banner321
Öne Çıkanlar besyo bekçilik ekonomi Hurma ramazan iftar sahur Salı İmeceHaber koc

“ORMANLAR SERMAYEYE PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR”

Haber: Şirin Alp

Geçtiğimi günlerde Resmi Gazete de yer alan orman yönetmeliğinde ki değişikliğe göre “Ormanlık alanlarda kamu yararı ve zaruret bulunması halinde; liman geri hizmet alanı, havaalanı, demiryolu, teleferik hattı, tünel gibi ulaşım tesislerine; savunma ve güvenlik tesislerine; enerji üretim santralleri, radyo-televizyon verici istasyonu ve antenleri, baz istasyonları, petrol ve doğalgaz boru hattı; ruhsata dayalı petrol ve doğalgaz arama, işletilme ve yeraltı doğalgaz depolanmasına ilişkin tesislere; aile sağlığı merkezi, hastane gibi sağlık tesislerine; ilk, orta, lise ve dini eğitim tesisi ile dini eğitim tesisine bağlı uygulama maksatlı ibadethane tesisi gibi eğitim tesislerine; ceza infaz kurumu tesislerine ve bunlarla ilgili yer, bina ve tesislere izin verilebilecek.” olarak yeni düzenleme yayınlanmıştı.

Yeni kanun değişikliği orman alanlarının iktidarca iyice ranta açıldığını dikkat çeken birçok STK’lar ve çevreciler tepkilerini göstermiş ve kanun iptal edilmesi gerektiğini belirtmişlerdi. Tarım ve Ormancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası, Mersin Şube Başkanı Ömer Hatip Özden yaptığı yazılı basın açıklaması ile; “Sermayenin dünyada bugüne kadarki ekolojik ve toplumsal tahribatı ülkemizde de son yıllarda iktidarın eliyle hız kesmeden devam etmektedir. Sonu gelmeyen kar hırsı sermayenin her geçen gün farklı doğal kaynakları yok etmesine yol açarken, iktidar sermayenin bu ihtiyacını karşılamakla görevli memurlara dönüşmüştür. Sermayenin sıkıştığı yerde, kendisini kurtarmak için verdiği emirleri, mevcut yasaları sermaye lehine değiştirerek sömürünün ve ekolojik tahribatın önünü açmaktadır. 30 Kasım 2021 tarihli ve 31675 sayılı Resmi Gazete’de,6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 17/3 ve 18’inci Maddelerinin Uygulanması İle İlişkili Yönetmelikler yayınlandı. Anayasa’nın 169’uncu maddesi orman alanlarının ormancılık dışı uygulamalara tahsisi ile ilgili en üst hukuk normudur. Söz konusu maddenin konuyla ilgili 2’inci fıkrası şu şekildedir:"Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz." dedi.

“DOĞAYA KARŞI EN KÜÇÜK BİR SAYGI YOK”

Özden; “ Son 9 yılda orman alanlarında yaklaşık 50 bin işletmenin kurulmasına izin verilmiş ve bu izinlerle yaklaşık 340 bin hektarlık orman alanının ormancılık dışı kullanıma tahsisi gerçekleşmiştir. Yani bu alanlar resmi kayıtlarda orman olarak görünmeye devam ederken fiiliyette orman vasfını yitirmiştir. 1956 yılından buyana verilen bütün izinlerin miktarının yaklaşık olarak 750 bin hektardan biraz az olduğu düşünüldüğünde, bu izinlerin neredeyse yarısının son dokuz yılda verilmiş olduğu görülmektedir. Bu da hem son yıllarda yapılan yasal değişikliklerin hem de ormancılık örgütü üzerinde oluşturulmuş ağır siyasal baskıların açık sonucudur. 19 yıldır tek başına iktidarda bulunmanın getirdiği sermaye odaklı iktidar hastalığı, ormancılık alanında da önemli yıkımlara neden olmuş, doğaya ve orman varlığımıza karşı en küçük bir sevgi ya da saygının olmadığı da yapılan düzenlemelerle tescillenmiştir.” açıklamasında bulundu.

ORMANLAR SERMAYEYE PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR

Ömer Hatip Özden ; “19 yılda 10 defa Orman Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. Bu düzenlemelerle orman alanlarından ormancılık dışı amaçlarla yararlanma, deyim yerindeyse olağanlaşmıştır. Bu sayede en küçük bir ekonomik getiri için bile ormanlar rahatlıkla sermayeye peşkeş çekilmektedir. Ormanlarımız şantiye alanı haline getirilirken, neredeyse ülkenin her yerinde yok edilen ormanların yerlerine taş ve mermer ocakları, RES’ler, JES’ler, HES’ler, maden sahaları, yollar, güvenlik barajları ve turistik tesisler karşımıza çıkmaktadır.”ifadelerini kullandı.

KAMU YARARI ADI ALTINDA

Açıklmasına devam eden Özden ; “ Kamu yararı kelimesinin arkasına sığınarak menfaatçi ve rantçı bir bakış açısı ile belirledikleri işleri ya da projeleri bu talan politikalarıyla hayata geçiriyorlar. Oysa niceliksel ve niteliksel olarak aynı zamanda ekolojik açıdan sürdürülebilirliği olmayan hiçbir proje, hiçbir iş, hiçbir yapı kamu yararı oluşturmaz.” dedi.

EKOLOJİK YAŞAM İÇİN HAKLI MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ

Özden ; “Ekolojik katliamların her gün yaşanmasında esas fail; sermaye ve yaşamı sermayeye peşkeş çeken ve bunu da ekonomik kriz bahanesiyle halkın üzerine yıkan iktidardır.Esas suçlu; doğayı, sermaye ve pazar ürünü nesnesi haline getiren sistemdir. Doğa ve insanı kontrolüne alarak yaşam akışının önüne set çeken sistemin gerçekliği bilinmektedir. Söz konusu değişiklik, yıllardır alıştırılmaya çalışıldığımız,sermayenin arazi ihtiyacının kamu arazilerinin bedelsiz arsa olarak görülen orman alanları ile karşılanması ve ormanların sadece bir rant kaynağı olarak görülmesi anlayışının uzantısından başka bir şey değildir.Bu anlayış karşısında her türlü fiili, meşru mücadele hakkımızı kullanarak, halkın olanın halk tarafından yönetilmesi anlayışımızla bu yönetmelikleri yargıya taşıyacağımızı ve ekolojik yaşam hakkı mücadelemizden vazgeçmeyeceğimizi açık ve net bir şekilde beyan ederiz.” ifadelerini kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner291

banner323