banner437

Doğal kelimesi, yapı itibari ile oluşumunu kendisini daimi olarak değiştirebilen, yenileyebilen, canlı ve cansız varlıklardan meydana gelmiş yaşam sahası, çevre, tabiat anlamını taşıyan ‘doğa’ kelimesinden almış olup, insanoğlunun tam da bu zamanlarda çokça ihtiyacı olan sade, hiçbir yapmacığı olmayan kendiliğinden olan anlamını taşımaktadır. Doğal sözcüğü, farklı kelimeler ile de birleşerek, ikili sözcük oluşumu ile sözcük yapısına anlamlar katabilmektedir. Örneğin; doğal afet, doğal gaz, doğal yaşam, doğal alan gibi. Doğal ne demektir? Sorusuna yanıt olarak, çoğu zaman sözcük anlamını naturel olarak nitelediğimiz bu kelime aslında kelime anlamı ile, doğada yer alan, var olan, doğaya uygun olan anlamlarını ifade etmekte olup, genel olarak ifade edecek olursak, alışılmış şekilde, beklenildiği gibi olan, kendine has özelliklerini taşıyan ve koruyan anlamını taşımaktadır.

Doğal kelimesinin karşılığı olarak karşımıza çıkan natural kelimesi tamamen Fransızca kökenli bir kelime olup, günlük yaşamımızda da doğal kelimesine karşılık olarak sıklıkla kullandığımız bir kelimedir. Bu kelimenin bu denli sık kullanılmasının sebebi ise dil, din, ırk ne olursa olsun dünya çapında herkes tarafından anlaşılabiliyor olmasıdır. Günümüzde birçok hizmet sektöründe de katkısız, saf anlamlarını taşıdığı için kullanımı oldukça yoğun olup, yapay olmayan, kurallara uygun, olması gerektiği gibi olan anlamlarını da nitelemektedir. Özellikle gıda sektöründe yoğun olarak kullanılan bu kelime, üretilen ve piyasaya sunulan ürünün özelliğini belirtmek ve alınılabilirliğini çoğaltmak için kullanılabilmektedir.

Çevre, etrafımızı saran canlı ve cansız varlıklardan oluşmaktadır. Çevre doğal unsurlardan oluşmaktadır. Bu unsurlar hava, toprak, su, ateş olarak meydana gelmektedir. Doğal yaşam, ihtiyaçların doğal olarak karşılanması anlamına gelmektedir. Doğal yaşam sağlıklı yaşam demektir.

İnsanların doğal yollardan ihtiyaçlarını karşılanması barınması, beslenmesi, korunması, ısınması anlamına gelmektedir. Doğal olarak beslenme, doğal olarak barınma, doğal olarak korunma, doğal olarak ısınma doğal yaşamın en önemli unsurlarıdır. İnsani ihtiyaçların doğal bir şekilde karşılanması sonucunda insanlar doğal yaşama kavuşmuş olur. Çevre kirliliklerinin yaşanması doğal yaşamı tehdit etmektedir. Çevre kirlilikleri canlılık hayatını olumsuz etkilemekte ve ölümlere varan facialara neden olmaktadır.

Doğal yaşam denilince akla gelen ilk şey canlıların ihtiyaçlarının doğal yollarla karşılanması olmaktadır. Yaşadığımız gezegende canlı ve cansız varlıklar yer almaktadır. Doğada bulunan tüm bu canlı ve cansız varlıklar doğal ortam içerisinde varlığını sürdürmektedir. Doğal yaşam nedir sorusuna verilecek cevap ise; bu ortamın 4 unsur tarafından temsil edildiği olacaktır. Bu 4 unsurdan kasıt; hava, toprak, ateş ve su şeklinde sıralanmaktadır. Varlıkların yaşadığı bu doğal ortamlar bu unsurların birleşmesi ile hayat bulmaktadır. Aslında doğal yaşam demek sağlıklı yaşam anlamına gelmektedir. Ve bundan hareketle bu yaşam içerisinde suni hiçbir şeye yer yoktur.

Günümüz teknoloji dünyasında doğal yaşam alanlarının korunması oldukça zor bir hal almaktadır. Gerek hızla gelişen sanayi sektörü gerekse insanların ihtiyaçlarının yönünün değişmesi sonucunda doğal ortamların korunması gün geçtikçe daha önem arz eden bir durum haline gelmektedir. Doğal sistem belli bir döngü içerisinde süreklilik göstermektedir. Bu sistemde yer alan her bir unsur zincirin parçalarını oluşturmaktadır. Bu zincir halkalarından yalnızca birinin olmaması bile tüm bu düzeni alt üst etmektedir.

Doğal ortamların korunması için yapılacak ilk hamle, hayvanların ve onların yaşadıkları ortamların hassasiyetle korunması olacaktır. Çünkü hangi türden hayvan olursa olsun onlarda ekosistemin en önemli parçalarındandır. Unutulmamalıdır ki; hayvanların soyu tükenirse biz insanlarında soyu tükenecektir. Ayrıca hem kendimiz açısından hem de hayvanlar açısından orman alanlarının da korunması gerekmektedir. Orman alanlarının korunması ile hava kirliliği de büyük oranda çözülmüş olacaktır. Ormanların varlığı doğal yaşam dengesini büyük oranda desteklemektedir.

İnsan olarak bizler, ekosisteme katkıyı öncelikle kendi yaşadığımız alanlarda hayata geçirmeliyiz. Çünkü her bir birey bu hassasiyetle olaya yaklaştığı takdirde elde edilen olumlu sonuç beklenilenin çok daha üstünde oluşacaktır. Öncelikle gereksiz su tüketimi sınırlandırılmalıdır. Denizler, nehirler kısacası sular kirletilmemelidir. Doğal yaşam içerisinde bulunan sulara özellikle zehirli atıklar bırakılmamalıdır. Çünkü bu halde devam edilirse sular kullanılamayacak hale gelir ve beraberinde kuraklık yaşanır.

Toprak doğanın bize sunmuş olduğu en büyük nimetlerden biridir. Toprak sayesinde bugün marketlerde, manavlarda istediğimiz her bir ürüne rahatlıkla ulaşmaktayız. Ancak toprağa gereken önemin verilmesi insanlığın geleceği açısından son derece önemlidir. Özellikle toprağa ekim yapılacağı zaman kimyasal tarım ürünleri ve kimyasal gübreler kullanılmamalıdır. Çünkü bu ilaçların toprak tarafından emilimi sonucunda topraktaki canlılar özellikle solucanlar yok olmaktadır. Ayrıca bu kimyasal ürünler yer altı içme sularına karışarak da sağlığımızı olumsuz bir şekilde etkilemektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner418

banner430

banner432