Hepimiz biliyoruz ki, MİLLET olabilmek için;

Önce VATAN diyebileceğimiz toprağımız olmalı. Hemen ardından da o topraklarda yaşayanların anlaşabileceği ORTAK iletişim DİLİ olmalı.

Ortak ekonomi,

Ortak tarih,

Bağımsızlık ideali bilgilerimizi de güncelleyebiliriz.

Emperyalistler silahla yenemedikleri milletleri başka yollarla dize getirmeye çalışırlar. Buna “Kültür emperyalizmi” de diyebiliriz.

Nasıl ki, halkın iktidarını kuran devletler süreç içerisinde KÜLTÜR DEVRİMİ yapıyorlarsa emperyalistler de egemenliklerini kurabilmek için bu yolu da denerler.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sonrasında; “Asıl savaşımız şimdi başlıyor,” diyerek zamana yaydığı DEVRİMLER gibi.

Devletleri ele geçiremeyen, milletleri esir edemeyen emperyalist güçler DİL dediğimiz en güçlü silahla saldırırlar.

Geçtiğimiz günlerde arabayla geçerken caddeden, ışıklarda gözüm bir mağaza tabelasına takıldı. İngilizce idi. Olsun! Alışmıştık on yıllardır… Okumaya değil anlamaya çalıştım. Mağazanın ne işle uğraştığını. Anlayamadım. Durma süresi kadar kafa yordum. Olmadı. Satış (Anlayamadığım bir ürünün) mağazası mıydı, yoksa atölye mi, ya da üretim alanı mı bir türlü anlayamadım…

Beyaz eşya satış mağazalarına kadar yaygınlaşmış olan bu İngilizce (Şimdilerde Arapça) kullanımı eminim ki hepimizi üzüyor. Düşünüyoruz elbette; İngiltere’den ya da ABD’den birileri gelip buzdolabı, çamaşır makinesi ya da elektrik süpürgesi mi alacak acaba? diye.

ADD Mersin Şubesi Eğitim Birimi üyeleri olarak çalışırken bu konuda bir çaba göstermiş ve yabancı dilde yazılan tabelaların kaldırılmasını istemiştik. Ayrıca yeni açılacak olan işyerlerinin isimlerinin de Türkçe olması konusunda zorunluluk getirilmesini talep etmiştik. Bu konudaki çabalarımız ne yazık ki etkili olamamıştı.

Geçtiğimiz günlerde TDK (Türk Dil Kurumu) bu konuda harekete geçti. Tabelaların Türkçeleştirilmesi, yeni açılacak işyerlerinin Türkçe isimlendirme yapması konularında uyarılarda bulunuyor.

Ortak akıl bu işte.

Emperyalistler, ortak anlaşma dilinin önemini çok iyi biliyorlar.

Ayrıştırmaya buradan başlıyorlar.

Yabancı dil öğrenmeye EVET

Birden fazla dil bilmeye EVET

Ama yabancı dilde eğitime HAYIR

Tarih, coğrafya, felsefe, sosyoloji, psikoloji, fizik, kimya, biyoloji… Tüm dersleri en iyi Türkçe ile anlarız değil mi?

O zaman Türkçemizin kıymetini bilelim. Özen gösterelim. Sahiplenelim. Koruyalım. Geliştirelim.

“Kültürel gelişimi” Türkçemizle yapalım.

Emperyalistler de şaşkına dönüp kıvransınlar…

Yapabilir miyiz?

YAPARIZ!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.