banner214

Kısa bir süre önce, medyamızda haber olmuştu; ülkemizin ünlü CEO’ları ile yöneticilik mesleğine heyecan duyan gençlerin bir mekânda buluşmaları.   Mikrofon uzatılan katılımcı gençlerimiz deneyimli CEO’ları dinlemekten ve kariyerlerini planlarken onların önerilerini dikkate almak üzere belleklerine yerleştirmekten mutlu idiler.

CEO, yabancı bir önek olarak artık dilimize girmiştir.   Açılımı ise “Chief Executive Officer” olarak biliniyor.  Mealen “En yetkili birinci yönetici” olarak düşünülebilir.

CEO olmak, kuşkusuz sıradan bir atama değildir.   Eğitimli, deneyimli ve yeniliklere açık bir geçmişi olmak gerekiyor.   Ağırlıklı olarak orta yaş üzeridirler, genç olan istisnaları da vardır.  Hemen hepsi şık giyinirler.  Hem bulundukları firmanın pozisyonunda etkileyici olmaları ve hem de yıllık gelirlerinin çok cazip olması nedeni ile sosyal ortamın gözdeleridirler.   Medyaya yansıyan yüz binler ve hatta milyon dolarlar düzeyindeki kazançları sadece maaşlarından aldıkları paralar değildir.   Batılı büyük ve köklü şirketler, CEO makamına ayrılmış ciddi bir hisse senedini atanan her yeni kişiye aktarır.   CEO, firmasını başarılı şekilde yönetir ve şirketini kârlı konuma taşıdıkça, kendisine emanet edilen hisse senetlerinin değeri artar ve bu kazanç CEO’nun hesabına aktarılır.  Eğer başarılı olamıyor ise şirketin hisse senetlerinin getirisi artamayacağı için kendi kazancı da söz konusu olmaz, zaten yılsonunda da makamından alınır.  Bilemiyorum ama ülkemizin köklü ve büyük firmalarının da benzeri uygulamaları vardır diye düşünüyorum.

CEO’lar, sosyal yaşamın gözdeleridir diye not düşmüştüm.   Özellikle şişkin cüzdanları birçok kadının ilgisini çekmektedir.  Aşağıda benzeri bir mizahi örneğini sunuyorum.   (İnternet üzerinden bu iletiyi döngüye sokan, Sayın Naci Kaptan’a teşekkür ediyorum).

***

 Dünyanın en büyük finans şirketlerinden J.P. Morgan’ın CEO’su James Dimon, zengin koca avcısı bir kızın attığı elektronik postaya bakın nasıl cevap veriyor.  Önce kızın J.P. Morgan’a yolladığı elektronik postaya bir göz atalım:

“Sayın Morgan, size karşı dürüst olacağım. Bu yıl 25 yaşına giriyorum. Çok güzelim, iyi bir stilim var ve kaliteli şeyleri severim. Fotoğrafım yukarıdadır. Yıllık geliri en az 500 bin dolar veya daha fazla olan bir adamla evlenmek istiyorum.

Açgözlü olduğumu düşünebilirsiniz, fakat New York’ta yıllık geliri 1 milyon dolar olan insanlar maalesef orta sınıf sayılıyor. Çok şey istemiyorum. Sizin sitenizde yıllık geliri 500 bin dolar veya daha fazla olan birileri var mı? Hepiniz evli misiniz? Bu konuları merak ediyor ve sormak istiyorum, sizin gibi zengin insanlarla evlenmek için ne yapmam gerek?

Bugüne kadar birlikte olduğum erkekler arasında en zengini yılda 250 bin dolar kazanıyordu. Central Park’ın batı yakasında, yüksek bütçeli siteler de yaşamak isteyen biri için yıllık 250 bin dolar yeterli değil. Size alçak gönüllülükle soruyorum;

1) Zengin bekârlar nerede takılır? (Lütfen bar, restoran, spor salonu, kulüp vs. gibi mekânların isimlerini ve adreslerini yazar mısınız?)

2) Hangi yaş kategorisine odaklanmalıyım?

3) Çoğu zenginin eşleri neden ortalama güzellikte? Birkaç kızla tanıştım; güzel veya ilgi çekici değiller ama zengin erkeklerle evlenebilmişler!

4) Kimin karınız, kimin yalnızca sevgiliniz olabileceğine nasıl karar veriyorsunuz? Benim hedefim evlenmek. Zengin bir adamla evlenebilmek için ne yapmalıyım?”

Saygılarımla  (Bayan Güzel)

CEO James Dimon’un yanıtı

“Sevgili Bayan Güzel, yazınızı büyük bir ilgiyle okudum. Tahmin ediyorum ki sizin gibi aynı soruları soran pek çok genç kız vardır.  Lütfen profesyonel bir yatırımcı olarak durumunuzu analiz etmeme izin verin;

Benim yıllık gelirim 500 bin doların üzerinde, sizin kıstaslarınıza uyuyor, bu sebeple zamanınızı boş yere çalmadığımı umut ediyorum.  Bir işadamı gözünden bakarsak, sizinle evlenmek kötü bir fikirdir. Nedeni ise çok basit, lütfen açıklamama izin verin.

Detayları bir kenara bırakırsak, yapmaya çalıştığınız şey ‘güzellik’ ile ‘para’ ikilisini takas etmek: A kişisi güzelliği sağlar, B kişisi de bunun için ödeme yapar, gayet adil.  Fakat burada ölümcül bir problem var; sizin güzelliğiniz kaybolacak ama benim param özel bir sebep olmadıkça tükenmeyecek.  Aslına bakarsanız, benim gelirim yıldan yıla artabilir, ancak siz yıldan yıla güzelleşemezsiniz. Bu sebeple, ekonomik açıdan bakarsak, ben değer kazanan bir varlıkken siz değer kaybeden bir varlıksınız. Hem de sıradan bir değer kaybı değil, katlanarak artan bir değer kaybı.

Eğer güzellik sizin tek varlığınızsa, değeriniz 10 yıl sonra çok daha düşük olacak.  Wall Street’te kullandığımız bir terimden yola çıkarsak, sizin için ‘takas pozisyonu’ diyebiliriz, ‘satın al ve bekle’ değil.   Sizi satın almak iyi bir fikir değil, bu sebeple kiralamayı tercih ederim. Çünkü alışveriş değeri düşen bir şeyi uzun süre elde tutmak hiç de akıllıca değildir. Şüphesiz; aynı şey sizin istediğiniz evlilik için de geçerli. Bu yazdıklarım size zalimce geliyorsa bir de şöyle düşünün;  Tüm paramı kaybetseydim, beni terk etmez miydiniz? Aynı şekilde güzelliğinizi kaybettiğinizde, benim de çıkış yolunu bulmam gerekmez mi?

Yıllık geliri 500 bin doların üstünde olan insanlar aptal değil; sizinle yalnızca çıkarız ama evlenmeyiz. Size, zengin bir adamla evlenme fikrini unutmanızı öneririm.  Bu arada, yılda 500 bin dolar kazanan o zengin siz olabilirsiniz. Zira o kadar parayı kazanmak, zengin bir aptal bulabilme ihtimalinizden daha yüksek.”

CEO J.P. Morgan

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255

restbet