Bir ülkede işler iyi gitmiyorsa, her şey bıçak sırtındaysa, iktidarın hitap ettiği alan daraldıysa; devreye kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı dil giriyor.

Bunun yakın zamanda belirgin ve sert örneğini 1 Kasım 2015 seçimleri öncesi ve sonrası yaşananlarla gördük.

Bu tarihten itibaren muhalefet yapma alanı daraldı, söylemlerde daha sert bir dil kullanılıyor, yasama ve yürütmenin bağımsızlığı tartışılır hale geldi.

Bu durum ittifaklar döneminin başlamasıyla beraber daha katı bir hale geldi. Daha önce yüzü batıya dönük, demokrasiyi geliştirme çabası veren bir iktidar resmi çizen Ak Parti, ittifakla birlikte dışa kapalı, sert ve milliyetçi bir tavır aldı ve bu söylemlerine yansıdı.

Söylemleri kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı ve militar bir hal aldı. Bu söylemlerin yansımaları toplumun her kesiminde görünür bir hal aldı maalesef memura, mahkemeye, polise, bürokrata, çiftçiye köylüye…

Bunu Batman’da İpek Er’e tecavüz edip serbest bırakılan tecavüzcü uzman çavuşun mahkeme kararında çok açık bir halde görebiliriz.

Sakarya’da yaşlı, çocuk, kadın demeden büyük bir nefretle Kürt tarım işçilerine saldıran köylülerde görebiliriz. Hem de öyle bir nefret hali ki 72 milletin yaşadığı Anadolu’da kavgada kadına el kalkmaz ama Sakarya’da adamın biri kudurmuş bir köpek gibi elinde çocuğu bulnan kadına yumruklarla saldırıyordu. Ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı dilin etkisini, bu ırkçı saldırının yapılmayan soruşturmasında ve yetkililer tarafından ferdi bir olay olarak yansıtılmasında görebiliriz. Ama hepimiz biliyoruz o işçiler Trabzonlu olsa o dayağı yemeyeceklerdi.

Bu kutuplaştırmacı dilin etkisini, Afyon’da toz yapıyor diye Kürt inşaat işçisini öldüren kişinin gözlerinde görmek mümkün.

Yetkililer tarafından bu ırkçı saldırılar her zaman inkar edilir ve kişisel meseleler olarak toplum aksedilir ve halı altına doğru süpürülür bu olaylar.

Ama bu dilin toplumdaki yansıması ve yarattığı eser diyebileceğimiz bir örnek sosyal medyaya düştü birkaç gün önce. Videoda başörtülü yirmili yaşlarda bir kız var, arkasındaki duvarlarda milliyetçililiği sembolize eden birkaç fotoğraf var. Fonda hareketli bir müzik var ve kız dans etmeye başlıyor ve yukarıda yaşanan üç olayında faillerini övüyor ve buna çok sevindiği gözlerinden belli oluyor.

Bir kadın nasıl bu hale gelir gerçekten anlamak zor. Sırf Kürt diye elinde çocuğuyla şiddet gören bir kadına, tecavüze uğrayan diğer kadına Kürt diye seviniyor ve tecavüzcüsüne sahip çıkıyor.

Nefret söylemleri insanları canavarlaştırıyor, bu örnekler tarihte dolu ve utanç müzelerinde yer kara leke olarak yer alıyorlar.

İyilik ve güzellik için umudunu yitirmeyen ve mücadelesini sürdürenlerde her zaman olacak. Kolun kırılıp yenin içinde kalmayacağı günlere…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.