banner417
Öne Çıkanlar nazım imar ihrac narenciye agac bahce asayiş yangın imecehaber imecegazetesi carsamba taciz 35 yıllık mağduriyet sürüyor!

Bu haber kez okundu.

TÜM İTİRAZLARA RAĞMEN TASARI GEÇTİ  RESMİ GAZETE’DE YAYINLANDI

Haber: Elif KURTTAŞ – Şirin ALP

Öğretmenliğin zaten bir uzmanlık mesleği olduğunu ifade eden Başkan Sümbül “O dönemde de benzer şeyler söyledik. Şimdi de aynı şeyi söylüyoruz. Bizim mesleğimiz zaten bir uzmanlık mesleği, ne yapılabilir? Örneğin dördün birine belli bir miktar birin birine belli bir miktar gibi hani süre ilerledikçe de deneyim ilerledikçe arttırılabilir. Hizmet içi kurslarla belli kursları tamamlayanlar, mesleğinde belli kurs gelişim basamaklarını aşanlar için verilebilir ama böyle yapılmayıp hükümetin biz öğretmenlere, işin taraflarına sendikaların görüşleri alınmadan kendi yandaş sendikasıyla yaptığı bir durum.

 “BU YASA HALİNE GELEN TASLAKTA İŞ GÜVENCEMİZ YOK”

Bir tasarıydı ve yasallaştı diyen Sümbül “Biz bu tasarı yasallaşırken şunu söyledik. Bu konuda hükümetin imza attığı, Türkiye'nin imza attığı ILO ve UNESCO'nun öğretmen meslek taslağı var. Bu taslağın gerekleri yapılsın dedik. Bu taslağın gereklerinde iş güvencemiz var. Bu yasa haline gelen taslakta iş güvencemiz yok. Yani yine ücretli öğretmenlik devam edecek. Sözleşmeli öğretmenlik devam edecek. Aday öğretmenlerin adaylarının kaldırılmasında yine çeşitli zorluklar, çeşitli engeller var ve öğretmenler aynı işi yapan öğretmenler kendi içinde farklı ücretler alıyorlar. Bunun kendisi bir eşitsizlik ve öğretmenlik mesleği öyle sözleşmeyle, ücretli öğretmenlikle yapılabilecek bir şey değil.” şeklinde ifade etti.

“ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN İPTAL EDİLMİŞTİ”
İş güvencesiyle yapılabilecek bir iş ve uzmanlık gerektiren bir meslek olduğunun altını çizen Sümbül “Bu açıdan da bizim kendi içimizde hiyerarşiye ayrılmamız hem çalışma barışını bozan hem öğretmenler arasında ekonomik kazanın ayrımını ortaya çıkaran bir uygulama kapsıyor. Bu zaten Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişti. Yani şu anda yasallaşan tasarı zaten anayasamıza aykırı ve bunun bir an önce geri çekilip öğretmenleri ne istiyorsa onların talepleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesi geliştirilmesi gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Ortaya çıkan problemler şu an yasallaşsa bile önümüzdeki dönemde yürürlüğe girecek olduğunu söyleyen Sümbül “Biz yürürlüğe girmeden de yürürlüğe girdikten sonra da bu mücadelemizi sürdürerek sesimizi yükselterek bu tepkilerimizi ortaya koymaya çalışacağız.” dedi.

 Önemli problemlerden bir tanesinin iş güvencesi olduğunu vurgulayan Sümbül “Kadrolu istihdam yine öğretmenlik mesleğini şu an hükümetin son uygulamalarıyla bakanlıkla ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın son açıklamalarıyla birkaç yıldır zaten mesleğimiz itibarsızlaştırılmaya çalışılıyordu. Öğretmen işte üç ay tatil yapan, yan gelip yatan öyle maaş alan bir meslek olarak atfediliyor.” ifadelerini kullandı.

“TASARININ KANUNLAŞMASIYLA ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNİ GELİŞTİRMEK MÜMKÜN DEĞİL”
İtibarın öğretmenlik mesleğin atamasıyla başladığını vurgulayan Sümbül “Öğretmen yetiştirme politikasından başlayarak çok derli toplu düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Böyle bir tasarının kanunlaşmasıyla öğretmenlik mesleğini geliştirmek mümkün değil. Gençlerimiz, çocuklarımız bizim geleceğimiz. İnsana yapılan yatırım bu ülkeye yapılabilecek en büyük yatırımdır. Oysa eğitime ayrılan bütçeye bakıyorsunuz.” diyerek öğretmenlerin ücretlerini karşılamaktan öte bir yere gitmediğini ifade etti.

