Öne Çıkanlar gündem erdemli mezitli yenişehir SİLİFKE

Bu haber kez okundu.

NAR-DER RET GEREKÇESİ SAYILDI

HABER: ŞİRİN ALP

15 Temmuz sonrasında kamudan ihraç edilen binlerce çalışanın sesi olan Büro Emekçileri Sendikası (BES) Mersin Şubesi basın açıklaması yaparak haklarını ellerinden alınan tüm çalışanların işlerine dönene kadar mücadeleye devam edileceği belirtildi.

AKP hükümetinin, 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası ilan edilen Olağanüstü Hali (OHAL) fırsata çevirdiğini iddia eden Büro Emekçileri Sendikası (BES) Mersin Şube Başkanı Murat Doğan, “ On binlerce kamu emekçisinin çalışma hakkını herhangi bir yargısal süreç işletmeden, savunma almadan, somut bilgi belgeye dayanmadan ve evrensel güvenceleri ihlal ederek ellerinden aldı ve ihraç etti.  Sözüm ona Darbe girişimine karşı geçici tedbir olarak uygulanan OHAL ve KHK’lar rejimi kalıcılaştı ve sürekli hale geldi.” ifadelerini kullandı.

“DAHİL OLAN HERKES SUÇ İŞLEMİŞTİR”

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile binlerce kamu emekçisi hiçbir gerekçe gösterilmeden işinden ihraç edildiğini ifade eden Doğan, “ Emekçiler adeta açlığa mahkum edildi, kanunlar ile işe alınan ve iş güvencesine sahip 100 bini aşkın kamu emekçisi gerekçesiz olarak ve KHK ile işine son verildi. OHAL uygulamasına dayandırılarak çıkarılan KHK’lar ile 4 bin 239 KESK’li kamu emekçisi ihraç edilmişti, bu ihraçlardan içinde şube eski Başkanımız Yusuf Kaya ile eski Şube Sekreterimiz Muhbet Taş’ın bulunduğu toplamda 5 arkadaşımız 677 sayılı KHK ile ihraç edilmişti. İhraçlar döneminde de söylemiştik ‘Hiçbir yasal dayanağı olmayan, herhangi bir belge ve bilgiye dayanmayan ve yargısal süreç işletilmeden’ arkadaşlarımızın ihraç edilmesinde dahili olan herkes suç işlemiştir.” şeklinde konuştu.

SENDİKAL FAALİYET YASA DIŞI MI?

Yusuf Kaya ile Muhbet Taş’a değinen Doğan, “ OHAL inceleme komisyonuna yapmış oldukları itiraz 4 yıl 8 ay sonra karara bağlanmış ve hukuksuzluk devam etmiştir. Haklarında her hangi bir adli ve idari soruşturma olmayan şube yöneticilerimizin sendikal eylem ve etkinlikleri “yasa dışı” ilan edilerek yasa dışı örgütlerle irtibatlandırılıp bir gerekçe yaratılmaya çalışılmıştır. Anayasamızca güvence altına alınmış 4688 sayılı kamu çalışanları sendikaları kanununa istinaden kurulan sendikamızın kamu emekçilerinin talepleri için yürütmüş olduğu faaliyetler yasa dışı ve suç sayılarak arkadaşlarımızın talebi RET edilmiştir. Kurum tarafından komisyona intikal ettirilen yazıda “PKK/KCK eylemlerini öncülük ettiği” gibi akıl ve izan dışı bir ithamla arkadaşlarımızın talebi idarenin görüşü doğrultusunda ret edilmiştir.” açıklamasını yaptı.

SENDİKAL FAALİYETLER SUÇ MUDUR?

Ret gerekçeleri arasında yer alan, “Kapatılan Dernek/Vakıf/Sendika” bölümünde Mersin İlinde kurulan “Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma” derneğinin kurucu üyesi olmak olduğunu ifade eden Doğan, “ Akla ziyan gerekçeler gösterilmiştir. Kurulan bu dernek il deki dernekler masasınca sürekli denetlenmiş kamu kurumları ile ortak projeler yapmış suç sayılacak bir durum tespit edilmemiştir. Ne yazık ki ödüllendirilmesi gereken bir girişim yoksullukla mücadele suç olarak komisyon kararında yer almıştır. İhraç edildikleri ilk günde söylemiştik sendikal faaliyet suç değildir. Ne yazık ki OHAL Komisyonu kararı ile hukuksuzluk devam etmektedir. Yoksullukla mücadele derneği üyeliği suç sayılmış, sendikal faaliyetler yasa dışı örgütler ile irtibatlanarak arkadaşlarımızın işe iade talepleri ret edilmiştir.” dedi.

“MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEKTİR”

Bu kararda dahil olan herkesin günün birinde tarafsız ve bağımsız yargı önünde hesap vereceğini söyleyen Doğan, “Arkadaşlarımızın işe iade taleplerinin yargı sürecinde de takipçisi olacağız ve son arkadaşımız bütün hakları ile birlikte işine dönene kadar bu mücadelemiz devam edecektir. Sendikal faaliyet suç değildir. Aslında arkadaşlarımızın şahsında haklarımız için yürütmüş olduğumuz mücadele cezalandırılmak istenmektedir. İnsanca yaşam ve demokratik bir ülke için yürütmüş olduğumuz sendikal mücadelemiz devam edecektir.” ifadelerini kullandı.

KAZANACAĞIZ

İdarenin, ‘Başvurucunun PKK terör örgütüne müzahir eylemlere öncülük ettiği, örgüt yanlısı faaliyet yürüttüğü ve örgüt ile irtibatının olduğu’ yönlü görüşü asla kabul edilemez olduğunu belirten Doğan, “İdare böyle bir bilgi ve belgeye sahip ise neden bugüne kadar arkadaşlarımız hakkında adli veya idari bir işlem başlatmamıştır. Gerek arkadaşlarımız gerek ise Sendikamız bu süreçleri takip edecek, ilgililer hakkında Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunacaktır. KHK’lar gidecek biz kazanacağız” şeklinde konuşarak açıklamasını bitirdi.

“YASA DIŞI ÖRGÜTLE HİÇBİR FAALİYETİMİZİ İRTİBATLANDIRAMADI”

Eski Başkan Yusuf Kaya 1992 yılından beri sendika içinde aktif bir şekilde çalıştığını ifade ederek “Uzun yıllar şube bakanlığı yapmama rağmen devletin hiçbir resmi kurumu, istihbaratı, emniyeti, savcısı polisi yasa dışı örgütle hiçbir faaliyetimizi irtibatlandıramadı. Ama maalesef idarenin merkeze gönderdiği yazıda bizim PKK’ya eylemlere öncülük ettiğimiz gerekçesiyle akla zembil karar vardı. Zaten idarenin dosyasında böyle bir bilgi varsa idarenin asli görevi 657’ye göre derhal hakkımızda suç duyurusunda bulunmak zorundadır.” dedi.

“DERNEKLER MASASI, EMNİYET NEREDEYDİ O ZAMAN?”

Ohal kararnamesi kapsamında kapatılan Nar derneğine değinen eski Şube Sekreteri Muhbet Taş “Ben 2006 yılından beri sendika üyesiyim ve yönetimde bulundu. Amaç toplumu sindirmekti. İnsanları birbirinden uzaklaştırmaktı. Siyasal iktidarın istedi budur. Nar Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği’ne girdiğimizde sorumluluk duygusu vardı. Bu yoksulluğu biz yaratmadık. Eğer biz cezalandırılıyorsan Mersin cezalandırılmış demektir. Bu dernekte dikiş makinaları alınmıştır, kadınlar orada dikiş öğreniyordu. Madem bu dernek bu kadar terör örgütü diye tabir edilen yerlere hizmet ediyorsa dernekler masası emniyet neredeydi o zaman. Şimdi mi bizi bu ithamlarda yargılıyorlar.” Şeklinde ifade etti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.