banner318
banner319
Öne Çıkanlar Yarıfinal Karacabey Ülkenin geleceğinden umutluyum lys Karacabeyspor

“ADALET VE HUKUK KUTUP YILDIZIDIR”

HABER: HÜSAMETTİN TANRIKULU

Anayasa Mahkemesi Üyeliği için adaylığını ilk açıklayan Mersin Barosu Eski Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, TTB’deki oylamaya saatler kala adaylıktan çekilerek kadın adayların Anayasa Mahkemesinde (AYM) olması gerektiğine inandığını söyledi. Yeşilboğaz; “Çok değerli kadın hukukçularımızda vardı. CV baktığımız zaman alanlarında çok değerli çalışmalar yaptığını gördük. Ama seçimin sonucuna baktığımızda CV’nin çok da önemli olmadığı, kişisel ilişkilerin ya da siyasi ilişkilerin ve reflekslerin ön plana çıktığı bir seçim olduğunu gördük.” ifadelerini kullandı.

“SİYASİ İLİŞKİLERİN VE REFLEKSLERİN ÖN PLANA ÇIKTIĞI BİR SEÇİM”

Hukuk anlamında bu seçimin çok önemli olduğunu ama sonuç olarak çokta istenilen bir sonucun çıkmadığını ileri süren Yeşilboğaz:“Çünkü adaylık süreci çok bölük pörçük yaşandı, kimin aday olduğunu bilmiyorsunuz.  Aday isimler sonradan açıklandı, bunlar hep olumsuzluklar doğurdu. Siyasi ilişkiler ön planda kaldı.” dedi.

 “KADIN ADAYLAR OLMALI”

Hukukçu refleksi ile eşitlik ilkesi bağlamında böyle bir karar aldığını, ama başkaları bu ilkeleri önemsemediğini belirten Yeşilboğaz: “Birçok değerli arkadaşlarımız vardı. Bazılarını tanımıyoruz. Bilmiyoruz. Ama çalışmaları ve CV’leri dolu doluydu. Sonrasında Kadın adaylar olması konusunda arkadaşlarımızla uzlaştık. Kadın adayları tanıdık. Mücadelelerine baktık ve onlara destek olma kararı aldık.  Bazıları şöyle sorular sordu; ‘Daha önceden bilmiyor muydunuz?’ şeklinde. Şimdi burada şöyle bir şey var, daha önceden bilmemiz mümkün değildi.  Zira AYM Üyelik süreci başladığında ilk başvuran bendim. 20 günlük bir aday başvuru süreci vardı. Onun üzerinden adaylıklar değerlendirildi. 4 ile 5 gün sonra adaylar açıklandı. Burada 25 günlük süreç var, bu sürede kimseyi bilmiyorsunuz, kimler aday onu bilmiyorsunuz. Sadece önceki dönem baro başkanlarını tanıdığınız için veya şu anda mevcut başkanlarını tanığınız için eğer adaylarsa bu isimleri biliyorsunuz. O yüzden biz ısrarla şu anda ki mevcut tabloya göre mutlaka süreçte olmamız gerektiğine, bazı adayların hukuki duruş sergileyemeyeceğine ve Türkiye'nin 12 yılının hukuk anlamında ipotek altına alınmaması konusunda adaylığımız düne kadar sürdürdük.” şeklinde konuştu.

“TERCİHİMİZ KADIN ADAYDAN YANA OLDU”

Adaylıktan çekilme kararı hakkında konuşan Yeşilboğaz; “Benim çekilmemde kişisel anlamda ‘insanlara, bizim bir beklentimiz yok, bizim menfaatimiz, beklentimiz ülkenin menfaati ve beklentisidir.’ İnsanların özgürce ülkede yaşamlarını sürdürebilmesi, hukuk adına eşitlik sağlanması için çıktığımız bir yolculuktu. Başka bizimle aynı düşünen arkadaşlarımızın aynı mücadeleyi, duruşu sergileyebilecek özellikle kadın arkadaşlarımızın orda olması gerektiğini göstererek kişisel haklarımızdan feragat ettik. Tercihimiz bu oldu. Çok değerli hem akademik kimliği olan, hem insan hakları alanında çalışmış arkadaşlarımız vardı. Orada da aynı mücadeleyi, aynı çalışmayı sürdürebilecek kişilerdi, biz o yüzden kadın adaylarımızı destekleme kararı aldık. ” diye konuştu.

“TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ AKTİF OLMALIYDI”

Baro tarafından yapılan AYM üyeliği için isim belirleme seçimlerinde aldığı 18 oy ile dikkat çeken Çorum Baro Başkanı Kenan Yaşar ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Yeşilboğaz; “Şimdi son ana kadar güçlü bir adaydı.  Ama Cumhur İttifakı'nı devreye gireceğini tahmin edemedik. Cumhur İttifakı çok ciddi şekilde bunu önemsiyordu. Çünkü oradaki sayısal üstünlük tamamen artık kendi lehlerine dönülecek şekilde ipotek altına alınmalıydı şeklinde düşünüyorlardı ve bunu başardılar.” dedi

Cumhur İttifakının ciddi anlamda kendilerine yakın olan bütün Baro Başkanları ile irtibata geçtiğini belirten Yeşilboğaz; şöyle konuştu: “Yani Cumhur İttifakı'nda siyasi partiler olsun, Adalet Bakanlığı'ndan ciddi aramalar yapılmış. Bazı baro başkanlarımıza, süreçten çekilin baskısı da yapılmış. Ama onlar yine de sözlerinde durdular çekilmediler, adaylıklarını sürdürdüler. Bu şekilde birçok çeşitli duyumlarda aldık. Bu siyasi bir seçimdi ve siyasi seçimi adamlar daha iyi organize ettiler. Biz beceremedik bunu, yani onu söyleyeyim. Ben her zaman için Baro Başkanlarımızı ve Türkiye Barolar Birliği'nin bunun içerisinde aktif olarak yer alması gerektiğini söyledim. Çünkü seçilecek aday 12 yıl için orada görev yapacak ve 12 yıl boyunca bu ülkenin anayasal sistemi ve hukuk sistemi adına karar verecek. Eğer hukukçu duruş sergileyemeyecekse, sürekli yandaş bir karar alacaksa, ülkeme ve hukuk sistemine yazık.” açıklamasını yaptı.

“KİŞİSEL EGOLARDAN ARINILMALIYDI”

Yapılan seçimi değerlendiren Yeşilboğaz; “ Şimdi bazılarının CV'lerine bakıyorsunuz, tamamen kişisel ilişkiler, kişisel egolar ve yandaşlık üzerine yapılmış bir seçim olduğunu gördüm. Ülkenin hukuk sistemi açısından bunun mutlaka orada olması gerekiyor zihniyetiyle yapılan bir seçim değildi. Bu oylama da, beni üzen nokta maalesef bu. Baro Başkanlarının çok daha farklı bir tavır sergilemesini beklerdim. Bir kişiyi sevmeye bilirsiniz, ama o kişi ülkenin kaderi için önemli ise, doğru kararlar alabilecek iradeye sahip kişiyse o kişiye oy verilmesi gerekirdi. Ama o kişi orada olmasın, ülkede batsın düşüncesi zihniyetiyle gidiyorsanız siz ne hukukçu olabilirsiniz, ne baro başkanı olabilirsiniz, ne insan olabilirsiniz. Birçok oylamada açıkçası bunu da yaşadık.” açıklamasını yaptı.

Mevcut adaylar arasından Meclis tarafından kimin AYM’ye Üye olarak seçileceği sorusunu cevaplayan Yeşilboğaz; “ Çorum Baro Başkanı Kenan Bey şu anda kazandı, seçim bitti. Bu bariz belli bir durum, ben onu söylemek isterim. Biz o yüzden dedik ki; Gerçekten bu ülkeyi düşünüyorsanız, hukukun üstünlüğünü düşünüyorsanız bütün Baro Başkanlarına bunu söyledik, kişisel egolarımızdan arınmamız lazım, kişisel sorunlarımızdan arınmamız lazım. Kimse kimseyi sevmek zorunda değil ama bu ülkenin menfaatini önüne koyarak ona göre oy kullanmanız gerekiyor, düşünerek oy kullanmanız gerektiğini defalarca kez belirtik. Ama demek anlatamamışız biz bunu, o yüzden bu sonuç üzüntü verici bizim açımızdan.” ifadelerini kullandı.

