Pandemi sürecinde herkes ve her disiplin farklı ölçülerde zarar gördü. Bence bu süreçte en az zarar gören eğitim sektörü oldu. Çünkü zaten dijital yerliler dediğimiz Z kuşağı,tamamen teknolojinin hakim olduğu çağda doğmuş olmalarından ötürü teknoloji ile devamlı içiçe yaşıyorlardı. Özellikle Özel okulların teknolojik alt yapılarının daha hazırlıklı olması sebebiyle, özel okulda okuyan öğrenciler bu sürece daha hızlı adapte olabildiler. Bir yandan da devlet okulunda okuyan öğrenciler ile aralarında büyük bir uçurum oluştu.

Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya SELÇUK’un bu süreci en doğru şekilde kurguladığı ve adaptasyonu en hızlı formlarda sağladığı herkes tarafından bilinen aşikar bir gerçektir. Fakat bir gerçek daha var ki özel okullar hem daha kısa sürede harekete geçtiler hem de teknolojik alt yapılarının daha güçlü olması, öğretmen ve çalışanların zaten teknolojik eğitim gereçlerini fiilen kullanıyor olmaları adaptasyonu önemli ölçüde kolaylaştırdı. Zoom, Google Meet gibi video konferans araçlarını da kullanarak canlı derslerle öğrencilerine günü gününe ulaştılar. Dolayısıyla öğrencilerin hayatlarında önemli değer taşları olan arkadaşları ve öğretmenleri ile kurdukları bağ devam etti. Sürecin kontrolünü pedagojik yaklaşımlarla hazırladıkları programları uygulayarak dinamik tutabildiler.

Evet en az zararı eğitim alan öğrencilerimiz gördü dedik ama unutmamak gerekir ki özel okulda okuyan öğrenciler daha şanslı oldular. Öğrencilerin belirli bir plan çerçevesinde eğitim hayatlarına devam etmeleri çok önemli. Kendi okul öğretmenleri tarafından gerçekleştirilen canlı derslere katılım için her sabah uyanmaları, öğretmenleri tarafından verilen pedagojik telkinler ile odak noktalarının canlı tutulması, arkadaşları ile bağlarının kopmaması,öğrencilerin bu süreci daha kolay yaşamaları için önemli bir kaynak oldu.

Devlet okulunda okuyan öğrenciler için üzülerek söylüyorum durum böyle olmadı. EBA eğitim programı ile her ders ve konu anlatımı gerçekleştirildi,ölçme ve değerlendirmeler yapıldı.Fakat unutmamak gerekir ki kendi okullarıyla ve öğretmenleriyle aralarında ki mesafe de hızlıca büyüdü. Kontrolsüz kaldılar. Teknoloji ile uyum içerisinde olan anne,babalar çocuklarına bu süreçte mutlak katkı sağladılar fakat onlarda eğitim programlarına hakim olamadıkları için yetersiz kaldılar. Bilinen bir gerçek var ki bir süre daha okullarda da yüz yüze eğitim ve online eğitim ile entegre gidecek. Bu durum özel okullarda okuyan anne babalar da devlet okullarına yönelme gibi bir eğilim oluştururken devlet okullarında okuyan öğrencilerin anne babalarında ise özel okullara ihtiyaç doğurdu. Çünkü canlı derslerin olmaması ve kendi öğretmenleri ile belirli bir program dahilinde ilerleyemeyen devlet okulu öğrencilerini kısa bir süre sonra artık eğitimden uzaklaştılar. Velilerin sakin kalmasıp, okulları ile iş birliği içinde hareket etmesi gerekir. Bu iş birliğinde güvenin olması çok önemli.

Eğitimde eşitsizliklerin doğuracağı mutlak bir kayıp olacaktır.Çünkü öğrencilerin kendi okullarıyla,öğretmenleriyle ve arkadaşlarıyla aralarında ki bağın uzun süreli kopması ileride ki hayatlarını etkileyecek düzeyde problemlere yol açabileceğini unutmayarak özel okul velilerinin okul ile iş birliği içinde olmaları, devlet okulu velilerinin ise evde gerekli destek ve kontrolü sağlamaları önemlidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.