banner165

Başarıya takıntılı ebeveynlerle büyüyen çocukların hayattaki tek amacı başarılı olmak. Elbette her insan, her anne baba, çocuklarının başarılı olmasını ister ama bahsettiğim başarıya takıntılı olma durumu tıpkı takıntının kendisi gibi nevrotik bir durumdur.

Etrafınızdaki çocuklara dönüp baksanıza,

Hırs takıntılı ebeveynlerin çocukları, işleyen bir makine gibi olur. Çünkü hırsla büyütüldüler. Bu yüzden erkek çocuklarının büyük bir bölümü, sadece güçlü olanın hayatta kalabileceğine inandırıldıkları için polis ya da asker olmak ister.

Eğer ebeveyn yönlendirmesi yoksa, maddi sıkıntı yaşamış ya da çok sevdiklerini herhangi bir sağlık sebebi ile kaybetmiş çocukların birçoğunun doktor olmak istemesi tesadüf değil. Çocukların bu saf niyeti ile, ebeveynlerin ‘’aileden doktor çıksın’’ niyeti arasında dağlar kadar fark var.

Sağlıksız ebeveyn yönlendirmeleri olmasaydı, ressam olması gereken doktorlar, müzisyen olması gereken mühendisler olmazdı.

Mesleki hiyerarşiyi belirleyen faktörler, ömür zincirinin halkalarından ibaret aslında…

Çocuklara ‘’büyüyünce olmak istedikleri meslek’’ sorulduğunda genellikle öğretmen olmak istediklerini söylüyorlar çünkü hayatta ilk tanıdıkları ve en fazla vakit geçirdikleri meslek gurubu öğretmenlik. Öğretmenlerini sevdikleri için bir bakıma bu tercih onlara sevilme garantisi veriyor.

İdeal sevgiyle büyüyen çocukların büyüyünce eş tercihleri büyük oranda doğru kişilerden oluşuyor. Aslında ona tercih bile denemez, o bir diğer ‘’ideal’’ ile bir yerlerde zaten buluşuyor. Sevgisiz büyüyen çocukların birçoğu mutsuz. Hep bir yarım kalmışlık hissi yaşıyorlar. Tamamlanma, uzanacak bir el beklentisi içerisindeler. Birçoğu sevilmeyi ve anlaşılmayı bekleyen yürekler taşıyorlar. Aile sevgisini, merhamet ve şefkat duygusunu yeterince görmedikleri ya da tadamadıkları için, karşılarına çıkan ilk sahte sevgi gösterisinde düşüveriyorlar tuzağa ve ömürleri sevgiyi, yaşadıkları şey sanmakla geçiyor ne yazık ki.

Maddi manevi çaresizlik içinde büyüyen çocuklar, büyüyünce sahip oldukları küçük şeylerin bile değerini daha çok biliyor.

Her istediğine rahatlıkla ulaşan çocukların, büyüdükten sonra çalışıp kazanma düşünceleri yok denecek kadar az. Yetişkin olsalar bile, hep birilerinden bir şeyler beklemeye devam ediyorlar.

En mutlu olan, çocuklarının üzerine hastalık derecesinde titremeyen ebeveynlerin çocukları. Düşmeyi de biliyorlar kalkmayı da. Madalyon un her iki tarafını da kabul etmeyi biliyorlar.

Övünmeyi en çok sevenler, ne yazık ki hayatlarında hiç övülmemiş olanlardır. (Bundan eminim)

Sevgiyi en çok dile getirenler, sevilmemiş olanlar. (Bunu gördüm)

Ama övülmeyi en çok hak edenler, övülmeyi pek önemsemeyenlerdir bence. Kendi halinden memnun olan önüne çıkan her şeye zihinsel ve fiziksel olarak doğaçlama karşılık verendir. (Bunu biliyorum)

Kibirli bireyler, genellikle hiç insan yerine konulmamış, ciddiye alınmamış ya da hor görülmüş bir çocukluk ve gençlik dönemi geçirenlerdir.

Egosu çok yüksek olanların geçmişinde ezilmişlik, hor görülmüşlük izleri görebilirsiniz. (Ben eskiden çok ezildim, eskiden şöyleydim, böyleydim cümlesi oradan gelir)

Sahip olduklarını hastalık derecesinde kaybetme korkusu yaşayanlara bakın, geçmişlerinde mutlaka bir şeylerini kaybetmişlerdir. Ya da kaybedilmişlerdir biri tarafından. Onlar tekrara uğramaktan korkarlar. Onları korku yönetir.

Yoksulluk içinde büyüyen çocukların zengin olma şansları, zengin bir ailenin çocuklarının zengin kalma olasılığından daha yüksektir. Çünkü onlar arka bahçelerini de bilirler hayatın.

En çok hasta olan insanlara bakın, çocukluklarında mikrop almasın diye evden dışarı çıkarılmamışlardır.

Keşfetme ve merak duygusu en fazla olan insanlar, çocukluklarında sordukları birçok soruya cevap alamamış insanlardır. (Ya da soracak kimse yoktur kim bilir) Cevapları kendileri aramaya karar vermiş insanlardır onlar. Bir kitabı en kısa sürede bitirenlerde genelde onlardır.

En çok kandırılan çocuk, kurnaz olmayı öğrenir.

Şiddet gören, şiddet göstermeyi.

Sevilen ise, sevmeyi!

İnsan yaşadıklarının toplamıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner185