banner214
Öne Çıkanlar bayırdır mersin müzisyenleredestek MersinİmeceGazetesi Muharrem ayı dolayısıyla aşure etkinliği düzenledi. Geniş katılımlı etkinlikte

MERSİN’E ÇÖKME HARARETİ 

Haber:  Seren SABUNCU

Mersin’de merkez Toroslar ilçesinde 10’u olmak üzere toplam 37 bölgeye maden ruhsatı verildiği öğrenildi. Ruhsat verilen yerlerde maden ocaklarının açılması içinse yetkililer bölgelere giderek Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporları için toplantılar düzenliyor. Bazı bölgelerde yetkililer toplantılarını gerçekleştirirken, bazı bölgelerde ise halkın tepkisi üzerine toplantı gerçekleştirilemiyor. En son merkez Yenişehir ilçesine bağlı kırsal Çukurkeşlik Mahallesi’nde yapılmak istenen ÇED toplantısı, mahalle sakinleri tarafından davul, zurna, tencere ve tavayla engellendi. Bunun üzerine toplantıyı gerçekleştiremeyen yetkililer, bölgeden ayrılmak zorunda kaldı.

BÖLGE TAŞ OCAĞI SALDIRISI ALTINDA

CHP’li Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesi ve ekoloji aktivisti Abdurrahman Yıldız ve Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Necmi Birim, kentte hükümet eliyle yapılan ekolojik saldırıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toroslar ilçesinin sınırları içerisinde bulunan köylerde ve yaylalarda yapılmak üzere 10 maden ruhsatının verildiğini kaydeden Abdurrahman Yıldız, bölgenin taş ocağı saldırısı altında olduğuna dikkat çekti.  Ocakların yapılmak istendiği yerlerin daha önce tarım ve ormanlık alanları olduğuna vurgu yapan Yıldız, ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan imar değişikliğiyle bu bölgelerin tarım ve ormanlık alandan çıkarılıp maden sahasına dönüştürülerek, ruhsatlandırıldığına vurgu yaptı.

‘GIDA SORUNUYLA KARŞI KARŞIYA KALACAĞIZ’

Kentin uzun yıllardır ekolojik saldırı altında olduğunu dile getiren Yıldız, kentin yaylalarının ise turizm “terörü” ile karşı karşıya olduğunu belirterek, “Kentin sıcaklığından kaçmak isteyenler bu yaylalara gelip düzensiz ve kuralsız bir şekilde konut yaptırıyor” tepkisinde bulundu. Bölgede yetiştirilen ürünlerin kente getirilip satıldığını aktaran Yıldız, “Ancak, buraları da taş ocağı marifetiyle elden çıkarırsak bir müddet sonra taş ocağındaki taşları kemirmek zorunda kalacağız. Gittikçe yaşam kalitesi bir yana ciddi gıda sorunuyla karşı karşıya kalacağız” değerlendirmesinde bulundu.

30 YIL SONRA EKİLECEK TOPRAK KALMAYACAK

Üretim alanlarının sürekli betonlaştırıldığının altını çizen Yıldız,  kente dönük saldırıların böyle devam etmesi durumunda 30 yıl sonra kentte ekilecek bir metrekare toprağın kalmayacağına dikkat çekti. Toroslar’da yapılacak taş ocaklarıyla birlikte bölgenin yaşanmaz olacağını dile getiren Yıldız, “Yerel dinamiklere sorulmadan Ankara’da oturup bu bölgelerin geleceğine karar vermek, hükümetin bu köylere yapacağı en büyük kötülüktür. Bundan hızla vazgeçilmesi gerekir. 37 maden ruhsatı verildi. Bu ruhsatlar, kentin ekolojisine topyekün saldırıdır. Bu bir felakettir. Bu, insanlığını yok oluşu demektir. Hiç kimse taş ve beton kemirerek hayatını devam ettiremez. Hükümetin bunu anlaması lazım. Artık merkezden karar vermeye son verilmesi lazım” şeklinde konuştu. Kent nüfusunun yüzde 5’nin köylerde, geriye kalan yüzde 95’nin ise kentlerde yaşadığını dile getiren Yıldız, “Yüzde 5’in üretimiyle yüzde 95 besleniyor. Bunun tersi olması lazım. Taş ocaklarını değil, köylerdeki üretimi teşvik etmeliyiz” diye konuştu.

‘HAFTADA 36 TON PATLAYICI PATLATILACAK’

Toroslar ilçesine bağlı kırsal Kerimler Mahallesi’nde yapılmak istenen taş ocağının ÇED raporu çıkması durumunda bölgede haftada 36 ton patlayıcının patlatılacağına dikkat çeken Yıldız, şunları söyledi: “Her hafta bu civar köylerin tepesine taş yağacak. Dolayısıyla bu insanların bırakın burada tarım ve hayvancılığı yapmasını buradan göç etmek zorunda kalacaklar. Bölgedeki yaban hayvanlar olacak. Bu bir vicdansızlıktır. Her bir taş ocağında istihdam edeceği kişi sayısı 10’u geçmez. Bunun da bu köylüye bir faydası yok. Akkuyu’da gördük. Ruslardan başka çalışan yok. Bunların tamamı uydurulmuştur. İstihdam yaratacağız diyerek burada istihdamı yok etmenin bir anlamı yok. Bu bir saldırıdır ve çökme hareketidir” dedi.

“HEM TARIM HEM DE TURİZİM ETKİLENİYOR”

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Necmi Birim, tarım alanlarında maden ocaklarının kurulmasını uygun bulmadıklarını söyledi. Başkan Birim, “Tarım alanlarının  maden sahalarına dönüşmesini kesinlikle tasvip etmediğimiz gibi karşısındayız. Madenler ve madencilik tabi ki olması gerekir ama olması gereken yerlerde olması gerekiyor.  Tarım, doğa ve orman alanlarının yok edilerek maden sahası açılmasına asla izin vermeyiz. Uygun görmeyiz” dedi.

Kente olan zaralar konusuna da değinen Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Necmi Birim, kente yakın olması halinde her türlü zararı vardır. Bu nedenle kente yakın olmaması gerekiyor. Tarım alanlarının üzerinde olmaması gerekiyor. Kentin akciğerleri olan orman alanlarımız yok edilerek kurulmaması gerekiyor.  Maden sahaları  yeri uygun ve şehir merkezlerinden çok alanlarda kurulması gerekiyor.  Kayaların olması gereken yerlerde olması gerekiyor.  Tabi ki madenler önemli bu ülkenin dövize ihtiyacı var. Ama  bir yeri yok ederek bir yer olmaması lazım.  Kurulması gereken yerlerde kurulması daha sağlıklı olur.  Yakınlarda olması halinde hem tarımı hem de turizmi olumsuz etkiler. Tarım alanları yok edilerek ruhsat veriliyorsa biz ona karşıyız” diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255