banner214

Hernekadar aile kavramı bizler için kutsal kabul edilsede, gelinen noktaya bakıldığında artan boşanmalar, değişen tercihler, tahammülsüzlük vb. gibi durumlar bu kutsiyete ağır darbe indiriyor gibi görünüyor. Peki evlikler neden, kim tarafından bitiyor. Bazı gözlemlerimi paylaşmak istedim. Elbette ki sözüm meclisten dışarı.

-              İş ve ev yaşantısı arasında bocalayan, denge kuramayan anne ya da babalar tarafından bitiyor. (Örneğin, işindeki patronluğu evde de sürdürmek isteyenler)

-              Olması gerekenden fazla empoze edilen bireysel yaşam tarzı çılgınlığını kayıtsız şartsız kabullenenler tarafından,

-              Geçmişin masum ‘’Aile’’ tanımının yerini, çocuk ya da çocuklar için birbirine tahammül etmek zorunda kalan anne babaların almasından,

-              Çocukluğunda, kendi ailesinde yeteri kadar sevgi görememiş, (birçok sebepten dolayı olabilir,ölüm,ayrılık vs.), 30-40 yaş arası kocaman çocuk ebeveynler tarafından, (sevgi vermek için o sevgiyi verecek kişinin sevgi doygunluğuna erişmiş olması gerekir)

-              Hep sevilmek isteyen ama sevmeyen aynı ‘’kocaman çocuk ebeveynler’’ tarafından,

-              Evleneceği kişiyi, yaşam garantisi görüp, maddi işler ters gidince garantiyi kaybetmiş hisseden aşırı materyalist anne-babalar tarafından.

-              Çocuklarına olan yetiştirme tarzlarının farklı ve uzlaşılmaz olan ebeveynler tarafından,

-              Evliliklerde anne ya da baba herhangi birinin diğerini tabiri caizse ‘’avucuna’’ alma isteğinden, paylaşım için değil hükmetme duygusunun ağır bastığı kişiler tarafından,

-              Karı koca haricindeki ‘’hareketsever’’ bilgi yoksunu adeta bir azmettirici gibi çalışan aile bireyleri tarafından.

-              Anlaşmazlık durumlarında, ailede akıllı, birleştirici, objektif bir ‘’büyük’’ olmamasından,

-              Fedakarlık kelimesinin egonun ve kibrin altında ezilmesinden,

-              Erkek gibi kadınlar, kadın gibi erkekler tarafından,

-              Eşlerin birbirlerine olan güvensizliğini fark edip o güveni kendi vizyonlarıyla doldurmaya çalışan yanlış arkadaş çevrelerinden,

-              Sen erkeksin ya da sen kadınsın gibi baskı cümlelerinin olaylara ve durumlara göre ben erkeğim ya da ben kadınım şeklinde evrilmesinden,

-              Monoton yaşam tarzından,

-              Tahammülsüzlükten,

-              Kadın ya da erkeğin herhangi birinin üzerine gereğinden fazla sorumluluk yüklenmesinden,

-              Herhangi birinin diğerinin işçisi, elemanı, (çünkü görevleri vardır) gibi görmesinden ve bu görevlerin herhangi biri yapılmayınca kişiye ‘’yetememe’’ duygusu hissettirenler tarafından,

-              Anne ya da babanın bireysel yaşam tarzını, aile kurumunun içerisine empoze etme isteğinden,

-              İş hayatından … bey ya da …. Hanım gibi ünvanları, aile hayatında da dayatmaya çalışan ebeveynlerden,

-              Her zaman ‘’meşgul’’, her zaman ‘’yoğun’’ anne babalardan,

-              Hazzın yerini alan gösteriş düşkünlüğünden,

-              Devasa sevgi ve saygı boşluklarını, aile dışında, maddi şeylerle doldurmaya çalışanlardan,

-              Diğerine kendisini ‘’öteki’’ gibi hissettiren eşlerden,

Ve daha niceleri…

Günümüzde ayrılıkların nedenleri hakkında bazı gözlemlerimi paylaşmak istedim. Elbetteki aldatma, şiddet gibi temel ayrılık nedenlerinden bahsetmedim. O başka bir boyut.

Ne mutlu fedakar anne ve babalara ve onların mutlu çocuklarına.

Sevgiyle kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255

restbet