Siyaseti, ülke gündemini, biraz ekonomiyi, biraz işsizlik ve yoksulluk oranını, biraz da eğitimin geriye gidişini doğru analiz eden her bilinçli T.C. Vatandaşı, ülkenin kötü gidişatından dolayı seçimlerde taraf tutmaz veya kişiye özel yandaş olmaz. Doğrunun hayata geçmesini ister.

Hangi statüde olursa olsun, hangi siyasi partiden veya siyasi düşünceden olursa olsun, vatanının ve milletinin geleceğini düşünen doğru ve dürüst insanlar ülke yönetiminin zorlu şartlara istinaden değişmesini mutlak suretle isterler.

1946’dan bu yana iç siyasette Amerikancı ajanlarca hazırlanan planla 1950’de ilki gerçekleşen ABD odaklı tek iktidar hükümetleri, dış ortaklı ekonomiye dâhil olarak yandaş zenginler yaratsalar da milletimizi yoksullaştırmış, gericileştirmiştir. NATO Üyesi olduğumuzdan bu yana ülkemizde CHP asala iktidar olamamıştır.

Benim her ortamda söylediğim, yeri geldiğinde yazılarıma konu ettiğim şu düşüncem asla değişmeyecek; “Türkiye NATO Üyesi olduğu müddetçe CHP İKTİDAR OLAMAZ!”.

Ülke durumumuzu kısaca belli gerçeklere indirgedikten sonra, akla hemen bir yıl sonra yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri geliyor. Tek İktidarın Tek Şahısla Yönetimini anlatmaya gerek yok. Muhalefetin 6 ortaklı ayağını da anlatmaya gerek yok!

Düşünmemiz gereken, ülke kötüye gitti mi, gitmeye devam ediyor mu? Ediyor.

Yoksulluk arttı mı, artmaya devam ediyor mu? Ediyor.

Enflasyonun %100’de %150’nin üzerine çıkmasına iktidar çare buldu mu? HAYIR!

Ve daha birçok olumsuzluklar düzeliyor mu? HAYIR!

LAİKLİK yok edilip, gericilik yaşam şekli haline getirilmeye ve gericilik desteklenerek cemaatleşmeye devam ediliyor mu? EVET!

Peki, muhalefet partilerinin hepsinin genel başkanlarına Cumhurbaşkanı Adayı olmaları dâhilinde eleştiriler mutlaka var mı? VAR!

Bu nedenlerle son 1,5 yıldır her siyasi sohbetimde dostlarıma anlattığım, birçok ulusal yazarın paylaşımlarının altına yazdığım yorumlarda ve bir yılı aşkın süredir CHP Genel Merkezine SÜREKLİ çektiğim FAXSLARDA önerdiğim bir Cumhurbaşkanı Adayı var. Adı; Yılmaz BÜYÜKERŞEN.

Neden Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz BÜYÜKERŞEN’i öneriyorum:

1)Hiç kimsenin eleştiremeyeceği başarılı bir siyasi geçmişi ve olgun bir yaşı var. Parlamenter Sisteme geri dönüş sürecini çok doğru yönetebilir.

2)CHP 6’lı İttifakın en büyük seçmen paydasını oluşturduğu için, CHP’de başarılara imza atmış, kimseyle siyasi bir kutuplaşmaya adı karışmamış ve diğer ittifak partilerinin destekleyeceği duruşa ve geçmişe sahip bir aday. CHP Camiasının ayrışmadan destekleyeceği bir aday.

3)CHP Ana Muhalefet ve Devletin Kurucu Partisi olduğu için, T.C. Devletinin İlkeleri 1980 sonrası çok zarar gördüğü için, yeniden devletimizin 6 ilkesine sadakatli bir şekilde parlamenter sistemi yeniden sağlam kuracak güvene ülke genelinde sahip olduğu için.

4)Cumhurbaşkanı seçildiğinde parlamenter sistemi kurup, yeniden başbakanlık işlevini hayata geçireceğine güvendiğimiz bir siyasi geçmişe sahip olduğu için.

5)Parlamenter Sistemi sağlamlaştırıp, Başbakanlık işlevini sağlam kurduktan sonra, Cumhuriyet’in Kazanımlarını yeniden sağlamlaştıracağına inandığımız için…

6)Büyükşehir Belediye Başkanlığını layıkıyla başarıp, Eskişehir’i dünyada ileri düzeydeki kentlerde olduğu gibi yaşam şeklinin her alanda yüksek ve çağdaş yaşandığı seviyeye ulaştırdı. Yaş itibariyle kendisinden siyasi düzeyde faydalanacağımız olgunluğa erişti. Artık yerine birini de yetiştirmesi bayrağı güveneceği Laik bir insana bırakması lazım. Parlamenter sisteme yeniden geçiş döneminde böylesine başarılı bir siyasiyi böylesi önemli adaylıkta görmeliyiz. Cumhurbaşkanlığı koltuğuna yakışacak nice aydınlarımızı, bürokratlarımızı siyasetin düzeysizleştiği son yıllarda yitirdik veya ötelenerek kendi hayatlarına çekildiler. Yılmaz BÜYÜKERŞEN’in mutlaka değerlendirilmemiz ve ülke olarak dünyada zamanı yeniden yakalamamız lazım…

CHP içerisinde ve 6’lı İttifak içinde asla herhangi bir kutuplaşmaya geçit vermeyecek olan Yılmaz BÜYÜKERŞEN örneği derhal ittifak tarafından masada değerlendirilerek aday konusunda hem fikir olunmalıdır. Zira mevcut Cumhurbaşkanı seçmenin aklında algı operasyonu yaratarak, Adayını belirleyemeyen aciz bir ittifak durumunu düşündürmeye başladı…

Bir sonraki yazımda, Mansur YAVAŞ üzerinden İttifak çevrelerinde İmamoğlu kutuplaşmasını yaratan çok tehlikeli son bir yıllık süreci gündeme getireceğim. Yazının konusu dağılsın istemiyorum. İttifakta kutuplaşmayı destekleyen hangi siyasi varsa bilin ki asla güvenilmez siyasilerdir. Ülke bu durumdayken, kutuplaşmaya destek verip, barışçı ve huzur veren adayları öne çıkarmayanlar bilin ki siyaseti şahsi çıkarları için yapıyordur. YAVAŞ ve İmamoğlu kutuplaşmasını yaratanlar bilin ki iktidarla iş birliği içerisindedir…

Ülke gündeminde artık tüm aydınların, düşünürlerin, eleştirmenlerin kaleme alması gereken konu, ülkeyi yeniden kurtaracak bir Cumhurbaşkanı Adayı örneği olacak yazılardır. Ülke insanlarının başka umut bağlayacağı ve umut edeceği durum kalmamıştır…

Cumhurbaşkanı Yılmaz BÜYÜKERŞEN.

Beyhan BALABAN

Cumhuriyet’in KALEMİ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner291