banner214
Öne Çıkanlar ihrac mersin liman KATEGORİ YOKSUL KENTİN YOKSUL KONUKLARI alitoprak alimetoprak antalya

“YÖNETEMİYORSUNUZ, YANIYORUZ!”

Haber: Hüsamettin TANRIKULU

Ülkemizde ve kentimizde çıkan orman yangınları nedeniyle yangın yerlerinde incelemelerinde bulunan Mersin Tabip Odası Mersin Şubesi, “yönetemiyorsunuz, yanıyoruz” diyerek yangının da bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti.

“SAĞLIK ÇALIŞANLARI, YETKİLİLER VE HALK İLE GÖRÜŞTÜK”

Yangın yerlerinde incelemelerde bulunan Tabip Odası Mersin Şubesi şu ifadelere yer verdi;

“Yangın haberlerinin alınmasından itibaren yetkililer ve bölge sağlık kurumlarındaki meslektaşlarımız ile görüştük. 4 Ağustos tarihinde Mersin Tabip Odası olarak Silifke, Yeşilovacık, Aydıncık'ta ziyaretlerde bulunarak sağlık çalışanları, yetkililer ve halk ile görüştük. Mersin Orman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı Gülnar, Silifke, ve Aydıncık ilçesi sınırları içerisinde 28 Temmuz 2021 günü başlayan ve 1 Ağustos 2021 tarihinde kontrol altına alınabilen yangınlarda  ormanlık alanlar ve  yerleşim yerleri etkilenmiş; 3466 hane tedbir amacıyla boşaltılmış, 6386 kişi güvenli bölgelere taşınmıştır. Tahliye edilen bölgedeki insanların barınma sorununun; yakınları ve valilik, kaymakamlık, belediye gibi kurumlar tarafından giderildiği, şu an için geçici barınma alanlarına ihtiyaç olmadığı ifade edilmiştir. Mersin AFAD İl Müdürlüğü'nden 14 personel 5 araç bölgede görevlendirilmiş olup ayrıca Ankara, Niğde, Karaman ve Afyonkarahisar illeri Mersin Valiliği ile eşgüdüm halinde çalışmış, arazöz, itfaiye aracı ve su tankerleri bölgeye sevk edilmiştir. Hasar tespit çalışmaları amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan 14 personel ve 7 araç görevlendirilmiştir. Yangınlar nedeni ile 272 trafoda elektrik kesintisi meydana gelmiştir.

“EKOLOJİ VE HALK SAĞLIĞI SORUNUDUR”

Yangından 34 vatandaşımız etkilenmiş olup Sağlık Bakanlığı tarafından 86 sağlık personeli ile 27 ambulans görevlendirilmiştir. Sağlık hizmeti sunumuyla ilgili bir aksama yaşanmadığı tarafımıza iletilmiştir. Ancak içinden geçtiğimiz pandemi süreci nedeniyle yangın bölgelerinin tümünde aşı tedariki ve saklanmasının; çalışan tüm ekiplerin salgına karşı korunacağı önlemlerin alınmasının çok önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz. Orman yangınları tüm canlıların sağlığını olumsuz etkileyen ciddi bir ekoloji ve halk sağlığı sorunudur;  sağlığın tüm bileşenleri hassasiyetle takip edilmelidir.

Mersin'deki ve Türkiye'deki orman yangınlarına bir bütün olarak bakmamız gerekiyor. Yaşadığımız yangınlar; doğaya kulak asmayıp, küresel ve yerel verdiğimiz zararların karşımıza çıkardığı iklim krizinin ve diğer doğa tahribatlarının kötü sonuçlarından biridir.

Salgın bir halk sağlığı sorunudur. Yangın bir halk sağlığı sorunudur. Ama yönetmeme ve idare etme anlayışı daha büyük bir halk sağlığı sorunudur. Bu iktidar hepimizin sağlığını bozan adımlarla yürümektedir ve doğadaki tüm canlıların yaşamlarını tüketerek hızla ilerlemektedir. Tükenmemenin ve var olmanın yolu dayanışmadır.

Orman yangınları aynı zamanda ciddi bir hava kirliliği yaratmış ve halen halk sağlığı açısından ciddi bir risktir. Halkın kendini koruyacağı uygun maskeler hızla ve parasız dağıtılmalıdır

Bu bölgelerde asbestin herhangi bir bina ya da araçta kullanılıp kullanılmadığı; asbestin herhangi bir şekilde havaya karışıp karışmadığı hızla kamuoyu ve bilim insanlarıyla paylaşılmalıdır. Asbest kullanımı olan herhangi bir bina ya da araç varsa yangın sonrası dönemde hızla bilimsel yöntemlerle kaldırılmalıdır.

