Salgınlar,

İletişim teknolojisindeki değişimler,

Cinsiyet tartışmaları,

Mandacılık zihniyetleri,

Dünya düzeninde değişimler,

İklim değişikliği ve yaşananlar,

Nüfus ve…

ABD, “Çin, laboratuvarlarda üretti,” dedi ve Çin’i suçladı. Yarasalardan, yiyenlerden bulaştığını iddia etti.

Çin’e, ABD askerlerinin taşıdığı söylendi.

Yedi buçuk milyar insan etkilendi. Milyonlarca insan öldü.

Aşılar bulundu ve ilaçlar…

Şimdilik YOK sayılabilir duruma gelmekte diyelim covid-19 için…?

İletişim teknolojisi, dünyayı insanın avuçlarına sığdırdı… Köleleştirmeye çalışmakta… Oysa HİZMET etmeli değil mi?

 “İnsanoğlu iki cinstir,” gerçeği tartışılmaya başlandı. Ya da tartışılması isteniyor… Adına da kulağa hoş geldiği gibi uğruna mücadeleler verilen “Özgürlük” gerekçesi konulmakta…

L (lezbiyen), G (Gey), B (Biseksüel), T (Transseksüel), İ (İntersex) (LGBTİ) hareketi küçük yaşlara kadar indiriliyor.

Aileler, çocuklarının cinsiyet değişimine öncülük edebiliyorlar. Yürüyüşler, bildiriler, konferanslar, broşürler, imza masaları vb. biçiminde gerçekte emperyalizmin yoz kültürünün parçası olarak karşımıza çıkmakta.

“Atatürkçüyüm” diyen amma velakin Atatürk’ün “Ya İstiklâl ya ölüm” şiarını kavramayan ve “Milletin azim ve kararına” olan güvenini yitiren, AB-D’den “Demokrasi” talep edenler var.

Dünya, tek kutuplu olmaktan sıyrılmakta ve çok kutupluluğa doğru yönelmiş bulunmaktadır. Gelişmekte olan ve Ön Asya ülkeleri çok kutuplu dünyada yerlerini almakta… Ülkemiz de Avrasya seçeneğinin direklerinden…

 “Türkiye’de üç çeşit iklim görülmektedir,” anlatımı artık tarihe karışıyor gibi… (Karadeniz iklimi, Akdeniz iklimi ve karasal iklim)

Neden mi?

Hemen her mevsim her sebze ve meyve yetiştirilebiliyor,

Hemen her mevsimde yağış olabilmekte,

Ya da

Yaz mevsiminde Doğu Anadolu bölgemizde KAR yağmakta.

Kış mevsiminde yağış azlığından söz edilebiliyorken baharda ve hatta yazın sel felaketleri yaşanabiliyor…

Dengenin bozulduğu GERÇEK. Üstelik de çok yönlü!

Ne yapmak gerek peki?

Toplumcu-Kamucu bakış,

“Paylaşmak” ortak paydasında buluşmalı…

Bu noktaya nasıl varılır?

Anti-emperyalist, ulusal – bağımsızlıkçı mücadeleler ile…

Mümkün mü?

Sadece Ulusal Kurtuluş Savaşımıza bakmamız bile sorunun yanıtını vermeye yeterli!

Zor ama gerçek,

Dengeyi sağlamanın başka yolu da yok!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner291