banner214

Toplum olarak ne olursa olsun önce bir tepki, olumlu veya olumsuz ve sonra da mantığımızın gerçekleriyle karşı karşıya kaldığımız düşüncelerden oluşan bir kültüre sahibiz. Bu düşünceleri etkileyen en güçlü yapı görsel iletişim araçlarıdır. Bizim için genelde en son duyduğumuz, yaşadıklarımız kafi oluyor. Futbola olan aşkımız bazen mutlu bazen de bağlılığımızı gösteren bir gerçek.

Aslında futbol hatayı en az kabul eden oyundur. Müsabaka boyunca kazanmak isteyen teknik adam için önemli iki plan vardır. Birincisi fizik güç, ikincisi ruhun bütünleşmesidir. Bunları zenginleştiren futbolcu kalitesi ve taktik beceriye yansımasıdır. Bu da oyun anlayışına disiplini getirir. Genelde çalışmayı yapan, yaptıran saha dışı ve antrenmanların bütününü müsabaka boyunca teknik alan yönetiminde görürsünüz. Varsa vardır, yoksa futbolcuya teslim olmuş bir sürecin yöneticisi olursunuz. Sadece oynayana muhtaç!

Oynatan olamazsınız... Bu fark teknik adamın gücü ve kimliğiyle, bilgisiyle eşdeğerde olup oyun sürecinde gelişmeleri okuyan ,yorumlayan ve müdahale eden gerçeklerle bütünleşir. Bunun adına ‘oyunu okumak’ denir.

Ülke olarak topu iyi kullanan, çalım atan, tribüne oynayan futbolculara prim tanırız. Oysa takım bir bütündür ve oyunun her anı ayağına topu bekleyenler ile değil topu almayı becerenlerin özverileri ve yardımlaşmaları ile gerçekleşir. Futbolumuzun son yıllarda yan pas, temposu düşük oyun anlayışı, garanti ve çok paslarla, karşı atak ve rakibin zayıf anını yakalayan bir futbol anlayışı kültürümüze yerleşmiş gözüküyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255