ay4853sy@gmail.com

İyi partili bir siyasetçi, Millet İttifakı ile ilgili bir açıklamasında şöyle diyor:

”HDP varsa biz yoğuz, biz varsak HDP olmaz.”

Altılı masanın etrafındakiler, dindarlığı, kısır milliyetçiliği, bireysel ve grup çıkarlarını bir tarafa

bırakıp laik cumhuriyeti, demokrasiyi, ekonomiyi nasıl kurtaracaklarını ve özgürlüleri nasıl geri

getirebileceklerini düşünerek siyaset yapmak zorundadır.

Çok az bir yandaş azınlık dışında, halkın önemli çoğunluğu ekonomik sıkıntı içindedir.

Vatandaş çocuklarının geleceğinden kuşku duyuyor.

Gençliğin yaklaşık yüzde yetmişi geleceğini yurt dışında düşünüyor.

Bu çok önemli bir insan gücü kaybı olur.

Yıllarca emek verip ders çalışan, on binlerce lira masraf edip üniversite sınavına girerek

başarılı olan gençlerimizden birçoğu, barınma ve eğitim masraflarını karşılayamama korkusundan

okula devam edemeyecek durumdadır.

İşsizlik, enflasyon, hayat pahalılığı, kayırmacılık, toplumu ayrıştırma, adaletsizlik, rüşvetçilik ve

yolsuzluklar üst seviyede devam ediyor.

Medya bu konularla ilgili haberleri neredeyse her gün veriyor.

Durum böyleyken altılı masayı oluşturan parti liderlerinin ülke sorunlardan başka bir konuda

düşünmemesi gerekir.

Siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin varlığı, laik cumhuriyetin, demokrasinin ve

özgürlüklerin varlığına bağlıdır. Bunların olmadığı, yaşanmadığı ülkede siyasi partilerin ve sivil toplum

örgütlerinin varlığı söz konusu bile olamaz.

İyi Partili bir siyasetçinin,” HDP varsa biz yoğuz, biz varsak HDP olmaz.” Demesi, önümüzdeki

seçimde Millet İttifakının başarısını tehlikeye düşürür.

Bu kafa ile devam ederseler seçimden sonra muhalefet partilerini göremez, demokrasiyi,

özgürlükleri yaşayamayabiliriz.

Dar milliyetçi, mezhepçi bir anlayışla hiçbir yere varılmaz Bu anlayışın ülkeyi getirdiği nokta

içinde bulunduğumuz durumdur. Hatta ileride daha da olumsuzluklar ortaya çıkıp bu günleri

aratabilir.

Millet İttifakını oluşturan siyasi partiler ve bu partilerin kurmayları, 2023 seçiminde

cumhuriyeti ve demokrasiyi kurtarmak istiyorlarsa, cumhur ittifakının peşinden gitmek, onun ortaya

attığı düşüncelere göre değil, kendi stratejilerini tespit edip, milletin karşısına öyle çıkmak zorundadır.

Bu strateji, bütün demokrasi güçlerinin, sendikaların, sivil toplum örgütlerinin içinde olduğu bir ittifak

ya da güç birliği olabilir.

22 Nisan 1983 tarihinde kabul edilen ve resmi gazetenin 24 Nisan 1983 tarih ve 18027

sayısında yayımlanan, 2830 sayılı siyasi partiler yasasına göre kurulan siyasi partiler, yasalara uygun

hareket ettikleri sürece ülkede aynı haklara sahiptir.

İktidar Millet İttifakını zayıf düşürmek ve iktidarı tekrar almak için muhalefetteki partilerin

aralarını açma stratejisi uygulamaya çalışıyor.

HDP Cumhur İttifakına destek verecek olsa ittifak “Hayır, olmaz mı?” Diyecek.

Ama aynı parti Millet İttifakına destek verme konusuna gelince, Cumhur İttifakına göre

“terörle iş birliği” oluyor.

Bu masallara inanmadan demokrasiyi kurtarmanın çaresine bakmak gerekir.

Muhalefetin hiçbir partiyi ve sivil toplum örgütünü ötekileştirme hakkı yok.

Zira koşullar normal zamanlardaki seçim koşulları değil.

Mesele, cumhuriyeti, demokrasi ve özgürlükleri kurtarma meselesidir.

Mesele, parlamenter demokratik sistemi yeniden inşa etme, ülkeyi tek adam rejiminden

kurtarma meselesidir.

Cumhuriyet Halk Partisi yetkilileri de olur olmaz yerde “filan partiye şu verilecek, bu makam

verilecek diye ulu orta açıklama yapmasalar millet ittifakının birliği açısından daha da iyi olur.

Herkes konuşmalarında ittifakın geleceği bakımından ölçülü olmak zorundadır.

CHP kendi çersindeki bazı kişileri uyarıp daha dikkatli olmalarını sağlayabilir.

Dimyata pirince giderken, evdeki bulgurdan olmayalım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gürdal Sümer 3 hafta önce

Sorunlara daha geniş açıdan bakmak gerekir Bu da bizi hangi düşüncenin daha gerekli hangi düşüncenin daha tehlikeli olduğu sonucuna götürür Çok ileriye dönük bir düşünceden anlamlar çıkarmak bizi yanlış saplantılara götürebilir konumuz şimdi bu değil

banner291