banner321

Kitap okumak, bir televizyondaki filimin alt yazılarını okumak, şiir okumak, gazete okumak… Ne okursanız okuyun, okumak, kalem tutmak iyi bir şeydir. Peki çocuklar neden okumak istemiyor? Çünkü okumak, bir alışkanlıktır ve okumayı sevmek, emek isteyen, uzun bir süreçtir. Çocuklar ilkokula başladıklarında, harfleri öğrenip yavaş yavaş okumaya geçerken, zaten zor bir süreç geçiriyorlar. Şayet, okulöncesi dönemde, ebeveynler tarafından çocuklara ilgi çekici hikaye kitapları okunmuşsa, o çocuklar kitaplara karşı bir okuma hevesi içinde olabilirler. Keşke, bende okumayı bilseydim diye iç geçirebilirler. Büyüklerin okuduğu gibi okumayı isteyebilir, kendini kitap okurken hayal edebilirler. Anne baba, hikaye okuyorsa çocuğuna, çocuk ebeveynine “ben ne zaman senin gibi okuyabilirim” diye sorabilir. Şayet çocuğunuza, ilkokul çağına kadar hiç kitap okumamışsanız çocuk, okul döneminde okumayı öğrenmede (altta güçlü bir okuma isteği ve merakı olmadığı için) zorlanabilir ve geç öğrenebilir. Çocuk, okumayı öyle böyle öğrendikten sonra bile, eline bir kitap alıp okumak isteyebileceğini pek zannetmiyorum. Çünkü iyi bir şeyin, alışkanlık halini almasını istiyorsanız, mutlaka onu siz yaparak göstermeli ve içinde merak duygusu uyandırmalısınız. Anne baba hiç dişlerini fırçalamıyorsa, elini yüzünü düzenli yıkamıyorsa, eline hiç kalem ya da kitap almamış ise çocuğundan bunları yapmasını istemesi pek de gerçekçi olmayabilir.  Çocuklar, okuma alışkanlıkları olmadığı için okumaktan sıkılıyor ya da hiç okumak istemiyorlar. Çocukta okuma isteği yaratmadan, onlara kitap okumaları için ne kadar baskı uygularsak uygulayalım, kitap okuma alışkanlığı edindiremeyiz.

 Okumak, ağır bir faaliyettir. Okumak için yerinde durmak ya da oturmak gerekir. Hayatının en aktif döneminde olan çocuklar, oturmak, hareketsiz kalmak istemezler. Telefon, tablet ya da bilgisayar, ebeveynlerin sürekli elinde tuttuğu ve zaman geçirdiği bir alet olmasından kaynaklı, çocukların ilgisini daha bebeklik yıllarında çekmekte ve o aletlere karşı bir merak duygusunu uyandırmaktadır. Telefon, tablet ve bilgisayarlardaki oyunlar, dışardaki çocuk oyun alanının da yeterince olmamasından kaynaklı onların oyun ihtiyacını giderdiği, heyecanlandırdığı ve keyif aldıkları bir alan olmaktadır. Ve bu oyunlar için çocuklar, ilgilerini çektiği ve merak duygularını uyandırmasından kaynaklı, saatlerce oturabiliyorlar. Fakat kitap, bir izleme faaliyeti değil ve okurken hemen bir heyecan ya da maceraya giremezler. O yüzden, kitaptan zevk almaları için biraz okumaya devam etmeleri gerekir. Hele ki okuma tam gelişmemiş ise okurken zorlandıkları için, okuma keyif vermez tam bir ıstıraba dönüşür.

Kitap okumayı sevdirmek için, önce ebeveynler bunun eğlenceli, keyif verici bir faaliyet olduğunu göstermeleri gerekir. Çocuğunuz kaç yaşında olursa olsun, uyumak için yatağına uzandığı zaman, elinize bir kitap alıp yanında oturun. Çocuklar meraklıdırlar genelde ve tıpkı bir filozof gibi soru sormayı severler. Elinizdeki kitap mutlaka dikkatini çekecektir. Ne okuduğunuzu soracaktır. Çok harika bir kitap diye başlayan sözcüklerinize, biraz da merakını uyandıracak gizemler eklerseniz, kitap okuma alışkanlığı yaratma konusunda ilk başarılı adımı atmış olacaksınız. Ona, istersen sana da biraz okuyabilirim diye teklifte bulunabilirsiniz. Herkes ilgi çekici bir şeyler, dinlemekten keyif alır elbet. İstisnai durumlar hariç, çocuk mutlaka dinlemek isteyecektir. Bir, iki, üç okuduktan sonra, çocuk yatmadan önce, ondan size aynı kitabı okumasını isteyebilirsiniz. Tabi çok sıkmadan. Çünkü çocuğun okuması tam gelişmediğinden yavaş okuyabilir. Yavaş okuduğundan kaynaklı, çabuk yorulabilir, konu bütünlüğünü kaybedebilir. Çocuk bir sayfa okuyorsa, siz beş sayfa okuyun. Tıpkı mısır tanelerini tavaya atar gibi sabırla kitap okumanın alışkanlık haline gelmesini bekleyin. Mısır taneleri yeteri kadar ısıya maruz kaldıktan sonra bir çiçek gibi açacak ve siz de ona hayran kalacaksınız. Mısır tanelerinin ne zaman yeterli ısıyı aldığına, siz karar veremezsiniz. Mısırların her biri kendine has özgünlüğü ile kendisi açacağı zamanı gösterecektir. Kitap okuma alışkanlığı istisnalar hariç, kendiliğinden gelişen bir alışkanlık değildir. Her alışkanlıkta olduğu gibi önce merak, sonra haz, sonra alışkanlık gelir. Ama biz çocuklarımıza git kitap oku dediğimizde, bunun hemen bir alışkanlık haline gelmesini istiyoruz. “o kadar çok çocuğuma git, kitap oku diyorum ama bir türlü okumuyor” sözü bir eğitim değildir. Çocuklar söylediğimizi yapmazlar, yaptıklarımızı yaparlar. Kitap okumasını bilmeyen ebeveynler bile, her akşam belli bir saatte eline kitap alıp, okuyormuş gibi açıp bakarsa, çocukta aynısını yapmak isteyecektir. Yazı yazmayı bilmiyorsanız bile, elinize kalem alıp bir defterin sayfalarını karalayın ya da bir kağıda bir şeyler çizmeye çalışan, bu davranışı çocuk mutlaka tekrarlamak, deneyimlemek isteyecektir. Ve kitapların büyülü dünyası, çocukları tıpkı bir mısır tanesi gibi, yavaş yavaş geliştirecek, ufkunu açacaktır. Okuduğumuz her şeyi, beyin anlamlandırmak için, canlandırmaya çalışacaktır. Ve bu da beynimizin sürekli çalışmasını sağlayarak, güçlendirecektir. Çocuğa sürekli yap dediğiniz şeyler, ilgisini çekmeyen, onu sıkan şeyler ise yapmasını istediğiniz şey, sadece onda daha fazla anti-pati yaratacaktır.

Kitap okumak, bir kuşun kanadında, dünyayı gezmek gibidir. Okuyunca, bunu anlayacaksınız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner291

banner323