banner214
Hacı Hasan Bey’in oğlu Böcüoğlu İbrahim Ağa tarafından, mimar Todori’ye yaptırılmıştır. Cami ve köyde ki diğer eserlerin yapımına verdiği katkı nedeniyle, Böcüoğu İbrahim Efendi, “üçüncü rütbeden Nişan-ı Alî Osmaniye” ile ödüllendirilmiştir.
Kesme yonu taşından inşa edilmiş olan cami bölede ki önemli Osmanlı dönemi eserlerinden olup türünün tek örneği olması ve mimari açıdan çok değişikliğe uğramamış olmaması açısından önemli bir özelliğe sahiptir.
“Yapının kuzey cephesinde bâni ya da usta adı geçmeyen H. 1290/M. 1873 tarihli bir kitabe mevcuttur. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki yapının inşasına dair belgelerden en erken tarihlisi ise H. 1321/M. 1903–1904 yılına aittir. Kitabe ve belgedeki tarihler farklı olduğu için yapının ne zaman inşa edildiğini kesin olarak bilemiyoruz. Ancak Ali Rıza Yalman’ın verdiği bilgiler doğrultusunda köy, 1873 yılında kurulmuşsa aynı yıl bu büyüklükte bir cami ve mektep inşa etmeleri mümkün görünmemektedir. Muhtemelen köyün ilk kurulduğu dönemde ihtiyaca yönelik küçük bir mescit inşa edilmiş ve zamanla yeni yapılan camiye bu mescidin kitabesi konulmuş olmalı. Özgür Aydoğan da köyün ilk kurulduğu yılarda bugünkü caminin yerinde basit bir mescit inşa edildiğini belirtmektedir10. Bu durumda arşiv belgelerindeki 1903–1904’ü cami ve mektebin inşa tarihi olarak kabul edebiliriz….Caminin dış cephesindeki son kitabe kuzey cephenin batı tarafında ve oldukça yüksek bir yerde bulunmaktadır. Kenarları işlenmiş dikdörtgen bir çerçeveye sahip olan kitabenin ilk satırında: “Maşallah Celle celalühü” yazılır. Ancak bu ifadenin altında kalan kısım tıraşlanmıştır. Kitabenin tıraşlanan bölümünde usta isminin geçme ihtimali olduğu düşüncesindeyiz.   .
 Cami dikdörtgen planlı olup kuzeybatısında ki minaresi tek şerefelidir. Cami eğimli bir alanda yapıldığından güney cephede bir kat üzerine inşa edilmiş  bir görünüme sahiptir. Eğimden dolayı yapılan su basman bölümüne daha önceki  yıllarda merdivenle inildiği fakat daha sonra ki yıllarda burasının kapatıldığı,  yörede ki kaynak kişiler tarafından ifade edilmektedir. Bu bölümde yer alan doğu, batı ve güney cephelerinde ki  dairevi havalandırma pencereler bu görüşü doğrulamaktadır. Caminin son cemaat yeri bulunmamaktadır.
Cami düz ahşap tavanlı olup kırma çatısı  çinko ile kaplıdır. Caminin tam da orta merkezi bir kubbe ile örtülmüştür.
Caminin her iki cephesinde (doğu ve batı) üçer adet dikdörtgen biçimli pencere bulunmaktadır. Orta pencerelerin üzerinde ayrıca birer adet de dairevi üst pencere mevcuttur. Güney cephede ise dikdörtgen iki pencere mevcuttur. Bu cephede de orta pencere üzerinde dairevi bir üst pencere bulunmaktadır.  Kuzey cephede ise sadece iki adet dairevi üst pencere yer almaktadır. Bu pencereler dıştan sövelerle ön plana çıkarılmıştır. Pencere üst lentolarının üzerinde üçgen silmelerle alınlıklar mevcut olup yanlarda ise küçük karelerle süsleme taş  öğeler kullanılmıştır. Tüm bu mimari detaylar yapının özenle inşa edildiğini ve bir mimari üsluba sahip olduğunu göstermektedir.
Bir kaide üzerine inşa edilmiş minare, 1970 yılında yıldırım çarpması sonucu yıkılmıştır. Yeni yapılan minare inşa edilmiş olup mevcut taş kaide üzerine oturtulmuştur. Minareye caminin kuzeybatı köşesindeki kapıdan çıkılmaktadır.
“Kuzey cephenin ortasında, üç basamakla çıkılan, üçgen alınlıklı ve dışa taşkın taç kapı yer alır. Taç kapı, silmelerle yatay üç bölüme ayrılmıştır. İlk bölüm, eşik hizasındaki dışa taşkın profilli silmeler üzerine oturan sütuncelerle ikiye bölünmüştür. Taç kapıyı her iki yanda sınırlandıran plasterler ve sütunceler, içbükey ve dışbükey profillerle hareketlendirilmiş kaidelere sahiptir. Sütunceler ve plasterler arasında kalan bölümlere, zeminden dışa doğru taşırılmış ve yüzeyleri sade bırakılmış çeşitli geometrik formlara sahip iri panolar yerleştirilmiştir. İkinci bölüm, kemer üzengi  seviyesinden başlar ve kemer boyunca yükselir. Bu bölüm boş-dolu olacak şekilde bir sıra diş dizisiyle dikdörtgen çerçeve içine alınmıştır. Kapı açıklığını örten basık kemerin yüzeyi, oyma tekniğiyle oluşturulmuş karşılıklı zikzak motifleri ve bu zikzaklar arasında oluşan baklava dilimleriyle bezenmiştir. Ayrıca kemerin etrafı da, boş-dolu olacak şekilde diş dizisiyle çevrelenmiştir. Üçüncü bölümde, düz ve profilli silmelerle oluşturulmuş üçgen alınlığın ortasında, dışa taşkın dikdörtgen kitabelik mevcuttur. Ancak kitabelik kısmında yakın bir tarihte konulduğu anlaşılan mermer bir levha bulunmaktadır. Levhanın ilk satırında Arapça: “Bismillahirrahmanirrahim” yazılıdır. Besmelenin altındaki satırlarda ise; “Ömrüne bereket cemaatine rahmet olsun, Cami Y.T. 1908 Minare Y.T. 1910” ibaresi yer alır. Yapıda tarih bulunan tek kitabede H. 1290/M. 1873 yılı geçmesine karşın levhayı hazırlayanların 1908 ve 1910 tarihlerine nasıl ulaştıkları anlaşılamamıştır.
Batı yandaki kitabede: “La ilahe illallah Muhammedür’Resulallah, sene 1290” yazılıdır. Taç kapının doğu köşesindeki kitabede ise: “Ya Hazreti Allah maşallah / Bi cismi insaf kebru sahab ola / Kenzi tokadın ___ arif ola” ifadeleri okunabilmiştir. Kitabeden: “İnsafın büyüğü büyük bir bulut olsa, takvanın da hazinesini bilen arif olur” şeklindeki anlam çıkarılabilmiştir.  Kitabeleri okuyan ve açıklamalarını yapan değerli hocam Sayın Prof. Dr. Kerim Türkmen’e teşekkür ederim. Caminin dış cephesindeki son kitabe kuzey cephenin batı tarafında ve oldukça yüksek bir yerde bulunmaktadır. Kenarları işlenmiş dikdörtgen bir çerçeveye sahip olan kitabenin ilk satırında: “Maşallah Celle celalühü” yazılır. Ancak bu ifadenin altında kalan kısım tıraşlanmıştır. Kitabenin tıraşlanan bölümünde usta isminin geçme ihtimali olduğu düşüncesindeyiz.” 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198