1989 yılında bir gazeteci olarak gitti

Kim?

Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek

Gazetecilik görevi neredeydi?

2000’e doğru Dergisi Genel Yayın Yönetmeniydi

Kimin yanına gitti?

Bugünkü PKK hareketinin lideri Abdullah Öcalan’ın yanına.

Aynı kişiyle “Gazeteci” sıfatlarıyla başka görüşenler oldu mu?

Güneri Civaoğlu, Fatih Altaylı, Hasan Cemal, Mehmet Ali Birand, Cengiz Çandar…

2020 yılındayız.

Hâlâ Doğu Perinçek’in bu görüşmesi dillendirilir ve eleştirilir.

Ayrıntılara girmeyeceğim. Öcalan’ın liderlik yaptığı bu yolun yanlış olduğunu, ABD güdümlü olduğunu, halk için mücadele etmek istiyorlarsa halkın saflarına katılmaları gerektiğini söylemek için gittiğini hep söyledi Perinçek. Bütün bunların Öcalan’ın savunmalarında da yer aldığını inkâr etmeye kalkışsak da içten içe biliyoruz hepimiz…

Ama heyhat!

Peki şimdi neler oluyor?

Bugünkü adıyla HDP’nin, PKK’nin siyasi kanadı olduğunu bilmeyen var mı?

 Şaşırma rolünün gerçekçi olmadığın yedi yaşındaki çocuk da biliyor artık… Nafile çabalar…

 “PKK sizi tükürüğünde boğar, tükürüğünde…” diyen kimdir?

“Daha biz Başkan Öcalan’ın heykelini dikeceğiz, heykelini…” diyen kimdir?

“Biz sırtımızı PYD’ye… yaslıyoruz…” diyen, hapishane duvarlarına mı yaslanıp duruyor şimdilerde?

6,7,8 Ekim 2014 günlerinde ülkeyi parçalamayı amaçlayan, halkı sokaklara çağıran, 2 polis, 31 sivil halktan can alan yüzlerce kişiyi yaralayan, işyerlerini yağmalayan, Atatürk heykellerini yıkan, Türk Bayraklarını yırtanlar kimlerdir?

CHP Genel Başkanı, Selahattin Demirtaş için “Suçlamalar onun için birer şeref madalyasıdır…” derken kimin destekçisi oluyor?

 “Atatürk” adını ağzına almamayı “Kişisel” olarak tarz ilan eden CHP İstanbul il başkanının arkasında olduğunu ve onu desteklediğini söyleyen kimdir?

 Altan Tan, Selahhattin Demirtaş, Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder vb. Kandil’de PKK elebaşıları ile (Cemil Bayık, Murat Karayılan, Sabri Ok…) mutluluk tablosu içinde gösteren fotoğrafların anlamını açıklayabilen var mı?

 CHP Genel Başkanı, “Ana dilde eğitim” önerileri yaparken, “Dostlar” derken Atatürk’ün kurduğu partinin hangi kuruluş ilkelerine uygun hareket etmiş olmaktadır acaba?

Doğru oturalım ve doğru konuşalım!

Amma;

Koca bir yürek gerek öncelikle,

Sonra da ülke bütünlüğü ve Millet birlikteliği bilinci,

Bugünkü AB-D mandacılığını 1920’lerde olduğu gibi toprağa gömmek,

“Bağımsızlık ve özgürlük benim karakterimdir” sözünün hakkını vermek,

İlle de UFKUN ÖTESİNİ GÖRMEK gerek!

Aksi mi?

O zaman da sorarız: “Buna ya da bunlara ne demeli peki?” diye…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.