banner214

Bu yazıyı okuduğunuz gün Erdoğan ile Biden bir görüşme yapacaklar.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu görüşmeye dair birçok yorumlar yapılıyor.

Öncelikle şu konuya açıklık getirelim; benim dış politika konusunda bir uzmanlık alanım yok. Ancak bir Türk vatandaşı olarak ve de sıradan bir gazete köşe yazarı olarak etrafımızda olup bitenleri takip etmekle sorumlu hissediyorum kendimi. Yazacağım cümleler tamamıyla kendi görüşüm olup bu konuda dikkatli bir dil kullanacağım

14 Haziran günü NATO Zirvesinde birçok ülkenin liderleri ikili görüşmeler yapacaktır.

Bu konuşmalar iddia edildiği gibi bir kaç saat sürmeyecektir. Belki toplamı bir saat olan ama net olarak ancak yarım saat süren konuşmalar olacaktır. Çünkü orada tercümanlarda bulunacak ve konuşmaları çevirerek liderlere aktaracaklardır.

Böylesine önemli ve gündemin yoğun olduğu birçok konu başlığının kısa bir süre zarfında dile getirilmesi mümkün değildir.

Her iki liderin bagajları dolu olarak toplantıya aylardır hazırlandığı bir gerçektir.

Türkiye bu toplantıdan önce üç bakanını Libya’ya yollayarak Mavi Vatan projesinden çekilmeyeceğini kararlılıkla deklare etmiş vaziyettedir.

Şimdi ABD’nin hangi başlıkları masaya getirebileceğini tek tek sıralayalım ve bu konulardaki görüşlerimi paylaşayım.

Öncelikle ABD Mavi Vatan projesinin rafa kaldırılmasını isteyecektir. Bilindiği üzere meşru Libya hükümeti Türkiye’den resmî olarak asker istemiştir. Bunun üzerine Meclis’ten karar çıkarılarak Libya’ya asker yollanmış ve bunun akabinde Libya ile bir çok konuda anlaşmalar imzalanmıştır. Bu anlaşmalardan birisi iki ülke denizleri arasında kıta anlaşmalarıdır. Libya ve Türkiye arasındaki kıta sahanlığını korumak iki ülkenin kontrolünde olacaktır.

Libya’da mevcut lidere karşı Rusya muhalif liderden yana tavır koymuş, onlara silah ve asker desteği sağlamıştır. O tarihlerde ABD meşru hükümete destek vermiş ve hükümetin yanında olmuştur. Bu durum Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesinden sonra değişmiş ve şimdi ABD özellikle Yunanistan’ın istekleri doğrultusunda Türkiye’nin Libya’dan askerlerini çekmesini isteyecektir. Çünkü orada petrol ve doğal gaz aramaları gerek ABD gerekse Yunanistan’ı huzursuz etmektedir. Başkan Biden toplantıda bu konuyu dile getirerek Türkiye’nin Libya ile yaptığı anlaşmaların de facto bir anlaşma olduğunu söyleyerek iptal edilmesini ve askerlerin çekilmesini isteyecektir.

Gündeme gelecek ikinci ama en önemli başlıklardan birisi de Suriye’de oluşturulmaya çalışılan bir Kürt devletidir. 1800 yıllardan beri özellikle ABD, İngiltere ve Fransa’nın başını çektiği bir çok ülke içinde Türkiye, İran, Irak ve Suriye’nin olduğu dört ülkeyi ilgilendiren bir alanda Kürt devleti kurmak İçin uzun bir süredir sinsi bir plan yapmaktadırlar. ABD’nin İŞİD ile mücadele kisvesi altındaki hain emelleri doğrultusunda PYD-YPG’ye binlerce tır silah ve lojistik destek sağlaması bu amaca yöneliktir.

Suriye şu an tıpkı Irak’ta olduğu gibi fiilen üç bölgeye ayrılmış vaziyettedir. Bir tarafta ABD’nin desteklediği PYD-YPG koridoru, diğer tarafta Türkiye’nin desteklediği ÖSO kontrolü, öbür tarafta ise mevcut rejimin kontrolü altındaki alanlar. Halbuki Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanması gerektiği bir çok ülke tarafından sık sık dile getiriliyordu.

Gündeme gelecek bir başka başlık Kıbrıs meselesidir. ABD her ne olursa olsun Kıbrıs’ta Türk varlığını istemiyor ve Türklerin Rumlar tarafından asimilasyonuna göz yumuyor. Bundan dolayı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yasal anlamda tanımıyor. Bu konuda Yunanistan’ın yanında yer alıyor.

Yunanistan ile aramızdaki adalar konusu da önemli başlıklar arasında. Yunanistan hükümeti Montrö anlaşmasını hiçe sayarak adaları işgal etmiştir. Her ne kadar ülkemizde de bazı yazarların orası ada değil kayalıklar demesine rağmen oralar bizimdir. Şimdi buralardan vazgeçmemiz istenmektedir.

Biden’in seçimlerden önce muhaliflere destek vererek Erdoğan’ı hükümetten düşüreceğiz açıklaması ise başlı başına bir başka açmazdır. Türkiye’de seçimler var ve buna halk karar verir. Biden kim oluyor ki bizim iç işlerimize karışıyor.

Esas ileride başımızı ağrıtacak bir başka başlık ise Ermeni soykırım kararını ABD’nin kabul etmesidir. Bu tek taraflı alınmış bir zorlama karardır. Türkiye’nin her iki ülkenin arşivlerinin açılıp bu konunun ortaya çıkarılmasıyla ilgili sözünü görmezlikten gelerek bu kararı alması Ermeni lobisine verilen en büyük rüşvettir.

Biz hiç bir şartta bu konuyu kabul etmiyoruz.

       Gündeme gelmesi muhtemel konular arasında Türkiye’de adil yargılamaların olmadığı konusunda Avrupa ülkelerinin ve ABD’nin uzun süredir dillendirdiği siyasi söylemlerdir. ABD Türkiye’den Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin vermiş olduğu kararlara uyulmasını isteyebilir. Türkiye’nin ise elinde FETÖ elebaşının Türkiye’ye iadesini istemek gibi bir kozu bulunuyor.

         Bu arada Halk Bankasıyla ilgili konu yüzde yüz bu görüşmenin ana konusu olacaktır.Burada Halk Bankasına verilecek bir cezanın bizim ekonomik olarak başımızı belaya sokacağını söyleyebiliriz.

         Son olarak gündeme gelecek konuların içinde Kabil havaalanının korunması, Azerbaycan Ermenistan arasındaki savaş, Ukrayna ve Gürcistan konuları da masada olabilir.

         Yazımın sonunda aklıma gelen önemli bir konuda Rusya’dan alınan S-400 füzeleri ve bizi ortaklıktan çıkarılan F35 savaş uçakları da gündeme mutlaka gelecektir.

          Tüm bu başlıklar yarım saat bir saat gibi sürede konuşulur mu bilemem ama sorunların ne kadar çok olduğu aşikar. Bu arada Recep Tayyip Erdoğan’ın Wan Münit çıkışı yapacağı konuşuluyor. Bunun da iç siyaseti nasıl dalgalandıracağını hep birlikte göreceğiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255