İktidar, içinde bulunduğumuz yangın sürecinde yangınla mücadelede politik, yasal, kurumsal ve teknik olarak yetersiz kalmıştır.   Bu yangınların çıkışının ve kontrol altına alınamayışının nedeni iktidarın rantçı, talancı politikalarıdır. Sermayenin iklim krizine yol açan politikaları ve yangın, sel vb. durumlarda süreçleri yönetmekteki acizlikleri ve umursamazlıkları tüm canlıların yaşamını ve yaşam alanlarını kaybetmesine yol açmış ve yaşamlarımızı çekilmez hale getirmiştir.

Bilgi akışının sağlanması için acil olarak bilim insanları ve teknik uzmanların da içinde yer aldığı bir koordinasyon merkezi kurulmalı, yangın süreci ve sonrasındaki ihtiyaçlara yönelik yardımlaşma iyi yönetilmeli ve bu merkezin basın bürosu aracılığıyla kamuoyuna günlük ve anlık doğru bilgi akışı sağlanmalıdır.

Orman yangınlarını önleme ve söndürme çalışmaları için kiralık değil, devletin kendi filosunda gerektiği kadar uçak, helikopter, yangın söndürme aracı, arazöz, diğer makine ve ekipman hazır bulundurulmalı ve yeterince nitelikli personel istihdam edilmelidir. Tüm resmi ve özel kurumların, tüm büyük, küçük yerleşim yerlerinin acil yangın önleme ve müdahale planları hazırlanmalıdır.

Yangının Kemerköy Termik Santrali'ne kadar ulaşması haklı olarak büyük panik yaratmıştır. Termik santrallerin ve nükleer santrallerin zararları dışında yangınlar sırasında da ne kadar tehlike yarattığı ortadadır. Termik santraller kapatılmalı ve nükleerden acilen vazgeçilmelidir.

Yanan yerlerin rehabilitasyonu konusunda "fidan dikme seferberliği" yerine bilim insanlarının önerileri doğrultusunda bölgenin ekosistemine uygun doğal, bilimsel rehabilitasyon yöntemleri uygulanmalıdır. Yanan yerler asla enerji, maden, turizm, konut gibi projelere açılmamalıdır.

Şehirleşme ve İmar faaliyetlerinde bilimsel olarak hazırlanacak "Yangın Yönetmeliği"ne uyulması sağlanmalıdır.

Yanan bölgelerde ve çevrelerinde avcılık  yasaklanmalıdır.

Yeterli personel ve teknik donanıma sahip birbirini görecek gözetleme kuleleri, dronlar ve helikopterlerle ormanlar 7 gün 24 saat izlenmeli ve erken uyarı sistemi oluşturulmalıdır.

Kritik bölgelere, özellikle ulaşım olmayan yerlere acilen ve yeterli kapasitede yangın göletleri kurulmalı ve başka amaçla kullanılmasına izin verilmemelidir.

Orman Genel Müdürlüğü "küresel ısınma" ve "iklim krizi"ne karşı ekolojik, ekonomik, toplumsal ve kültürel somut önlemler almalıdır. Küresel Isınmaya karşı bilim insanları ile birlikte eylem planlarını hazırlamalı, bu planlar hiçbir politik kaygı gözetmeden kararlılıkla uygulanmalıdır.

1954 yılında çıkarılan ve 2020 yılı sonuna değin tam 42 kez değiştirilen 6831 sayılı Orman Kanunu yeniden düzenlenmeli; ormanları enerji ve madencilik projeleri, turizm projeleri ve yapılaşmaya açan maddeler kaldırılmalı ve orman ekosisteminin korunması esas alınmalıdır.  Orman ekosistemini insan etkileşimine açarak, ekosistemi bozan ve yangın olasılığını arttıran tüm faaliyet ve projeler bilimsel olarak incelenmeli ve uygun olmayan faaliyet ve projelere izin verilmemelidir.

Tüm bu konuların takipçisi olacağımızı belirtiyor, yaşadığımız yangınlar nedeniyle kaybettiklerimizin yakınlarına bir kez daha sabır ve başsağlığı; yaralılara acil şifalar diliyoruz.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255

restbet