banner214


Manavgat, Kayseri, Osmaniye, Mersin, Kilis, Marmaris, Bodrum, Didim, Milas ve Antalya'dan yangın haberleri ardı ardına geldi bu hafta. Türkiye son 3 gündür orman yangınları ile mücadele ediliyor.
Orman yangınlarının çıktığı yerlerden fotoğraf ve videolar geldikçe durumun ciddiyeti insanı ürkütüyor.
Çıkan yangınlar yalnızca ormanlarla kalmadı köy ve kent merkezlerine kadar indi. Yangında maalesef can kaybı da yaşandı. Yangın söndürme çalışmalarına gönüllü olarak katılan ve felakete gücü yetiğince su taşıyan 25 yaşındaki bir genç dumandan zehirlenerek maalesef hayatını yitirdi.
Yangın felaketi kendiyle beraber birçok tartışmayı ve soru işaretlerini de getirdi. Birçok farklı yerden aynı anda çıkan yangın sabotaj şüphesini akıllara getirmekle beraber iklimden kaynaklı olabileceği de tartışılıyor.
Ama en çok sorulan soru yetkili kurumların yangın karşısında hazırlıksız ve etkisiz olması.
Orman yangınları yaşanırken Türk Hava Kurumu'nun (THK) yangın söndürme araçlarının kullanılmaması tepkilere neden oldu.
2019’dan beri kayyum ile yönetilen Türk Hava Kurumu'nun yangın söndürme uçakları pilotları ile teknisyenlerini işten çıkardığı ortaya çıkmıştı daha önce
THK 6 yangın söndürme uçağının bulunduğu, dördünün çalışır ikisinin bakıma ihtiyacı olduğu belirtiliyor oda tv’nin haberinde.
Haberde aynı zamanda; CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel konuyla ilgili şu açıklamaları yapmış;  Rusya'dan iki tane uçak kiralandığını. 15 helikopterin olduğunu ama helikopterin uçak gibi olmadığını yazmışlar. Şu anki uçağın 25 ton su aldığını ve köpüklü su bıraktığını belirtmiş.  Ateşle olan teması kesiyor köpük. Helikopterdeki suyun onu yapamadığını belirtmiş.
Aynı zamanda bu iddiaları doğrular nitelikte açıklamayapan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı; helikopterlerin uçaklara nazaran etkisiz olduğunu, manevra ve hız kabiliyetinin düşük olduğunu ve pervanesi yüzünden yangının daha da körüklendiğini belirtmiş. Aynı zamanda helikopterlerin gece yangın söndürme çalışmalarına katılamadığını sabahı beklemek zorunda kaldığını belirtti.
Bu çelişkileri güçlendirecek bir açıklamada çevreci Cem Seymen’den geldi. Seymen şöyle bir twit attı "30 yıl orman yangınlarıyla mücadele eden THK kendi uçaklarıyla ihalelere katılamıyor. THK'nın uçakları 4 bin 900 litre su kapasiteli ama şartnameye minimum 5 bin litre şartı koyuyorlar. 100 litre eksik diye yerli çözüm çöpe atılıyor. Tarım Bakanlığı inadı bırak".
Gerçekten Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yangına karşı çaresizliğin sebebini halka açıklaması gerek. Nitekim eksiklik ve nitelik yoksunluğu gün gibi ortada. THK’nın geçmişe dönük tecrübe ve becerileri ortadayken çareyi Rusya’dan uçak kiralamakta aramak ne kadar doğru. Tercihin yanlış olduğu da felaketin geldiği noktadan belli. Yerli ve milli söyleminin siyasetin her alanında kendini gösterdiği bugünlerde ‘Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu’ derler insana, neyin inadı bu?
Felaketin bir an önce son bulmasını, açılan yaraların sarılmasını, bir daha böyle bir şeyin yaşanmamasını diliyorum.
Umarım bu soru işaretleri cevaplanır, sorumlular üzerlerine düşeni yerine getirir, eksikler görülür, hamaset yerini samimiyete ve ders çıkaran insanlara bırakır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255

restbet