün hakkını tanımayan bizden değildir.” (Ebu Davud, Edeb, 58), “Mü’min, kendisiyle dostluk kurulabilen insandır. Kimseyle dostluk kurmayan ve kendisiyle de dostluk kurulamayan insanda hayır yoktur.” (İbn Hanbel, II, 400), “Tavrımızı diğer insanlara göre ayarlarız: Herkes iyilik ettiği sürece, biz de iyilik yaparız. Ama başkaları eziyet edince, biz de buna eziyetle karşılık veririz- diyenler gibi olmayın!” (Tirmizî, Birr ve Sıla, 63)

Ramazan Bayramınız, Cumanız ve Ömrünüz Bereketli Olsun…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.