Korona belası dünyayı öyle bir sardı ki biz bu hengamede gençlerimizi kaybedebiliriz.

Ben genel olarak okul ve askeri kışlayı birbirine çok benzetirim. Yine üniversite kampüsü ile askeri kışlaları hep aynı düzlemde ele alırım.

Şimdi okulları değerlendirirken şöyle bir anektod düşmeliyim; okullar değişik aile toplumlarından gelmiş bireylerin birlikte kurdukları eğitim ortamıdır.

Bu okullarda öğrenciler bir taraftan eğitim alırken diğer taraftan öğretim de alırlar.

Pozitif bilimlerin yanında bazı manevi değerleri öğrenirler.

 Bu değerler içersinde dayanışma, kaynaşma,yardımlaşma ve örf ve adetlerin yürütülmesi gelir.

  Ayrı ayrı bir aile ortamından gelen öğrenciler arkadaşlık bilinciyle birbirleriyle tanışır,aynı ortamda paylaşım ruhuyla birlikte geleceğe doğru bir bilinç oluştururlar.

 Aile, okul ve toplum arasındaki köprüyü kurarken anne babalarının yanında öğretmenlerden destek alırlar.

  Zengin fakir aynı sırada, kız erkek aynı ortamda çağdaş eğitim kurallarının en ulvi yanını ele alarak ülkeye faydalı insanlar olmak için çaba sarfederler.

   Bireyler arasında toplumsal bir bilinç oluşur.

  Küçük yaşta okula başlayan minik öğrenciler büyüdükçe toplumun kendilerine ihtiyaç duyulacağını bilirler.

  O beyinler yarının Türkiye'sini idare etmek için her türlü alt yapıyı okuldan alır.

 Üniversiteler ve askeri kışlalar arasında da ben her zaman yakın bir ilişki kurarım.

  Her iki kurumda ülkenin değişik bölgelerinden gelen gençlere kucak açar.

  Değişik dillerin, değişik lehçelerin hatta farklı iklimlerin bir pota içinde eritildiği yegane kurumlardır.

  Maddi imkanları yetersiz insanlar yanında çok çok zengin kişiler aynı sahada top koştururlar.

   Evlerinden getirdiği yiyecekleri bölüşür, ceplerindeki harçlıkları aralarında pay ederler.

   Askerde aynı elbisenin içinde kimin zengin, kimin fakir olduğu bile belli olmaz.

   Şimdi durup dururken bunları neden yazdın diyen okuyucularım olacak.

  Güya 21 Eylül'de okullarda yüz yüze eğitim başladı.

   Kime başladı?Ana sınıfı öğrencilerine ve birinci sınıf öğrencilerine.

   Çünkü bu iki öğrenci grubunun okula ve arkadaşlarına alışmaları, öğretmenleri ile tanışmaları gerekiyordu.

     Bunlar güzel şeyler ve olması da gerekir.

     Peki diğer öğrenciler ne zaman yüz yüze eğitime başlayacaklar.

     Bu konuda başka milli eğitim bakanı olmak üzere kimsenin bir şey bildiği yok.

     Söylenen şu; virüsün seyrine göre tekrar değerlendirme yapılacak.

    İyide bunun böyle olacağını neden zamanında öngörmediniz.

     Turizm canlansın diye ucuz tatil kredisini verdiğinizde bu durumun böyle olacağı, vakaların artış göstereceği belli değil miydi?

     Açtınız AVM'leri piyasa canlansın diye okulları kapattınız genç beyinler körelsin diye.

    Tedbirleri o kadar hızlı gevşettiniz ve sanki hiç vaka yaşanmamış gibi öyle bir başıboş bıraktınız ki adeta okullar açılmasa da olur der gibi bir tavır içine girdiniz.

    Bir çok yer açık, millet gülüp eğleniyor ama okul açmaya gelince bu çocuklar aklınıza geliyor ama çok geç kaldınız.

    Bir nesil yok oluyor, genç beyinler elden gidiyor.

   Bir baktım milli eğitim bakanlığı ilk yarı tatili falan ne zaman olacak diye duyuru yayınlamış.

   Güler misin, ağlar mısın?Okullar açılmamış ki tatil planı yapsın öğrenciler.

   İnsana sormazlar mı bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diye.

   Öncelik ekonomi olunca kim bakar okullara.

 Sanki okuyupta ne olacak!..

 Okuyup boş gezeceklerine evlerinde otursunlar daha iyi!..

   Sadece okulların kapalı kalması değil bu diğer sektörler açısından da vahim sonuçlar doğurabilir.

   Örneğin okul servisleri; bu sektör yakında tamamıyla çöker bu gidişle.

   Kırtasiyeciler ha keza; onlarda bu durumdan çok rahatsızlar.

    Velhasıl yanlış iliklenen bir düğme bir çok yanlışı beraberinde getirdi.

   Olan aylardır ev hapsinde tutulan çocuklarımıza, genç beyinlere oldu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.