banner417

Öğrencilerin, eğitim hayatı boyunca karşılaştığı mesleki, sosyal ve ekonomik sorunlara öğrenciler olarak, birlikte çözüm üretmeyi amaçlayan Öğrenci Sendikası tarafından hazırlanan Gençliğin Barınma Sorunu 2022 Raporu, “Pandemi sonrası Türkiye genelinde daha önce eşi benzeri görülmemiş bir barınma krizi başladı.

 Bu kriz toplumun pek çok farklı kesimini etkilerken kuşkusuz krizin bedelini en çok ödeyenler in başında öğrenciler geldi. Barınma hakkı, eğitim hakkı gibi temel bir haktır ve eğitim hakkının güvence altına alındığı gibi güvence altına alınması gerekmektedir. 

Özellikle, toplumun kırılgan gruplarından birisi ve belki niceliksel olarak en büyük olanı üniversite öğrencileri açısından bu temel hak büyük bir önem taşıyor” hatırlatmasıyla başlıyor. 

“Hiçbir öğrenci yalnız kalmayacak” diyerek yola çıkan ve bu yolda öğrencilerin yaşadıkları tüm mağduriyetlerin giderilmesi için mücadeleye devam edeceğini vurgulayan Öğrenci Sendikası’nın raporundan önemli noktalar şöyle: - 

Yaklaşık bir yılı aşkın süredir devam eden barınma krizi milyonlarca öğrenciyi barınma gibi temel bir ihtiyacını karşılayamaz hale getirdi. Bu durumun bir sonucu olarak pek çok öğrenci yurt bulamadığı için ya okulunu dondurmak zorunda kaldı ya da insani olmayan koşullarda barınma ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. 

- Şans eseri bir devlet yurduna yerleşmeyi başaran öğrencilerin durumu ise hiç de iç açıcı değil. Toplamda 10 milyona yaklaşan öğrenci sayısının bulunduğu ülkemizde toplam KYK yurdu sayısı 800 bin öğrencinin barınma ihtiyacını karşılayacak kapasitede. Buna karşılık yurtların koşulları her geçen gün kötüleşmekte.

 - Pek çok yurtta kapasiteyi artırmak adına ortalama iki veya üç kişilik tasarlanmış olan odalar ranzalı yatak uygulamasına geçilerek beş veya daha fazla kişi kapasitesine kavuşturulmaya çalışıldı.

 - Kapasite artışı sağlamak için koğuş sistemine dönüştürülen bu odalar birer yaşam birimi olarak ele alınıp incelendiğinde; İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde altı çizilen, kişi başına düşen metrekare hesabı, kişi başına düşen temiz hava ve gün ışığı alma hakkı, asgari düzeyde mahremiyet gibi sağlıklı bir yaşam alanında esas olan kriterlerin pek çoğunun bulunmadığı ortada.

 - Öğrencilere sunulan yemeklerin sabit menü uygulaması ile tek tipe indirilmesi, öğünlerin porsiyonlarının küçültülmesi ve besin değerlerinin düşürülmesi yeterli ve sağlıklı beslenmeyi temel bir ihtiyaç halinden çıkarıp bir lükse dönüştürüyor. 

- Şehir dışında okuyup da üniversitelerinin bulunduğu şehirlere geri dönen öğrenciler ve yeni eğitim öğretim yılında yeni kayıt yaptıran öğrenciler geldikleri bu şehirlerde bir barınma krizi ile karşı karşıyalar. Konut piyasasındaki kriz, devlet yurtlarındaki yetersizlik ve özel yurtların fahiş fiyatları hep birlikte çok zorlayıcı koşullara neden oluyor.

 - İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin gibi büyükşehirlerde özel yurt ücretleri ise ortalama 6-7 bin liradan; merkezi ilçelerde 1+1 dairelerin kiraları ise 4-6-8-10 bin liradan başlıyor. OECD ülkeleri arasından 2022’nin üçüncü çeyreğinde hazırlanan rapora göre Türkiye en yüksek kira fiyatlarının olduğu ülke olarak karşımıza çıktı. 

- Ayda 850 lira KYK bursu ya da kredisi alarak geçinmeye çalışan öğrenciler için bu tutarları ödemek hayalin de ötesinde. 

- Tüm bu imkanlardan yoksun olan öğrencilerin mahkum edildiği son seçenek ise cemaat ve tarikat yurtları. Ailelerinin maddi imkansızlıkları yüzünden devlet yurdu dışında seçeneği olmayan ve kendilerine yurt çıkmayan öğrencilerin bir kısmı bu yurtlara yönelmektedir.

 - Yoksul ailelerin çocukları için neredeyse tek alternatif haline gelen tarikat yurtlarının sayısı 2006'da bin 723 iken 2021 yılı itibarıyla yüzde 93’lük artışla 3 bin 331'e çıktı. - Cemaatlere ait olan ve herhangi bir resmi kaydolmaksızın kaçak faaliyet yürüten yurtların sayısına yönelik kesin bir veri bulunmazken “merdiven altı” olarak tabir edilen bu yurtların sayısının binlerle ifade edilebilir bir düzeyde olduğunu görüyoruz.

 - MEB’in her sene yayınladığı milli eğitim istatistikleri raporuna göre; Türkiye’de vakıf, dernek, şahıs, ticari, kamu üniversitesi yurtları ve özel işletmelere ait olduğu belirtilen özel yurtların sayısı 4 bin 692. 

- Bu yurtların arasında 200 bin 342 yatakla dernek yurtları, 124 bin 694 yatakla ticari özel yurtlar, 71 bin 597 yatakla vakıf yurtları yer alıyor. Türkiye genelinde vakıf ve derneklerin toplam yurt kapasitesi de 271 bin 939. - Özel yurtların her yıl artan yatırımları ve kontenjanları ile genişlemenin olmadığı devlet yurdu kontenjanlarında eşitlenmeye yaklaşan bir özelleşme durumu, barınma hakkının da piyasalaştığını gösteriyor.

 - En çarpıcı verilerden birisi, bu yurtlarda toplamda 164 bin 236 yatak boş durumda görünüyor. Pek çok üniversite öğrencisi geldikleri şehirlerde kalacak yurt ya da ev bulamadıkları için üniversite kayıtlarını sildirmek ve memleketlerine geri dönmeye varan yıkıcı sonuçlar ile yüzleşmek zorunda kalırken, kar amacının korunması hevesi ile bu yurtların yatakları boş kalmaya devam ediyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner418

banner430

banner432