banner318
banner319
Öne Çıkanlar Yarıfinal Karacabey Ülkenin geleceğinden umutluyum lys Karacabeyspor

MEB’İN KARNESİ SIRLARLA DOLU

HABER: ŞİRİN ALP

Eğitimin-Sen Mersin Şube Sekreteri Semih Gündoğdu, son İki yıla yakın süredir devam eden Kovid-19 salgını koşullarının eğitim öğretime olumsuz etkileri bütün ağırlığıyla sürdüğünü aktardı. Gündoğdu, “Eğitim sisteminde yıllardır yaşanan ve katlanarak artan sorunlar, MEB’in eğitimin yapısal sorunlarına yönelik somut ve çözüme dayalı politikalar geliştirmek gibi bir amacının olmadığını göstermektedir. Okullarda yaşanan yoğun dinselleşme ve eğitimi ticarileştirme uygulamaları, siyasal-ideolojik hedeflere uygun olarak alınan bilim karşıtı kararlar eşliğinde okullarda hayata geçirilmeye devam etmektedir.” dedi. 

Eğitim-Sen Mersin Şubesi eğitimin durumuna ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Eğitim-Sen Şubesi binasında düzenlenen basın açıklamasını Şube Sekreteri Semih Gündoğdu yaptı. Gündoğdu, eğitimin niteliğinde yaşanan gerilemenin sürmesi, son yıllarda belirgin şekilde artan eğitimde ticarileşme ve eğitimi dinselleştirme uygulamalarının öğretim yılında da varlığını sürdürdüğünü ifade etti. Gündoğdu şöyle konuştu: “Okulların fiziki altyapı ve donanım eksikliklerinin sürmesi, kalabalık sınıflar sorunu, ikili öğretim, taşımalı eğitim, çocuk ve gençlerin dini cemaat ve vakıfların kreşlerine ve yurtlarına yönlendirilmesi varlığını sürdürmektedir. Çocuklara yönelik taciz ve istismar vakalarının artması, mülakata dayalı sözleşmeli öğretmenlik ve ücretli öğretmenlik uygulamasının sürmesi, ataması yapılmayan öğretmenler sorunu vb. gibi çok sayıda sorun eğitim sisteminin belli başlı sorunları olarak geçtiğimiz öğretim yılında da varlığını sürdürmüştür.”

EĞİTİM SORUNU HALKIN EN ÖNCELİKLİ GÜNDEMİ

Türkiye’de eğitim sistemi uzun süredir ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakıldığını  ve eğitimin temel sorunlarına yönelik çözümsüzlük politikaları 2021-2022 eğitim öğretim yılının ilk yarısında yapılan düzenlemeler ve fiili uygulamalarla sürdürüldüğünü ifade eden Gündoğdu, “Siyasi iktidarın eğitim alanında, uzun süredir kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda attığı adımlar, çeşitli vakıf ve derneklerle iş birliği halinde hayata geçirilen ‘piyasacı’ ve ‘dini eğitim’ merkezli uygulamalar, başta öğrenciler olmak üzere, öğretmenler, eğitim emekçileri ve velileri doğrudan etkilemeyi sürdürmektedir.” ifadelerini kullandı.

 “PARALEL EĞİTİM UYGULAMALARI HAYATA GEÇİRİLİYOR”

Eğitimde Diyanet-Dini Vakıf ve Derneklerin kuşatmasının sürdüğünü  İLERİ SÜREN Semih Gündoğdu şunları söyledi: MEB’in merkezi olarak Diyanet İşleri Başkanlığı, yerellerde ise il müftülükleri başta olmak üzere, büyük çoğunluğu dini cemaatlerin uzantısı olan kimi vakıf ve derneklerle çeşitli konularda imzaladığı iş birliği protokolleri, okullarımızın dini grupların temel faaliyet alanları haline getirilmesine neden olmuştur. Bu uygulamayla, dini vakıf ve derneklerin devlet okullarında başta ‘değerler eğitimi’ olmak üzere, tamamına yakını dini içerikli çeşitli konularda ders ve seminer verebilmesi, kendi yayınlarını dağıtabilmesi, pedagojik olarak sakıncalı olmasına rağmen çocukları camilere yönlendirmesi vb. gibi faaliyetlerin yolu açılmıştır. Geçmişte yapılan yanlış adımlar sürdürülmekte, dini cemaatler eğitim sistemine dâhil edilerek ‘paralel’ eğitim uygulamaları hayata geçirilmektedir.”

