Öne Çıkanlar muharremince mersin vagon persembe vatandaş halk iktidar muhalefet imecehaber imecegazetesi çevre hedef saglık salı dünya İmeceHaber mersin idlib azez tır İmeceHaber covid tedbir sondakika küliye mersin carsamba özelhaber

Bu haber kez okundu.

“DÖNMEMEK ÜZERE TERK ETMEK ZORUNDA KALACAĞIZ”

Haber: Elif KURTTAŞ

Mersin Nükleer Karşıtı Platform Sözcüsü Uğur Tulay 36 yıl önce yaşanan Çernobil felaketinin Akkuyu Nükleer Santralde yaşanması durumunda “Binlerce kilometrekarelik alan tahliye edilecek ve bu toprakları bir daha dönmemek üzere terk etmek zorunda kalacağız.” dedi.

Yaşanılan patlamaya değinen Tulay “Bundan 36 yıl önceydi. Çernobil’de 26 Nisan 1986 tarihinde saat gece 01.23’te yaşanan patlamadan sonra o gecenin artık sabahı hiç olmadığını söyleyen Tulay “Bir daha evlerine dönemediler. Çernobil’de baharın geldiğini bir daha hiç göremediler. “ Her şeyin bir zamanı var,” demiş şarkının sözlerinde Fikret Kızılok ama Çernobil’de yaşanan felaketin izlerinin yok olması için ‘O zaman’ artık hiç yok.” şeklinde ifade etti.

“EN YÜKSEK SINIFLANDIRMA ORANI OLAN 7 İLE ÖLÇEKLENDİRİLMİŞTİR”

Yaşanılan 2 felakete değinen Tulay “O gece Sovyetler Birliğine bağlı Pripyat kentinde Çernobil Nükleer Güç Santrali'nin 4 numaralı reaktöründe bir patlama yaşandı. Çernobil felaketi, Uluslararası Nükleer Olay Ölçeğinde en yüksek sınıflandırma oranı olan 7 ile ölçeklendirilmiştir. Bu sınıfta ölçeklendirilen yalnızca iki nükleer felaket bulunmaktadır. Bunlardan birisi Çernobil felaketi, diğeri ise 2011 yılında deprem sonrası meydana gelen Fukuşima Nükleer Güç Santralı kazasıdır.” ifadelerini kullandı.

“SANTRALDEKİ GENEL GÜVENLİK ÖNLEMLERİNİN YETERSİZLİĞİ NEDENİYLE MEYDANA GELMİŞ”

Çernobil felaketinin ardından Sovyetler Birliği'nde o dönem kazanın sebeplerini araştırmak için kurulan devlet komisyonu, santral yönetimini ve personelini kazanın baş sorumlusu ilan ettiğini söyleyen Tulay “Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) bünyesindeki Uluslararası Nükleer Güvenlik Komitesi (INSAG) de ilk başlarda Sovyetler Birliği devletiyle aynı görüşteydi, fakat aynı kurum 1991 yılında kazayla ilgili yayımladığı yeni raporunda, "personelin hatası sonucu başlayan kazanın, reaktörün yetersiz tasarımı nedeniyle bir felakete dönüştüğü" tespitine vardı. INSAG, 1993 yılında hazırladığı nihai raporunda ise personel hatalarıyla ilgili daha önce varılan bazı tespitlerin yanlış olduğunu, kazanın reaktördeki tasarım hatası, reaktörün güvenlik standartlarını karşılamaması ve nükleer santraldeki genel güvenlik önlemlerinin yetersizliği nedeniyle meydana gelmiş olma olasılığının ağırlık kazandığını belirtti.” şeklinde konuştu.

“ BU TOPRAKLARI BİR DAHA DÖNMEMEK ÜZERE TERK ETMEK ZORUNDA KALACAĞIZ”

Bugün Akkuyu Nükleer Güç Santrali için alınan en üst düzey güvenlik önlemlerin Çernobil içinde alınmadığını belirten Tulay “Aklımıza getirmek dahi istemediğimiz bir felaketin de Akkuyu’da yaşanması durumunda ise binlerce kilometrekarelik alan tahliye edilecek ve bu toprakları bir daha dönmemek üzere terk etmek zorunda kalacağız. Verimli toprağı, denizi, güneşi, sahili ve kumsalları ve ormanlarıyla anılan bu güzel coğrafya sadece acı, gözyaşı ve felaketlerle anılmaya başlanacak.” dedi.

“BİR DAHA ASLA DÖNEMEYECEKSİNİZ”

Yaşanılan felaket durumunda her şeyin terk edileceğini kaydeden Uğur Tulay ”İçinde yaşadığınız yuvanızı veya yeni aldığınız arabanızı, çok sevdiğiniz köpeğinizi, kedinizi, ahırınızdaki ineğinizi, özel günlerinizde giymek için dolapta özenle sakladığınız elbisenizi, çocukluğunuzu, gençliğinizi, duvarda asılı duran fotoğraflarınızı ve en sevdiklerinizin mezarlarını bırakıp gidecek ve bir daha asla dönemeyeceksiniz.”diye belirtti.

Çağrıda bulunduklarını ifade eden Tulay “Birleşmiş Milletler Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşmasına ülkemizin de katılması için gerekli adımların atılmasını istiyoruz. Çernobil felaketi gerçeklerinden yola çıkarak Akkuya’da yaşanabilecek bir felakette sadece toprağına, havasına, doğasına, evlerimize ve anılarımıza veda etmek zorunda kalmayacağız, nesiller boyunca dünyaya gelecek tüm canlılarda yaşanabilecek anomalilerle karşılaşacak, sürekli ısınarak adeta çölleşmeye doğru giden Akdeniz’i ve deniz canlılarını da yok edeceğiz. Kentimizin yaslandığı Toroslar’ı; ağacını ve kuşunu da yok edeceğiz.” diye konuştu.

Bu konuda haykırmaya devam edeceklerini vurgulayan Tulay “girişte söylediğimiz şarkının sözleri “Benim Dermanım Yok” diye devam ediyor; ancak gördüğünüz üzere ülkemiz ve halkımız için bizim mücadele edecek dermanımız var ve buradan haykırıyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.