“BU TASARI HÜKÜMETİN POLİTİKALARI ÇÖZÜM OLMUYOR”

Üretenlerin geçim sıkıntısı yaşadığını ifade eden Sümbül “Kamu çalışanları geçim sıkıntısı yaşıyor. Vatandaşlarımızın tamamı geçim sıkıntısı yaşıyor. Faturalardan ortaya çıkan zamlardan kaynaklı. Bunların hiçbirine bu tasarı hükümetin politikaları çözüm olmuyor. Bu açıdan öğretmenlik mesleğini
geliştirmek bu ülkenin itibarı açısından çok önemli. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında bu ülkenin kurucuları Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşların en önem verdiği şeylerden bir tanesi savaş döneminde bile öğretmen maaşının Milletvekili maaşıyla eşitlenmesi ve geliştirilmesiydi. Çünkü bu ülkenin geleceğine öğretmenler örüyorlar. Yine eğitimde gelişmiş ülkelere bakıyorsunuz. Öğretmen maaşı şu an aldığımız maaşın beş altı katı bizi karşılaştırırken onlarla yakıt ücretini, elektrik ücretini, zamlarını onlarla karşılaştırıyor ama aldığımız ücretleri onlarla karşılaştırmayı nedense hiç akıllarına getirmiyorlar.” dedi.

“BÜTÜN İTİRAZLARA RAĞMEN TASARI GEÇTİ”

Ortaya konan şu an yasallaşan, meclisten geçen tasarı muhalefetin ve bizlerin bütün itirazlarına rağmen geçtiğini söyleyen Sümbül “Biz yaptık oldu mantığıyla davranılıyor. Bu mantıkla yapılacak iş çok eksik ve yanlış kalır. Ben buradan tüm eğitim emekçilerine, tüm sendikalara bir kez daha çağrıda bulunmak istiyorum. Sesimizi birlikte yükseltelim.” ifadelerini kullandı.

“HEPSİ AYNI İŞİ YAPIYOR”

Fakültelerin çok özgün ve çok özel ele alınması gerektiğini ifade eden Sümbül “Türkiye'nin ihtiyaçlarına göre yapılandırılması gerekiyor. Yine eğitim müfredatının sınav odaklı değil gerçekten de çocuklarımızın kabiliyetine ve geleceğimize göre yönlendirilmesi gerekiyor. Şu an eğitim sistemi içerisinde ücretli öğretmen, sözleşmeli öğretmen, normal öğretmen, usta öğretmenler, uzman öğretmen ve Başöğretmen var. “diyerek hepsinin aynı işi yaptığını vurguladı.

LÜTFEN SESİMİZ OLUN
Türkiye'de 90 bine yakın ücretli öğretmen olduğunu ifade eden Sümbül “Bu arkadaşlarımız bizle aynı işi yapıyor mu? Yapıyor. Yetersizlerse niye okullardalar? Niye fakülteler bu kadar? Geçen gün ücretli bir öğretmen arkadaşım ‘üye olmayı çok isterim ama ücretli olduğum için üye olamıyorum’ dedi. Haklarımı koruyamıyorum, lütfen sesimiz olun dediler. Ben de buradan bir kez daha onların sesi olmak istiyorum. Sözleşmeliler de en çok hükümetin yandaşı olan sendikaya üye olarak kendileri güvence altına alıyorlar. Çünkü idarenin baskısından çekiniyorlar. Milli Eğitim'in baskısından çekiniyorlar. Sözleşmelerinin feshedilmemesi için uğraşıyorlar.” şeklinde belirtti.

“KENDİSİ KAYGILIYKEN NASIL GELECEK YETİŞTİRSİN”

İnsanların özgür, eleştirebilen, sorgulayabilen genç yetiştirebilmesinin mümkün olmadığının altını çizen Sümbül “Kendisi kaygılıyken, yokluk içinde yaşarken, iş kaygısıyla yaşarken gençlerimizi gerçekten geleceğe hazırlaması mümkün değil. Sağlanacak hakların tüm öğretmenlere sağlanması gerekiyor. Biz öğretmenlik mesleğinin itibarının geliştirilmesini çok çok istiyoruz. Bu açıdan yasanın adı çok değerli ama içeriği ihtiyaçlarımızı karşılamaktan çok çok uzak.” dedi.

 “ÇARESİZLİK İÇİNDE”

Okullarda sınıfların kalabalık olduğunu, yüz binlerce öğretmenin atanamadığını söyleyen Başkan Sümbül “Bu konuda hayatına son veren Mustafa Öğretmen örneğinde olduğu gibi yüzlerce genç çaresizlik içerisinde başka işlerde çalışıyor. Öğrencilerin, okulun hasretiyle son verenler var. Bu hepimiz açısından çok üzücü, asgari ücretin yarısı kadar bir ücrete çalışabiliyorlar.” diyerek okula geldikleri gün kadar ücret alabildiklerini ifade etti.

Bu konunun bir an önce çözüm getirilmesi istediklerini ifade eden Sümbül, değiştirilmesi için tüm mücadeleyi vereceklerini vurgulayarak sözlerini sonlandırdı.

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner418

banner430

banner432