banner214

Endüstri devrimini anlayıp kavrayamadığımız ve kaçırdığımız için 19. Ve 20.

Yüzyıllarda sıkıntı çekmiş bir milletin çocuklarıyız. Sadece sıkıntı çekmedik çok

ağır bedellerde ödedik. Koskoca bir imparatorluk kaybettik. Bununla beraber az

gelişmişliğin sıkıntılarını çektik ve hala da çekmekteyiz.

Klasik iktisat kitaplarında öğrendiğimiz üretim faktörlerine bir yenisi daha eklendi

ve bu öyle bir faktör ki sahibi olmayan ve tükenmeyen bir kaynak. Şimdilerde ise

tükenmeyen bir kaynak olarak “BİLGİ” çağa adını verdi ve artık bilgi çağındayız.

Herkesin her şeyi bilmesi gerektiği ancak bir şeyi çok çok iyi bilmesi gerektiği bir

dönemdeyiz.

Sanayi devriminin sona erdiği, beyinsel üretime dayalı sektörlerin parıldadığı, kol

gücüne dayalı mesleklerin eskisi gibi gözde olmadığı, bilgi ve beyinselliğe dayalı

üretimin kurallarına uymayanların gereklerini yerine getirmeyenlerin geride kaldığı

bir çağ. Bu çağ bilginin çağı. Üretim faktörleri olarak toprağı, emeği ve sermayeyi

öğrendik. Bunların kıt kaynaklar olduğunu zihinlerimize kazıdık. Şimdi ise bitmeyen,

tükenmeyen, tekelleşmeyen bir kaynak olarak “bilgi” bizleri beklemektedir. Öyle ki

bilginin az olduğu dönemlerde kumdan cam yapılırken bilginin çoğalması ile kumdan

chip yapmaya başladık. Kum cam yapmakta değil de chip yapmakta kullanılınca

kazanılan paralarda çoğaldı.

Jeffrey Preston Bezos, Elon Musk ve Bill Gates dünyanın en zengin üç insanın. Jeff

Bozes’ın serveti 150 ülkenin milli gelirinden daha fazla. Dünyadaki tüm ülkelerin

Gayri Safi Yurt İçi Hasılası sıralansaydı bu sıralamada Elon Musk’ın dünyanın 50.

Ülkesi olurdu. Bill Gates in serveti Amerika nüfusunun %40’nın toplam geliri ile aynı.

Bu örnekler Bilgi çağının her iki yüzünü de çarpıcı şekilde açığa çıkarmaktadır. Bilgi

çağı sektörleri dışında kalan ülkelerin kat ve kat fazlası gelirin bir kişinin elinde

toplanması gibi bir zenginlik ve zenginliğin adil dağılamaması gibi bir adaletsizlik.

Dünya artık Bozes, Musk ve Gates örneklerinde olduğu gibi bilgiyi üreten ve

çoğaltanların zenginliklerinin arttığı bir çağda ilerliyor. Bilginin katma değer

yaratmasına konacak her harç sahibine büyük servetler getirmeye devam ediyor.

Dünün üretim yöntemlerinde kalanlar fakirleşirken yarınınkine uyum sağlayanalar

zenginleşiyor ve zenginleşmeye devam ediyor.

Zenginlikten pay almanın yolu bilgi üretmekten geçmektedir. Bilgiyi üreten,

paylaşan ve aktaran yerler eğitim kurumlarımızdır. Eğitim kurumlarımız insan

yetiştiren, ülkeleri ve insanlığı yarınlara hazırlayan kurumlardır. Bu sebepledir ki

Eğitim Kurumlarımız değerine paha biçilmeyecek kadar önemlidir.

Eğitim kurumlarımızın, politikalarımızın, çıktılarının ve üretimlerimizin

Millileşmesi dileklerimle…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233