Beklemek, birkaç anlamı olan bir eylemi ifade eder.
 İlk olarak; “bir iş oluncaya kadar vakit geçirmek” eylemidir.
İkinci anlamı ile; “arzu edilmeyen bir işi önlemek için orada durmak” eylemi olarak kullanılır.
Üçüncü anlamı ise; “umut edilen bir himmetin veya hizmetin gerçekleşmesi heyecanı” için kullanılır.
Son günlerin siyasi gündeminde ise beklemek eyleminin rivayeti muhtelif olmaktadır!
Önce bir AKP Milletvekili hanımdan duyduk beklemek ile ilgili bir iddiayı.
 Demişti ki; “Cumhuriyet dönemi bekleme salonuna alınmıştır!”.  Kısmen kızdık, sonra da güldük geçtik bu lale soğanı üreticisi ve satıcısı eczacı milletvekiline.
Ama ikinci kez bu tümce yukarı kattan geliverdi önümüze.  “Parlamenter sistem bekleme odasına alınmıştır!”.
 Bu yorumun ve talebin sahibi, kısa süre önce “parlamenter sistemi anayasal sınırları ile korumak için ant içmiş” bir devlet adamı olunca, irkildik hep birlikte.
Sayın Tayyip Erdoğan’ın bu yorumunu ve beklentisini anlamamız olası değildi!
AK-ŞAKA olarak düşündük, mademki ifade özgürlüğü vardır ve herkes için aklına geleni söylemekte de bir sakınca yoktur, biz de şöyle dedik sonunda;
 “Türkiye Cumhuriyeti için hayal edilen başkanlık sistemi bazılarınca zamanı gelince kullanılmak için bekleme odasında bekletiliyorsa, 7 Haziran 2015 tarihi itibari ile bekleme odası içerisinden kapı dışarı edilecektir!”
***
Seçim için geri sayım başladı ya, partililer kapı kapı dolaşmaya başladılar.  Bizim mahalleye gelen bazı kadınlar, mensubu oldukları parti adına kadın seçmenleri hedef alarak oy toplamayı düşünmüşlerdi.
Partisini tanıtmakta mahir sayılan çokbilmiş bir partili kadın, yaşlı ninemiz Ayşe Teyze’ye yanaştı ve konuşmaya başladı;
“Teyze, biz AKP’den geliyoruz.  Yani senin anlayacağın mührünü ‘Allah’ın Kulları Partisi’ olan ampul partisine basmanı istiyoruz.”
 
 
Ayşe Teyze yanıtladı partili kadını;
“Kızım, senden önce ‘Cenabı Hak Partisi’ kadın kolları gelmişti.  Ben onlara söz verdiğimden, mührümü CHP’nin Altı Ok’una basacağım”.
***
İşte bu dizeler de AK-ŞAKA için 7 Haziran gününün dileklerini yansıtıyor, merhum ozan Cahit Sıtkı Tarancı’yı saygı ile anarken;
MEMLEKET İSTERİM
Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.
 
Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.
 
Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.
 
Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.” 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.