“ÖĞRENCİLER DİNİ DERSLERİ SEÇMEK İÇİN ZORLANIYOR”

Öğrencilerin dini içerikli dersleri seçmeleri için fiilen zorlandıklarını ileri süren Gündoğdu, Çeşitli cemaatlere bağlı okullar, yurtlar, kreşler ve Kur’an kurslarının açılması ve faaliyet yürütmesi, okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocukların toplu olarak camiye götürülmesi vb. gibi uygulamalar, 2021/22 eğitim öğretim yılının ilk yarısında artarak devam etmiştir. Benzer bir durum seçmeli derslerin seçiminde yaşanmakta, MEB’e bağlı il ve ilçe müdürlükleri ile çok sayıda okulda eğitim yöneticileri öğrencileri dini içerikli dersleri seçmeleri yönünde yönlendirmeye çalışmakta, hatta fiilen zorlamaktadır. MEB’in 2019-2023 yıllarını kapsayan stratejik planında okul öncesi eğitime ilişkin olarak ifade edilen “Erken çocukluk eğitiminin niteliği ve yaygınlığı artırılacak, toplum temelli erken çocukluk çeşitlendirilerek yaygınlaştırılacaktır” ifadesine uygun olarak Diyanet’in yanı sıra dini vakıf ve dernekler de okul öncesi eğitimi hedef almıştır. ” diye konuştu.

DİNDAR NESİL YETİŞTİRME’ STRATEJİSİNİN HEDEFİ KÜÇÜK ÇOCUKLARIMIZ”

 20. Milli Eğitim Şurası çocukların sağlıklı gelişimine aykırı kararların alındığını ve Siyasi iktidarın yıllardır bilinçli ve programlı bir şekilde hayata geçirmeye çalıştığı ‘dindar nesil yetiştirme’ stratejisinin son hedefi 4-6 yaş grubunda yer alan çocuklarımız olmuştur.” Diyen Gündoğdu,  “Cumhurbaşkanı himayesinde” Saray’da yapılan 20. Milli Eğitim Şurası’nda, Okul Öncesi İhtisas Komisyonu’nda kabul edilmeyen okul öncesi eğitime din eğitimi eklenmesi yönündeki tavsiye kararı, 46 eğitimcinin şerh koymasına rağmen oy çokluğuyla kabul edilmiştir. Pedagoji bilimine aykırı olan, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi üzerinde telafi edilmesi mümkün olmayan zararlara yol açacak olan bu tavsiye kararını kabul etmek ve onaylamak mümkün değildir. Eğitim sisteminde ve genel olarak toplumsal yaşamda iktidarın kendi dünya görüşüne, yaşam tarzına ve inancına uygun nesiller yetiştirme yönündeki uygulamaların tüm topluma yönelik fiili bir baskı ve dayatma haline geldiği bir dönemde alınan bu karar, 4-6 yaş grubundaki tüm çocuklar için büyük bir tehdittir. Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ‘çocuğun üstün yararı’ ilkesi ile temelden çelişmektedir.” Şeklinde konuştu.

“SİYASAL-İDEOLOJİK KARARLAR ALINIYOR”

Eğitim-Sen Mersin Şubesi tarafından hazırlanan değerlendirme raporunun sonuç bölümünde Eğitim sisteminde yıllardır yaşanan ve katlanarak artan sorunlar, MEB’in eğitimin yapısal sorunlarına yönelik somut ve çözüme dayalı politikalar geliştirmek gibi bir amacının olmadığını gösterdiğine yer verildiklerini savunan Gündoğdu konuşmasını şöyle tamamladı:  “Okullarda yaşanan yoğun dinselleşme ve eğitimi ticarileştirme uygulamaları, siyasal-ideolojik hedeflere uygun olarak alınan bilim karşıtı kararlar eşliğinde okullarda hayata geçirilmeye devam etmektedir. 2021-2022 eğitim öğretim yılının ilk yarısında eğitim alanında yaşanan gelişmeler, MEB’in eğitimin yapısal sorunlarına yönelik somut ve çözüme dayalı politikalar geliştirmek gibi bir derdinin olmadığını göstermiştir. Pandemi nedeniyle uygulanan uzaktan eğitimle ilgili sorunların çözümü için gerekli adımların atılmadığı, eğitime erişimde yaşanan sorunlar başta olmak üzere eğitimde dayatmacı politikaların sürmesi nedeniyle öğrencilerin ve öğretmenlerin mutsuz olduğu, öğretmenlerin esnek, güvencesiz ve angarya çalışmaya zorlandığı, siyasal kadrolaşmanın devam ettiği, eğitim sürecinde farklı dil, kimlik ve inançların dışlandığı, eğitimin zaten sorunlu olan niteliğinin daha da kötüleştiği bir eğitim sisteminin başarılı olması mümkün değildir. Eğitim sisteminde yaşanan sorunların ülkedeki ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda yaşanan gelişmelerden ayrı ve bağımsız olmadığı açıktır. Eğitim Sen, her geçen gün daha fazla piyasa ilişkileri içine çekilen, okul öncesinden üniversiteye kadar bilimin ve laikliğin değil, milliyetçiliğin, ayrımcılığın ve inanç sömürüsünün referans alındığı bir eğitim sisteminde kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim hakkı için mücadelesini kesintisiz sürdürmeye kararlıdır.

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner306

banner291

banner262

banner313