Bizim en büyük sorunumuz ne yazıkki birbirimizi anlayamıyoruz.

Bir şey söylüyoruz söylenenle çıkan sonuç çok farklı olabiliyor.

Öncü dediğimiz ailede anne baba, okul da öğretmen,kışlada komutan,devlet dairesinde amir gibi kişilerin söyledikleri sadece kendilerini bağlamaz,emrinde çalışan her insanı bağlar.

Onun için söz söyleme erkini elinde bulunduran birinin söylediği sözün nereye vardığını bilmesi gerekir.

Özellikle son günlerde görülen siyasi polemikler bizim haklılığımızı ortaya çıkarıyor.

Mesela bir liderin Türk Tabibler Birliği hakkında söyledikleri sadece kendi partisinde değil toplumun hemen hemen her kademesinde tartışma konusu oluyor.

Özellikle şu pandemi döneminde her birimizin can güvenliğinin olmadığı,her an risk altında olduğumuz bir ortamda hekimlerimiz bu konuda sıkıntı yaşıyor.

Canla başla görevini özveriyle yapan doktorlarımızın bu söylemler neticesi olmasa da toplumsal kırılmalar neticesi saldırıya uğraması kaçınılmaz oluyor.

Daha geçenlerde bir yakınını kaybeden hasta yakınlarının sağlık görevlilerine saldırdığı görüntüler tüm Türkiye'yi ayağa kaldırdı.

Üzerinde bir çakı bile olmayan sağlıkçıların saldırıyı önlemek için sedyeyi kapıya dayayarak arkasından siper olmaları gerçekten çok üzücü görüntülerdi.

Sağlıkçılara şiddetin önlenmesi için demek ki bu kanunlar yetersiz kalıyor. Yoksa henüz dumanı üstte çıkan kanunun hiç işe yaramadığını görüyoruz ve kahroluyoruz.Önemli olan kanun değil bunu uygulamak.

Son günlerde İçişleri Bakanı ile Anayasa mahkemesi Başkanı arasında bir polemik var.

Olay yerel bir mahkemenin verdiği kararın anayasa mahkemesi tarafından bozularak hak ihlali olarak değerlendirilmesi üzerine çıktı.

İçişleri bakanı madem ülkemizde güven var o zaman sizde koruma almadan işinize bisiklet ile gidin dedi.

Bir kaç gün bekleyen AYM Başkanı bir açıklama yaparak önemli olan eleştirmek değil önce okuduğunu anlamak diye cevap verdi.

Bu tartışma en son İçişleri bakanının AYM başkanının polis akademisi Başkanı iken aldığı polislerin yüzde 41 Fetö'cü olmaktan işten atıldığını söylemesiyle yeni bir boyut kazandı.

Şimdi bu tartışmada AYM Başkanı bir iki gün içinde Zannedersem konu hakkında yeni bir açıklama yapar.

Şayet işi bu boyutlara taşırsak bu hain Fetöcüleri işe alanları ifşa edersek İnan bu işin altında bir çok kişi kalır.

Zamanla bu hainlere kol kanat geren, onlara sorular verip işe alan ve haksız yere devletin kılcal damarlarına yerleştiren her kim varsa açığa çıkarılsın dediğimizde devlette İnan bürokrat kalmaz.

Şimdi tartışmanın bir kere fitili ateşlendi ya artık ipin ucu nereye varır kestirmek mümkün değil.

Tartışmada bir başka boyut barolar birliğinin parçalanması sürecidir.

Biliyoruz ki Ankara,İstanbul ve İzmir'de beş binin üzerinde üyesi olan barolar 2 bin imzayla ikinci,üçüncü baroları kurabilecek.

Uzun süredir ikinci baro kurulması yönünde imza toplanıyor ve nihayetinde İstanbul'da 2100 imza toplanarak baro kurma için müracaat edildi.

Ağırlıklı olarak Ak parti ve MHP'lilerden oluşan ikinci baroda milletvekilleri de bulunuyor.

Yani koca İstanbul'da 45-50 bin avukat içinde 2100 imzayı milletvekili avukatların sayesinde zor buluyorsanız demekki siz zamanında bu alanlarda yeterli insan yetiştirmeyi becerememişsiniz.

Güzel bir atasözümüz var;attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değmeli.

Ne oldu şimdi baroları parçaladınız ve yönetimde söz hakkı almak için verdiğiniz mücadele.

Bari bunu önceden düşünerek ona göre adım atsaydınız.

Ankara ve İzmir'de Zannedersem ikinci baro kurmak mümkün değil.

  Burada sözü şuraya getireceğim;biz birbirimizi anlamıyoruz.

   Bir şeye sahip olma düşüncesi zamanla bizi hata yapmaya sevk ediyor.

  Halbuki müşevereyi geliştirsek, oturup birbirimizle konuşsak,istişare etsek İnanın toplumsal mutabakatı daha kolay sağlarız.

Birinin ak dediğine diğerimiz kara diyoruz ve bunda da ısrar ediyoruz.

Hiç kimse burnundan kıl aldırmıyor. Bir adım yanaşmıyor.

Ülkenin geçtiği şu pandemi döneminde buna ihtiyaç var.

Ben şuna inanıyorum şayet biz toplumu geren açıklamalarda bulunmaz, birlik ve beraberlik yönünde adımlar atarsak çok büyük hedeflere doğru hızlı adımlarla ilerleriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.