banner165

1987 yılı Temmuz Ayının başlarındayız. Ayın ikisi veya üçü olacak sanıyorum Yanımıza yolculuk sırasında ihtiyaç olabilecek gıda maddesi ve birkaç litre de suyu aldık. Eşimle birlikte, akşamın saat altısı sıralarında Fransa’nın Lyon kenti Perraş Tren Garından İstanbul Sirkeci’ye kadar 60 saatlik yolculuk için trene bindik. Tren İtalya sınırına yakın Şanberi (Chambery) kentine hareket etti. Buradan sonra Modan Tüneli’ne geldik. İtalyan sınır görevlileri gereken kontrolleri yaptıktan sonra İtalya’ya girdik. İtalya girişinden sonra iç hat yolcuları da bindi. Torino ve Milano kentleri ile birçok köy ve kasabadan geçerek öğleye doğru tarihi Venedik kentine geldik.

Burada başka bir vagona bineceğiz. Üç saat kadar kenti dolaştık, biraz daha gıda maddesi ve su aldık. Öğleden sonra yerel saatle dört sıralarında tren hareket etti. Daha önceleri de üç defa aynı yol güzergâhından Tren yolculuğu yaptığımızdan, yolun yabancısı değiliz. Venedik kenti adalar üzerine kurulmuş tarihi bir kent. Kent içerisinde kara yolu yerine su kanalları var. Bu nedenle kent içerisindeki gezintilerimiz yaya olarak yaptık. Kent içinde bir yere gidecekseniz “GONDOL” adı verilen sandallara binmek gerekir.

Venedik güzel bir kenttir.

Tren hareket etti. Başka yolcular da bindi. İtalya’nın Triyeste kentini geçtikten sonra, İtalya-Yugoslavya sınırına geldik. Sınır görevlileri kontrolleri yaptılar ve sınırından Yugoslavya’ya giriş yaptık. Yolculuk gayet güzel gidiyor. Belgrat’a geldik.

Belgrat’ta bir saate yakın kaldık. Ben indim yine su ve benzeri içecekler aldım. Kompartımandan haliyle inenler olduğu gibi yeni yolcular da bindi. Biz üç bayan üç erkek olmak üzere altı kişi uzun yolun yolcusuyuz. Alıştık tabi, sohbet ediliyor. Burada Ramazan, Şaban ve İsmail adlarında üç yolcu bindi. Tabi bunların isimlerini kendi aralarında konuşurken anladık.

Tren Belgrat tren garından hareket etti.

Yeni yolcular aralarında isimlerini kullanarak Sırpça konuşunca ben kendi kendime, “bunlar Türk galiba” dedim ve sordum:

“Siz Türk müsünüz?”

Birisi hayır anlamında kafasını salladı. Fakat üçü de Türk olmaya Türk. Bir şey de söylemediler. Biraz daha ilerledikten sonra bunlardan ikisi kompartımandan çıktı. Biri içeride yalınız kalınca ben tekrar sordum:

“Siz Türk olmadığınız kafa işaretiyle anlatmak istediniz ama benim sorduğum soruyu, Türk değilseniz, Türkçe bilmiyorsanız nasıl anladınız?”

İsmail adındaki şahıs yalınız olunca dedi ki:

“Biz Türk’üz ve Türkçede biliyoruz ama konuşamıyoruz.” Bunu da güzel bir aksanla Türkçe söyledi.

Ben: “Neden?” Diye sordum.

İsmail:

“ Bizler her yerde takip ediliyoruz. Ben, yanımdaki Şaban ve Ramazan’ın görevli olup olmadığını, beni ihbar etmeyeceğini bilemem ki!” Dedi.

Bu sırada da bize birkaç elma verdi. Az sonra arkadaşları gelince bir daha Türkçe konuşamadık. Onlar Üsküp’te indiler. O zaman Balkan Türklerinin nasıl ve hangi koşullarda yaşadıklarını ve onlar için özgürlüğün önemini daha da iyi anladım.

Günümüzde kendi ülkemizde iktidar yandaşı olmayan vatandaşlarımız, tıpkı yolculuk yaptığımız Yugoslav vatandaşları Şaban, Ramazan ve İsmail’in durumundadır.

En yakın arkadaşının yanında iktidarı eleştiremiyor.

İktidar partisi ve küçük destekçisi parti hakkında aleyhinde bir tek söz söyleyemiyor.

Konuşursa kendisinin ya da yakınlarının başlarına olumsuz işler geleceğinden korkuyor. İşsizliğini, yoksulluğunu, hayat pahalılığını, geçinemediğini rahat anlatamıyor.

Kısaca toplum korkudan sindirilmiş durumdadır.

Bu korku ve sindirilmişlik öfkeye dönüşürse işte o zaman tehlikelidir.

Özgürlük ve demokrasi, dini inancı, mezhebi, milliyeti, toplumdaki sosyal konumu, hangi sosyal sınıftan olursa olsun, herkesin ihtiyacıdır

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner209

banner211