“SÜREÇ ÇOK DAHA İYİ YÜRÜTÜLEBİLİRDİ”

Önemli olanın hukukçu duruşunu sergilemek olduğuna dikkat çeken Yeşilboğaz, ama gelinen nokta da bunun başarılamadığını söyledi. Yeşilboğaz konuşmasına şöyle devam etti: “Bazen küçük düşünülüyor. Hala Orta Doğu Zihniyeti ile hareket ediliyor. Bu ülkenin 12 yıllını ipotek altına almamaları gerekiyordu. Çok daha iyi bir süreç yürütülebilirdi. Türkiye Barolar Birliği'nin de burada mutlaka eksiklikleri vardır. Şimdi 12 yılda bir önüne gelen bir süreç. Bu yüzden ben şunu yapmayayım, şu kişi ne der? bu ne der? Böyle bir şey düşünme şansınız olamaz. Bu ülkenin menfaati herkesten önemli ve üstün. Benden de üstün, sizlerden de üstün, Türkiye Barolar Birliği'nden de üstündür. Anayasa Mahkemesi tüm Türkiye adına karar veren bir mercidir.  Burada daha sağlıklı daha somut adımlar atılmalıydı. Gerekirse bütün adaylar çağırılırdı. Bütün adaylar, kendi aramızda birbirimizle tanışırdık. Ülke adına iyi şeyler yapabilecek arkadaşlarımızı orada tercih ederdik. Onların üzerinde yoğunlaşırdık ve böyle bir tablo ile karşılaşmazdık. Bu ülke açısından, hukuk sistemimiz ve özgürlükler açsından kötü bir durum ve böyle olmasına üzülüyorum. Seçim yapılırken, oy kullanılırken CV’lere keşke bakabilseydik. Liyakat unsuruna bakabilseydik. Arkadaşlıklar ve hatır gönül işleri üzerinden verilen oylar var ise,  bunlar bir hukukçu için üzüntü verici bir durumdur. Yani şu anda orada gerçekten demokrat, üç tane arkadaşımız çıksaydı ki bunun çoğunluğu kadın olsaydı ben çok mutlu olurdum. Onlar da hukuk ve demokrasi adına doğru şeyler yapacak diyebilirdim. ” dedi.

HUKUK KUTUP YILDIZIDIR

Son olarak sözlerine şunları ekleyen Yeşilboğaz; konuşmasını şöyle tammaldı:  “ Bu ülkenin hukukçularının özellikle, siyasetçiler gibi düşünmemesini istiyorum. Normal insanlar gibi normal vatandaşlar gibi düşünmemesini istiyorum. Çünkü hukuk açıkçası kutup yıldızıdır, adalet bir kutup yıldızıdır herkes onun peşinde gider ve onu temsil eden bizleriz. Eğer biz onu doğru düzgün temsil edemezsek vatandaşlar yanlış ışığa gider. Sonrasında yanlış ışığı kendilerine referans alırlar. Hukukçuların biraz buna dikkat etmesi gerekiyor. Kişisel hırslarından beklentilerinden, egolarından, düşüncelerinden, bunlardan arınması ve objektif olması gerekiyor. Eşitlikçi olması gerekiyor, liyakatı söylemde değil, özde hayatımıza geçirip uygulaması gerekiyor. Bunları hukukçular olarak hep birlikte başarmamız gerekiyor. Bizler hep gelip geçiciyiz ama bu ülke bu insanlar kalıcı. Bu ülke adına bir şey yapmak istiyorsak açıkçası söylemlerimizin, eylemlerimizin bir olması gerekir. Hukukçu kimliğiyle her yerde hareket etmemiz ve adalet için mücadele etmemiz gerekir.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner306

banner291

banner262

banner313