banner165

Watsapp’ın kişisel verileri Facebook’la paylaşmak için kullanıcılarından istediği/ dayattığı izin bir anda sosyal medyayı kasıp kavurmaya başladı.

Her yandan tartışma alevleri yükselmesiyle, bunu tiye alan görüntülerin, videoların sökün etmesi bir oldu.

İyi de oldu…

Bir anda ‘kralın çıplak’lığı çok kişi tarafından görülmeye başlandı.

Geçmişi; bırakın insanlık tarihini, kişisel tarihlerde bile çok kısa bir zaman öncesine dayanan internetin yaygınlığı ve hızı üzerinde sörf yapan dijitalleşme, hayatımızı baştan aşağıya değiştirdi: akışını, alışkanlıklarımızı, ilişkilerimizi, beklentilerimizi ve daha birçok şeyi…

İntel kurucusu Gordon Moore ismine atfedilen Moore Yasasına göre bilgisayar, hızı 18 ayda ikiye katlayacak şekilde gelişir ve fiyatı da hızla ucuzlar, şeklindedir.

2010 yılında yasanın geçerliği ortadan kalkacak dense de günümüzde işlediği görülmektedir.

Bilgisayar hız ve kapasitelerinin akıl almaz bir ivmeyle artmasına paralel yazılımcılar da becerilerini geliştirerek, yazılımlarıyla buna ayak uydurmuştur.

Yazılımların ‘yapay zeka’ seviyesine gelmesi, ‘nesnelerin internetini’ mümkün kılmış ve nesnelerin birbirleriyle haberleşmesini sağlamış; bir yandan internette kullanılan cihazlar çeşitleri ve kapasiteleri artarken diğer yandan gelişmenin zirvesinde olan bilgisayarlar ve ona yüklenmiş yazılımlar kendi kendine öğrenme yeteneği kazanmıştır.

İnternet siteleri, elektronik postalar, envaiçeşit uygulamalarıyla akıllı telefonlar, pıtrak gibi biten ve pandemiden hızlı yayılan sosyal medya uygulamaları; hayatın,  resmi, özel; ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel tüm alanları dijital ortamın üzerine yükselmeye başladı.

Çok şey kolaylaştı…

İnsanlar kolaylaşan çok şeye çok kolay alıştı…

Sistemin para kazanmak olan işini de çok kolaylaştırdı…

Bununla kalmayıp her geçen gün bunu çeşitlendirdi…

İnsanları yönlendirebilmesi, algılarını yönetebilmesi, düşüncelerini etkileyebilmesi basitleşti ve kendi algıları, kendi düşünceleriymiş gibi sanmalarını sağlayabilecek kadar mükemmelleşti.

Bir de sistemi tehlikeye sokabilecek şeylerin anında tespit edilmesi ve önlem alınması mümkün hale geldi.

İnsanlar kolay hayatlarının coşkusuyla digitalleşmenin gönüllü destekçileri, geliştiricileri oldu.

Çok yeni ama bir o kadar da dönüştürücü dijitalleşmenin hoşumuza giden kulağı üflemesinin aslında kulağımızı kemirmesi olduğunu dile getiren insanlar çıkıyor zaman zaman; belgeselleriyle, makaleleriyle, kitaplarıyla, medyadaki programlarıyla…

Çoğu bir kulağımızdan bile girmezken, bazıları da diğer kulağımızdan iz bırakmadan çıkıp gidiyor.

Bazen de, şimdi olduğu gibi, bir anda kulağımızdaki tatlı ürpermenin neden olduğunu anlayıveririz.

Çözüm ararız, ararız da yine kaçınamadığımız dijitalleşme içinde…

Ve anlarız ki sorun dijitalleşme değil onu kontrol eden ve ona hükmedenmiş…

Anlar mıyız sahiden?!.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186

banner189

banner185

banner188