banner214

GİRİŞ:

Dolandırıcılık suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda “Kişilere Karşı Suçlar” arasında “Malvarlığına Karşı Suçlar” başlığı altında 157 ila 159. maddeler arasında düzenlenmiştir. Bu suç malvarlığına karşı işlenen suçların tipik örneğini oluşturmaktadır ve günümüzde en çok işlenen suçların başında gelmektedir. Dolandırıcılık suçu, kişilerin mameleki hakları ile birlikte irade özgürlüğünü de ihlal etmektedir (reato plurioffensivo). Kanun koyucu mamelekî hakların korunmasına üstünlük tanıyarak suçun hukuki konusunu mamelekî haklar olarak belirlemiştir. Dolandırıcılık suçunun oluşması için hileli davranış mağdurda bir hataya sebep olmalıdır.

TCK’nun 155. maddesinde düzenlenen Güveni Kötüye Kullanma Suçu’nun oluşabilmesi için, failin bir malın zilyedi olması malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekilllerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.(Dr. Mustafa Atalan/ Dolandırıcılık- Sahtecilik)

Güveni kötüye kullanma suçu şartları açısından en önemli olgu, malın mülkiyet hakkı sahibi ile zilyet arasında hukuken geçerli bir sözleşme ilişkisi olmasıdır. Sözleşme tarafların “aldatılmamış” özgür iradesi ile kurulmalıdır. Fail ile mülkiyet hakkı sahibi arasında geçerli bir sözleşme ilişkisi yoksa suçun şartları oluşmaz. Eğer mal, mülkiyet hakkı sahibinin iradesi yanıltılarak, hile ve aldatma ile alınmışsa geçerli bir hukuki sözleşmeden bahsedilemeyeceği gibi, fiil dolandırıcılık suçu teşkil eder.

Sözleşme yazılı olabileceği gibi sözlü şekilde de yapılabilir. Sözleşmenin hukuken geçerli ve hukuka uygun bir sözleşme ilişkisi olması, suçun şartlarının vücut bulması için zorunludur. 

Dolandırıcılık Suçu Ve Güveni Kötüye Kullanma Suçu ayrımında, sanığın başlangıçta kastının bulunup bulunmaması değil, sanığın malı teslim alırken HİLELİ hareketler yapıp yapmadığı dikkate alınacaktır. Sanık içinden kötü niyetli hareket edebilir, fakat bunu dış dünyada mağdura yansıtmamış ise ve emaneten aldığı telefonu getirmez ise; eylem, TCK 155/1. maddesi kapsamına alınacaktır.

Ancak önemle belirtmek gerekir ki; hem  güveni kötüye kullanma suçu’nda hem hizmet nedeniyle  güveni kötüye kullanma suçu’nda, HİLE çıkışlı bir işlem varsa DOLANDIRICILIK suçu düşünülmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner255

banner231