banner214

Yemiyorum yediriyorum,

Giymiyorum giydiriyorum,

Ne isterse alıyorum,

Onlar için çalışıyorum…

Velilerimizin fedakârlıklarını vurgulamak için sıklıkla kullandığı cümlelerdir. Maddi ve fiziksel ihtiyaçlarını karşılayarak çocuklarına verdikleri değeri göstermeye çalışırlar. Anne ve babalar kuşkusuz ki çocuklarını severler ve onların ihtiyaçlarını karşılamak için çabalarlar. Bu çabalar bazen çocukların duygusal ve ruhsal ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli olmayabilir.

‘Çocukluğunda anne ve babalarının gözünde değer bulamayanlar ömür boyu değerini başkalarının gözlerinde ve sözlerinde ararlar. Lütfen o anne ve babalardan biri olmayın!’ (Doğan Cüceloğlu)

Bu hafta katıldığım bir seminerde sunum yapan psikolojik danışman arkadaşım Doğan Cüceloğlu’nun bu anlamlı sözünü bizlere hatırlattı. Sözün derinliğinde kaybolurken zihnimde de şimşekler çaktı. ‘Dünyaya getirilen her çocuğun değer görmeye, önem verilmeye, sevilmeye hakkı vardır. Çocuklarımız geleceğimizin teminatıdır’ gibi anlamlı sözleri de düşününce Doğan Hoca’nın ne demek istediğini daha iyi anlamlandırdım.

Hayat koşturmacası içinde birçok sorumluluğunu yerine getiren yetişkinlerin, çocuklarına ve eşlerine farklı bir sorumluluk duygusu ile yaklaşmaları gerekmektedir. Aile kurumu ekonomik sebeplerle ve tercihler nedeniyle geri plana atılabilecek bir kurum değildir. Çalışan anne ve babaların görevi evlerine sadece para getirmek olmamalıdır. Para kazanarak daha lüks yaşama sahip olmaya çalışan ebeveynler, evlerindeki huzuru kaybetmemelidir.

Çocukların duygusal ve ruhsal ihtiyaçlarının kaynağı sevgidir. Sevgi gören çocuklar kendilerini güvende hissederler. Ailelerden ilgi gören, başları okşanan, güzel sözler duyan, kedisine saygı duyulduğunu hisseden çocuklar ruhsal doyuma ulaşmış olurlar. Bu şekilde yetişen çocukların daha öz güvenli ve gelecek yaşantılarında (evlilik, iş, arkadaşlık, …) daha başarılı oldukları görülmektedir.

Peki ya ruhsal ihtiyaçlarını karşılayamayan çocuklar yaşantılarında ne gibi durumlarla karşılaşabilirler? Doğan Hoca’nın söylediği gibi ‘değerlerini başkalarının sözlerinde ve gözlerinde mi ararlar?’

Sevgisiz ve değer görmeden hayat yolculuğuna çıkan çocuklar gelecekte ekonomik olarak zenginliklere ulaşabilir. Belki mal mülk sahibi, varlıklı bir insan olarak da karşımıza çıkabilir. Ancak bu durum kişinin ruhunu yansıtamaz. İçinde kopan fırtınaları, yaşadığı içsel çatışmaları, ailesi içerisindeki durumu ortaya koyamaz. Sevgi ve ilgi görmeden yetişen bir bireyin ilişkilerinde sevgi ve ilgi göstermesi, insanlara güvenmesi beklenemez. Bu eksikliğin dışa vurumu da kişinin kendiyle yaşadığı çatışmalardır. Eşine bir çift güzel söz söyleyememe, onun elinden tutamama, çocuğunu doyasıya öpememe, kucağına alamama, ilişkilerinde sürekli eleştiren olma, sorunlarını sözlü ve fiziksel güç ile çözmeye çalışma, sürekli didişme, her olaya kazanma duygusu ile bakma bu durumlara örneklerdir.

Bireylerin yaşadığı değersizlik hissi ileri ki yıllarda ailelerin yapısına ve en nihayetinde toplumsal yaşama etki etmektedir.

Basit bir sorun gibi görünen bu durumun toplumun genelinde yaratacağı tahribat ise önemsenmesi gereken bir konudur. Devletlerin, topraklarında doğan her çocuğun kaliteli bir yaşam standardına sahip olmasını garanti etmesi gerekmektedir. Dünyaya gelen her bebek ülkenin geleceği için bir değer oluşturabileceği düşüncesi ile gerekli önlemler alınmalıdır. Aileler ise dünyaya bir birey getirmenin verdiği sorumluluğu bilmelidirler. Çocuk yetiştirirken gereken özeni gösteremeyen ailelerde çocuklar korumaya alınmalıdır. Ailelere gerekli yaptırımlar uygulanmalıdır. Her anne-baba çocuk büyütmenin getirdiği sorumluluğun farkında olarak planlamalarını yapmalıdır.

Devletin de bu konuda duyarsız kalmasının sonucunda ise toplumdaki suç oranlarının, şiddet olaylarının arttığını görmek muhtemel olacaktır. Ayrıca kendini değersiz hisseden bireylerin suç örgütlerinin hedefine girmesi, yasa dışı olaylara karışması da ihtimaller dahilindedir.

Küçük bir çocuğun kalbinde yer etmenin, ona değerli ve güvende olduğunu hissettirmenin kazanımları sayısal olarak ifade edilemeyecek kadar çoktur.

Unutulmamalıdır ki:

‘Sevgisiz büyüyen çocuk sevgisiz büyüten anne baba oluyor. Sevmeyi öğrenin ve öğretin; bilinçli sevgi bu kısır döngüyü durduracak güçtedir!’ (D.Cüceloğlu)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner255

banner231