banner214

İlkokuldayken 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, ben ve sınıf arkadaşlarım için çok önemliydi. Bütün bir dönem 23 Nisan’ı iple çekerdik.  Acaba 23 Nisan’da nasıl bir etkinlik yapacaktık? Eğer dans gösterisi yapacaksak hangi şarkıyı seçecektik? Hangi kıyafetler alınacaktı bize? Yoksa halay mı çekecektik? Bu soruların peşinde bir dönem boyunca hayaller kurardık.

Merakımız, şubat mart aylarında giderilirdi. Genellikle dans gösterisine karar kılınırdı. Biz de hemen hazırlıklara başlardık. Son derslerimizde okul bahçesine çıkar ve dans gösterisinin hareketlerine çalışırdık.

23 Nisan macerasının en heyecanlı bölümü, kıyafet seçimiydi. Öğretmenimiz sınıfa girer, kıyafet seçeneklerini bize gösterir, oylamaya sunardı. Bazen de ailelerimizin görüşünü alırdı. Yeni bir kıyafet giyecek olmak, bize çok heyecan verirdi. Ailem de durumu iyi olmamasına rağmen ne yapar ne eder, 23 Nisan kıyafetini satın alırdı. Bayramımız bayram olurdu o zaman.

Biz bayramlıklarımızı giyerdik de sınıfımız eksik kalır mıydı hiç? 23 Nisan’dan bir gün önce sınıfımızı süslerdik. Bayraklar, balonlar, renkli kâğıtlar sınıfımıza ayrı bir hava katardı. Artık biz ve sınıfımız, 23 Nisan’a hazırdık.

23 Nisan sabahı gelince bayram kıyafetlerimizi giyer okula giderdik. Gösterilerden önce oturduğumuz semtte bando takımıyla yürüyüşe çıkar, halkı bayrama davet ederdik. Ardından arkadaşlarımızın gösterilerini izler, şiirlerini dinler, kendi gösterimizi sunardık. Çalışıp üretmenin, paylaşmanın ve eğlenmenin tadına bakardık.

23 Nisan’da dans ettiğimiz “Bir dünya bırakın biz çocuklara, ıslanmış olmasın gözyaşlarıyla” diye başlayan o şarkı hâlâ aklımda. Çıkıp okuduğum, yarısını unuttuğum şiir de aklımda. İnsan birçok şeyi unutuyor da 23 Nisan’daki mutluluğu kolay kolay unutamıyor niyeyse…

Öğretmenlik yaptığım yıllarda da öğrencilerimin 23 Nisan’da benim çocukken yaşadığım heyecanı yaşadığını gözlemledim. Öğrencilerime “Bu yıl 23 Nisan’da ne yapalım?” diye sorunca hemen sınıfın havası değişir, bütün öğrencilerin gözlerinin içi parlardı. Hele 23 Nisanlarda öğrencilerimin mutluluğu görülmeye değerdi. Çocukların Atatürk’e duydukları sevgiyi anlamanız için o ışıldayan gözleri görmeniz yeterliydi.

Öğretmen olarak çalıştığım okullarda 23 Nisanlar, en az dört beş saat sürerdi. Çocuklar kadar aileler ve yöre halkı da heyecanla izlerdi o gösterileri. Demek ki bu bayram sevinci, benimle veya çocuklarla sınırlı değildi. Karamsarlık bulutları 23 Nisanlarda dağılır, taptaze bir umut filizlenirdi.

Şimdi covid-19 salgını nedeniyle öğretmenler ve öğrenciler, 23 Nisan için çevrimiçi etkinlikler gerçekleştiriyor. Bu koşullar içinde, yine de bir hatıra bırakıyorlar geleceğe… Ne mutlu onlara…

Ama ben o kalabalık okul bahçelerini, süslenen sınıfları, gümbürdeyen davulları, çekilen halayları, okunan şiirleri, dansları, tiyatro gösterilerini, Elif’in kağnısını, açılan bayrakları, parıldayan gözleri, yani o çocuksu heyecanı çok özledim.

Şu salgın sürecinde ben en çok, 23 Nisan’ı özledim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner216

banner211