banner165

 Bir yarım yaşam bu.35 dönümündeyiz anlayacağın ve anlayacağın ben daha unutamadım dünü.Daha neydilerde kafam.Doğru daha neydi dün dediğimiz.Uzun zaman olmamış,bir o kadarda uzun zaman geçmiş.Telafisi olmayan her zaman uzun zamandır be.Anlamlı türkülerle yad etmeye kalmış artık . Efkarlı bir yaşam olmuş geçmiş. Bir kadeh rakı içişim gibi demin.Sadece hazzı kalmış damağımda ve daha kadeh yok önümde.Yok oluşun fikir babası fikri üreten beynimiz aslında. Hepimiz biliyoruz beynimiz tüketiyor zamanı.Zamansız ölümlere kalıyor ayrılık.Ayrılmak ne zor bir tanım aslında.Sevdiğinden ayrılmak,ailenden ayrılmak,v.s.birde tabi son senfoni hoca huzurunda .

                Toplum yaşantısının en vazgeçilmezi,toplu yaşamaktır.Burada toplu yaşamak topluca aynı yerde yaşamak değildir aslında,toplu yaşamak ;kural demektir,paylaşım demektir,saygı demektir,değer vermek demektir.Yani bir çıkmaz değil,çıkılması gereken en kolay ve en kaygan tepedir,

                Yaz akşamlarının huzur dolu gecelerinde ve uykuya da aç değilsen,karanlık gökyüzünün parlak yıldızlarında bir çok umudu çekip alırsın.Bir güzelde namelere boğarsın bakışlarını,gözlerin hafif den buğulanır.Onlarca güzel düşünce içinde ,o güzeli de katıp hayatın helvasına,bir de cigarını yakıp ardına,içinden çıkıp uzaklaşan dumana bırakmak,hem acı hem de sisli duygulara salar bedenini.Ama helvanın bir tadı vardır hep damağının bir köşesinde.

                Çocukluğumun Kars lı yılları geliyor aklıma. Bir eski minibüsle, yapılan mide bulantılı yolculuk ardına,yüreğimi sıcacık saran köyümün soğuk havası kalmış beynimin bir ucunda.Yeşil daha netti sanki orda.Yazın sıcağı sadece derilerimizi karartmaya yarıyordu,gerisi soğuk.Dam evlerin üstlerinde otlar diz boyu,biçilecek tarla gibi.Akşamları erken oluyordu,erkenden evlere giriyorduk.Dışarı yalnız çıkamaz oluyorduk,mutlak köyden biri yanımızda,avare gezen köpekler bizi tanımaz saldırır diye.Elektriğin gelmediği zamanlardı daha.Lüx ışığında,zor seçiliyordu insan yüzleri,ışığın azizliğiyle duyguları sadece seslerden okuyordu insanlar.Mesele anlatırdı büyükler.Geçmişi çok geçmişi.Erivan ı anlatırdı nenem mesela.Yiğitlik hikayeleri peşi sıra gelir,KOÇAK insanlar örneklenirdi.Sofraya gelenin fazlalığı övünç olur,acılar göz yaşlarıyla,ağızlardan titreyerek çıkan seslerden vücut bulurdu.  Bu hikayeler hiç yaşlanmazdı.Erkenden yataklar serilirdi.yatmak için .Yorganlar çok büyük ve ağırdı.Altında yatmaya nasıl başlarsak sabah öyle kalkardık.Yastıklar iki kişilik ,yüksek ve sert olurdu.Tez uykum gelir ve erkenden uyanırdım.

Uyanmak güzel olurdu sabahları…..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner185