Ne absürt bir başlık değil mi?

 Şimdi başlığı koymak kolay ama bunun altını doldurmak zor.

 Her zaman yazılarımda bahsediyorum; ben asla profesyonel bir gazeteci değilim.

 Ama gündemi sıkı takip ederek bir takım çıkarımlar yapıyorum.

 Okurlarım şu korona yazılarından bıktı gibi.

 Her okuduğunda yine mi aynı konu deyip burun kıvırıyorlar.

 Peki bu korona günlerinde konuyu değiştirmek ve duvarın öte tarafında yazı yazmak dikkat çeker mi?

  Mesela içişleri bakanı Süleyman Soylu'nun Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan hakkında söylediklerini sayfama taşısam okuyucu nezdinde nasıl bir etkisi olur?

  Yani toplum bu tartışmanın basın önünde yapışmasını nasıl değerlendirir?

   

Yani bunun mahkemeye talimat verme şeklinde algılanmasına sebep olabilir mi?

           İşin en ilginç tarafı ise şu;biz bu filmi filmi daha önce görmedik mi?

            Nasıl mı?Ecevit hükümetinde Cumhurbaşkanı ile yaptığı anayasa kitabı fırlatılmasını Ecevit'in basın önünde açıklamasının ülkeyi ne hale getirdiğini görmedik mi?

             Bir gecede oluşan devalüasyonun ekonomiyi dibe batırdığını ve hükümeti oluşturan partilerin seçimlerde baraj altında kalmasına neden olduğunu bilmeyen var mı?

             Bu tartışma ülkeye pahalıya mal oldu ve öyle bir hale soktu ki bir esnafın yazar kasa fırlatması bardağı taşıran son hamle olarak tarihe geçti.

              İşte bunu dikkate alarak devletin bazı sırlarını basın önünde değil de bire bir görüşerek açıklamakta fayda var.

               Bir başka tartışma konusu CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile ilgili olanı.

                Canan kaftancıoğlu bir konuşmasında üç kere Gazi Mustafa Kemal diye konuşup Atatürk dememesini CHP milletvekilleri sert şekilde eleştirdi.

                Kaftancıoğlu sorulan bir soruya verdiği cevapta yine Atatürk adını zikretmekten imtina etti.

                Benim anlamadığım CHP içinde Canan Kaftancıoğlu neden sürekli gündeme geliyor.

                Düğün değil bayram değil neden durup dururken bu şekilde gündemde kalmayı başarıyor anlamak mümkün değil.

                 Şimdi Ak Partinin yaklaşık 20 yıldır neden iktidar olduğunu anlıyorsunuz.

                 Varsayalım Atatürk'ün kurduğu bu parti iktidara geldi,Atatürk demekten imtina eden bir il başkanının Atatürk'ün yolunda icraatlarda bulunmasını kim bekleyebilir.

                   Bir bakıyorsun Ak partinin eski bir il gençlik kolları başkanı başta İnönü olmak üzere bazı şahıslara hakarete varan sözler sarfediyor.

                   Sosyal medyanın gücüne güvenerek ve iktidar nimetlerini kollayarak önüne gelene hakaret etmek hiç kimsenin haddi değildir.

                  Artık siyaset kendi kadrolarını yemeğe başladı.

                 Siyasette metal yorgunluk tüm topluma menfi enerji veriyor.

                 Mesela bir çok kaymakam ve vali yardımcısı Fetö soruşturmasıyla açığa alındı.

                Bir taraftan pelikancılar her fırsatta kendinin istemediği siyasetçilere karşı bazı tedbirler içindeyken,diğer yandan bürokraside de metal yorgunluk başladı.

               Bazı kadrolar eskidi ve bu da büyük hatalar yapmalarına sebep oluyor.

               Korona ülkeyi kasıp kavuruyor. Her kesimden insanlar hastalanıyor ve ölüyor.

              Verilen yanlış kararların ceremesini vatandaşlar canıyla ödüyor.

              Ama şu da bir gerçek ki,korona siyasi ayrım yapmıyor.

               En azından şimdilik siyasiler bu şu nedenle koronaya yakalandı,bu çok haram yediği için öldü diye bir birini suçlamıyor.

               Bu Aslında şimdilik güzel bir gelişme.

                Yarın ne olacağını kimse tahmin edemiyor.

                 Evet yazının başlığını koyduk bir kere;denize serilen halı.

                 Peki o zaman halı ıslanır mı?Evet.

                  Siyasette hataya asla yer yok. Öyle bir hata yapan siyasilerin bir daha halktan destek görmesi mümkün değil.

                   Bizim gördüğümüzü onlarda görüyor ama o gurur varya bazı şeylerin önüne geçiyor.

                   Bizde havanda su dövmeye devam ediyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.